Esas No
E. 2024/229
Karar No
K. 2024/361
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/229

KARAR NO: 2024/361

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 13/11/2023

NUMARASI: 2023/418 (D.İş) 2023/418 Karar

TALEP

İhtiyati Hacze İtiraz İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/03/2024 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati hacze itiraz eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

TALEP

İhtiyati hacze itiraz eden vekili dilekçesinde özetle; Müvekkil ... talep edeni tanımamakta olup hiçbir zaman davalıyla bir araya gelmediğini, sahte imza ile senet oluşturularak alacaklı olarak ...'nın müvekkili ...'i borçlu göstermek suretiyle başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrinin muhtara tebliğ edilmesi ile icra dosyasından ve ihtiyati hacizden haberdar olunduğunu, senette yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığını, kefil imzasının da sahte olduğunu, İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/609 Esas sayılı dosyası ile imzaya ve borca itiraz edildiği ve İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/609 Esas sayılı dosyasından verilen karar ile takibin teminatsız olarak durdurulmasına karar verildiğini, müvekkili ile senet üzerinde kefil olarak imzası bulunan ...'nun tek ortak noktasının taşınmazın devri olduğunu ve bonoda kullanılan sahte imzaların tapu işleminde kullanılan imzalara benzetilmeye çalışıldığını, talep eden ve olaya karışmış olması muhtemel diğer şüpheliler hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 2023/265733 Soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu beyanla; itirazlarının kabulü ile ihtiyati hacze itirazın kaldırılmasına, teminatın talep edene iade edilmemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İhtiyati haciz talep eden cevap dilekçesinde özetle; ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin itiraz sebeplerinin İİK 265. Maddesindeki sebeplerden olmadığını beyanla; itiraz ve taleplerin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...İhtiyati hacze itiraz eden vekili; müvekkilinin imzası taklit edilmek suretiyle sahte olarak imza atılan bonoya dayalı olarak Mahkememizden verilen 13/11/2023 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmişse de;

Mahkememizce ihtiyati haciz kararının vade tarihi geçmiş bonoya dayalı olarak verilmiştir.

İİK 265. maddesinde ihtiyati hacze itiraz sebepleri tek tek sayılmış olup; buna göre, itiraz sebepleri mahkemenin yetkisi, teminat, ihtiyati haczin dayandığı nedenlere ilişkin olabilir. Ancak ihtiyati hacze itiraz eden borçlunun ileri sürdüğü nedenler,

İİK 265. maddelerinde sayılan itiraz sebepleri kapsamında kalmadığı, borcun rehinle teminat altına alınmadığı, mahkememizce uygun miktarda teminat alındığı, ihtiyati haczin şartlarının bulunduğu anlaşıldığından ihtiyati hacze itirazın reddine karar" karar verilmiştir. Bu karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; ..., sahte imzayla senet oluşturulduğunu ve kamu kurum ve kuruluşlarını aracı kılmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunun işlendiğini talep eden ...'nın alacaklı, müvekkil ...'in borçlu yapıldığı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün .. Esas sayılı dosyasından ödeme emrinin 04.12.2023 tarihinde muhtara yapılan tebligat ile haberdar olduğunu, bunun üzerinde dosyada fiziken yapılan incelemede takip dayanağının kambiyo senedi olduğunu, ancak senette yer alan borçlu imzasının ...'e, kefil imzasının da ...'na ait olmadığı yani sahte imzayla oluşturulduğu görüldüğünü, ayrıca mahkemenin mezkur esas sayılı dosya kapsamında ihtiyati haciz kararı verildiği öğrenildiğini, işbu karara itiraz etme zorunluluğu doğduğunu, mahkeme usul ve yasaya aykırı olarak ihtiyati hacze itirazlarını reddettiğini, müvekkil ... talep edeni tanımamakta olup hiçbir zaman davalıyla bir araya gelmediğini, ...'in imzası mahkeme dosyasına sunulan ehliyet, kimlik, vekaletname gibi resmi evraklardan da görüleceği üzere soyadı ve yanında "Y" harfinin parafını içerdiğini, kambiyo senedindeki imza kısmında ise yalnızca ".." harfine benzetilmeye çalışılmış bir paraf bulunduğunu, müvekkil, kambiyo senedindeki bu imza kısmını gördüğünde, imzanın tapu işlemleri için kullanılan vekaletnameden alınmış olabileceğini fark edildiğini, nitekim söz konusu taşınmazın alımı için verilen Üsküdar ... Noterliği'nin 23.07.2023 tarihli ... yevmiye numaralı vekaletnamesi incelendiğinde, müvekkilin isim ve soy ismini eliyle yazdıktan sonra "Y" harfi parafını atmış olduğu görüldüğünü, müvekkilin bu şekilde yapmasının nedeni, isim ve soy ismini eliyle yazdığı için yeniden soy ismini yazma ihtiyacı hissetmesi olduğunu, talep eden tarafça vekaletnamedeki imza görülmüş olmalı ki basitçe taklit edilebilecek bir imza sanılıp sahte senet düzenlediğini, dosyanın yapılan incelemesinde ...'nun da senette kefil olarak gösterildiği, ancak borçlu gösterilmediği, bununla birlikte kefil kısmındaki imzanın da ...'na ait olmadığı ortaya çıktığını, talep edenin tüm senet bedeli üzerinden değil sadece 500.000-TL üzerinden ihtiyati haciz talebinde bulunması da dikkat çekici olduğunu, talep eden ve olaya karışmış olması muhtemel diğer şüpheliler hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde 2023/265733 sayılı soruşturma dosyası kapsamında suç duyurusunda bulunulduğunu, İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/609 Esas sayılı dosyası kapsamında ayrıca imzaya ve borca itiraz edildiğini, nitekim anılan mahkemece de imzanın aslına uygun olmadığına kanaat getirilerek İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında derdest takibin teminatsız olarak durdurulmasına karar verildiğini, 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu'nun 265. Maddesinde" ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere" itiraz edilebileceği öngörüldüğünü, ihtiyati hacze dayanak senette bulunun imzanın müvekkile ait olmadığı açık olduğunu, işbu halde ihtiyati hacze dayandığı sebep olan senedin, sahte imza ile üretilmiş olması ihtiyati haczin kaldırılmasını gerektirdiğini, mahkemenin ihtiyati hacze itirazlarımızın İİK Madde 265 kapsamında olmadığı gerekçesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, örnek imzalar ile kambiyo senedinde yer alan imzanın çıplak gözle incelenmesinde dahi kambiyo senedindeki imzanın müvekkile ait olmadığı açıkça görüldüğünü, bu nedenle mahkemece verilen ihtiyati haciz kararına itirazların reddi kararının kaldırılmasını ve itirazların kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir. İhtiyati haciz talep eden istinafa cevap dilekçesinde özetle: yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğunu,

İİK 265 maddesinde itiraz sebeplerinin sayılı olup sebep, yetki ve teminata ilişkin bulunduğunu, bonodaki sahtelik iddiasının itiraz sebepleri içerisinde yer almadığını, yerleşik yargıtay uygulamalarının da bu yönde olduğunu belirterek istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Talep, kambiyo senedine(bono) dayalı olarak verilen ihtiyati haczin itirazen kaldırılması, istemidir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ihtiyati haczin şartlarının bulunup bulunmadığı noktasındadır. İhtiyati haciz isteyen tarafça, 23/07/2023 keşide ve 08/11/2023 vade tarihli 1.115.000,00 USD bedelli bononun ödenmediğinden bahisle, 500.003,60 TL için ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiş, Mahkemece talep kabul edilerek ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Bunun üzerine ihtiyati hacze itiraz eden tarafından, senetteki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasıyla ihtiyati haczin kaldırılması istemiyle incelemeye konu itiraz yapılmıştır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.

İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Borçlu tarafından kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati hacze karşı İİK'nın 265/1. maddesine uyarınca, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzurunda yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edilebilir.

İİK'nın 265/3. Maddesinde ise, Mahkemenin, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddedeceği, düzenlenmiştir. Buna göre mahkemece ihtiyati hacze vaki itiraz, ancak kanunda gösterilen ve itiraz eden tarafından ileri sürülen itiraz sebepleriyle sınırlı olarak incelenebilir. İhtiyati hacze itiraz eden tarafça bonodaki imzanın kendisine ait olmadığı ileri sürmüş ise de, keşideci imzasının inkar edilmesi hususu bir menfi tespit davasına konu olabilecek nitelikte olup, kanunda sayılan ihtiyati hacze itiraz nedenleri arasında sayılmadığı değerlendirildiğinde imza inkarının ihtiyati hacze itiraz aşamasında değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece ihtiyati hacze vaki itirazın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1.İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.12/03/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.