Esas No
E. 2024/348
Karar No
K. 2024/526
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/348

KARAR NO: 2024/526

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 06/01/2017 (Dava) - 23/06/2023 (Karar)

NUMARASI : 2022/772 Esas - 2023/466 Karar

DAVA: İtirazın İptali
BAM KARAR TARİHİ: 27/03/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 27/03/2024

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/06/2023 tarih ve 2022/772 Esas - 2023/466 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı borçlular arasında 01.08.2013 tarihinde akdedilen Kurumsal/Ticari Nitelikli Taşıt ile Konut Kredi Sözleşmesi ile davalı şirkete 400.000,00 TL tutarında, 13.05.2015 tarihinde akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi ile 35.000,00 TL tutarında kredi kullandırıldığını, bu krediye diğer davalı ... müteselsil ve müşterek kefil olduklarını, kredi geri ödemelerinin muaccel hale gelmiş olmasına rağmen davalı/borçlular tarafından ödenmemesi üzerine İzmir 17. Noterliği’nin 31.08.2015 tarihli ve 11907 Yev. numaralı ihtarnamesi ile kendilerine hesap kat ihtarnamesi gönderildiğini, bu hesabın hat ihtarı ile kendilerine verilen sürede davalı borçluların müvekkili bankaya olan borçlarını ödemediklerini ve bunun üzerine Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğü’nün 2016/495 E. Sayılı dosyası ile davalı/borçlular aleyhinde cebri icra yoluyla takip başlatıldığını, ödeme emri gönderilmesini müteakiben davalı/borçluların ikisi de 12.01.2016 havale tarihli dilekçe ile borca, ferilerine, faize itiraz ettiklerini, davalı/borçlularca yapılan itirazın haksız, mesnetsiz, takibi durdurmaya ve borç ödemeyi uzatmaya yönelik olduğunun aşikar olduğunu, davalı/borçluların haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline, takibin devamına davalı/borçluların %20 'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini istemiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya ihtarname ve takip tarihi itibariyle borçlarının olmadığı, vadesi gelmemiş teminat çeklerinin bankada olduğu, doğmamış bir borçtan dolayı icra takibinin yapılamayacağını, davanın reddinin istendiği bildirilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN 14/12/2018 TARİHLİ KARARI:

İlk derece mahkemesince; "...gerçeğe ve hukuka uygun görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporlarıyla da görüleceği üzere, davalılardan ... ... Ltd. Şti'nin 173.076,13-TL nakit, 2.400,00-TL gayri nakit alacağından asıl borçlu sıfatıyla sorumlu olduğu, ancak banka alacağına 177.500,00-TL ipotek ve taşıt rehni ile toplam 175.476,13-TL'si için teminat altında olduğu, davalı müşterek borçlu ve müteselsil kefil ...'in 173.076,13-TL nakdi krediler asıl alacağa ve 2.400,00-TL çek depo tutarından tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla sorumlu olduğu, davacı bankanın takip tarihinden itibaren 171.346,05-TL asıl alacağa, sözleşme hükümleri ve banka genelgesine istinaden yıllık %35 temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisini uygulama yetkisinin bulunduğu, alacak likit olduğundan İİK.nun 67.maddesi uyarınca % 20 tazminat verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle davanın ... yönünden KISMEN KABULÜ ile; Menemen İcra Müdürlüğü'nün 2015/4156, Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğü'nün 2016/6194 Esas sayılı icra takip dosyalarında tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğü'nün 2016/495 sayılı icra takip dosyasında 171.346,05-TL asıl alacak, 1.730,08-TL masraf alacağı olmak üzere toplam 173.076,13-TL nakdi kredi alacağı ile, 2.400,00-TL çek depo tutarına yapılan itirazın iptaline, Alacak likit olduğundan davacı yararına % 20 (35.095,22-TL) tazminat verilmesine, 7.513,93-TL fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, Davalı ... ... Ltd. Şti yönünden davanın REDDİNE karar verilmiştir.

İZMİR BAM 17. HUKUK DAİRESİNİN 30/11/2022 TARİHLİ KALDIRMA KARARI:

17. Hukuk Dairesince; "...Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141. maddesinin 3. fıkrası uyarınca mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılmak zorundadır. HMK'nın 297. maddesinde ise hükmün hangi hususları kapsaması gerektiği düzenlenmiş olup buna göre mahkeme kararları, asgari olarak tarafların iddia ve savunmalarının özetlerini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılmasını ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri ihtiva etmelidir. Açıklanan tüm bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, gerekçenin, bir hükmün olmazsa olmaz unsuru olduğu sonucuna varılmaktadır. Zira taraflar, ancak kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki nedene dayandırıldığını anlayabilirler. Ayrıca, karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı gerekçe sayesinde denetlenebilir. Diğer bir deyişle, istinaf veya temyiz incelemesi ancak bir kararın gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir. Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece davalı ... ... Ltd. Şti. yönüyle davanın reddine dair verilen kararla ilgili gerekçeye yer verilmediğinden HMK'nın 297. ve 391. maddelerinde belirtilen unsurlardan yoksun olup mevcut haliyle usulüne uygun ve denetime elverişli bir kararın varlığından söz edilemez gerekçesiz karar tesisi doğru görülmediği..." gerekçesiyle HMK'nın 353/(1).a.6. ve 355 maddeleri gereğince kararın KALDIRILMASINA karar verilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN 23/06/2023 TARİHLİ KARARI :

İlk derece mahkemesince; "...davalılardan ... ...Ltd. Şti'nin 173.076,13-TL nakit, 2.400,00-TL gayri nakit alacağından asıl borçlu sıfatıyla sorumlu olduğu, ancak banka alacağına 177.500,00-TL ipotek ve taşıt rehni ile toplam 175.476,13-TL'si için teminat altında olduğu,

İİK 45. maddesine göre davalı hakkında yalnız rehnin paraya çevrilme ile yolu ile takip yapılabileceği anlaşıldığından ... Şti yönünden davanın reddine karar verilmiş, davalı müşterek borçlu ve müteselsil kefil ...'in 173.076,13-TL nakdi krediler asıl alacağı ve 2.400,00-TL çek depo tutarından tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla sorumlu olduğu, davacı bankanın takip tarihinden itibaren 171.346,05-TL asıl alacağa, sözleşme hükümleri ve banka genelgesine istinaden yıllık %35 temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisini uygulama yetkisinin bulunduğu, alacak likit olduğundan İİK.nun 67.maddesi uyarınca % 20 tazminat verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle davanın ... yönünden KISMEN KABULÜ ile; Menemen İcra Müdürlüğü'nün 2015/4156, Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğü'nün 2016/6194 Esas sayılı icra takip dosyalarında tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğü'nün 2016/495 sayılı icra takip dosyasında 171.346,05-TL asıl alacak, 1.730,08-TL masraf alacağı olmak üzere toplam 173.076,13-TL nakdi kredi alacağı ile, 2.400,00-TL çek depo tutarına yapılan itirazın iptaline, alacak likit olduğundan davacı yararına % 20 (35.095,22-TL) tazminat verilmesine, 7.513,93-TL fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, Davalı ... ....Ltd Şti yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, TTK ve Bankalar Mevzuatı doğrultusunda banka ile genel kredi sözleşmesi yapan tüm müşterilerinin ileride muhtemel kredi borcuna karşılık varsa taşıt ve taşınmaz rehni ile teminatı alınmış olsa dahi, muaccel hale gelmiş borçların tahsili amacıyla belli miktarla sınırlı rehin ve ipotek takiplerinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla başlatılmasından önce, hesap kat tarihi itibariyle toplam borcun ilamsız takip yoluyla yine tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takibe konulduğunu, yerel mahkeme kararının yüksek mahkemenin bu konudaki kararlarına aykırılık teşkil ettiğini, yasal olarak başlatılmış ve usule uygun olarak tüm işlemleri yapılmış olan davaya konu ilamsız takibe yapılan itirazların, banka alacağının rehin ve ipotek teminatları altında olması gerekçe gösterilerek kabul edilmesi ve davanın reddinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, kullanılır halde olmayan ve borçlu tarafından tüm tekerlekleri sökülüp şase-motor halinde bulundurulan rehinli aracın satışının bu haliyle öngörülen tahsilatı sağlamadığını, davaya konu alacağın araç rehniyle 35.000 TL'sinin teminat altında olduğu gerekçesinin yasa ve usule aykırı olduğunu, borçluların kötü niyetli olduklarını gösterdiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan genel haciz yoluyla icra takibine vaki itirazın iptali talebidir. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Davalı ... yönünden yapılan istinaf başvurusunun incelemesinde; 6100 sayılı HMK.'nun 341-(2) maddesinde; "miktar veya değeri Üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir" hükmü mevcuttur. Ayrıca, 6100 sayılı HMK.'nun Ek 1. maddesi 1. fıkrasında; HMK.'nun "341. maddesindeki parasal sınırın her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların On Türk Lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz" hükmünün yanı sıra, aynı maddenin 2. fıkrasında; HMK.'nun "341. maddesindeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı" düzenlenmiş bulunmaktadır. Yeniden değerleme oranındaki artış sonucu yerel mahkeme hükmünün verildiği 2023 yılı için HMK.'nun 341-(2) maddesindeki kesinlik sınırı 17.830,00 TL olmuştur. Mahkemece reddolunan ve istinaf incelemesine konu edilen 7.513,93 TL karar tarihi itibarı ile HMK.'nun 341-(2) maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının altında olup, ilk derece mahkemesince verilen karar kesin niteliktedir. Miktar olarak kesin nitelikteki karar ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince, karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi sonuca etkili değildir.

Buna göre; mahkemece verilen karar kesin nitelikte olup, kesin olan kararlara karşı HMK'nın 346. maddesi hükmü uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi,

HMK'nın 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai karardır. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu usulden ret kararına karşı temyiz yolu da kapalıdır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/01/2018 tarih, 2017/5397 esas ve 2018/5 karar sayılı ilamı bu yöndedir.)

Öte yandan; mahkemece verilen kararlara karşı tarafların hangi kanun yoluna ve hangi sürede başvuracağının tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirtilmesi, bu belirlemenin tarafların iradesini yanıltmayacak bir şekilde doğru olarak yapılması gerekeceği, başka bir deyişle, verilen karar ara ve ek kararlarda, yargı mercii tarafından hem kanun yolunun hem de kanun yoluna ilişkin başvuru süresinin tarafları hataya düşürmeyecek şekilde doğru olarak gösterilmesi gerekecektir. Aksi takdirde, bu durumun tarafların haklarını arayabilmelerini zorlaştıracağı, dolayısıyla mahkemece verilen kararda kanun yolunun hatalı belirlenmesi durumunda, hatalı belirlemenin sonuçlarının taraflara yükletilmeyeceğinden gerek istinaf başvuru harcı ve gerekse istinaf karar harcının iadesine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle; karar tarihi itibariyle miktar olarak kesin olan mahkeme kararlarına karşı istinaf kanun yoluna başvurulamayacağından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı ... Ltd. Şti. yönünden yapılan istinaf başvurusunun incelemesinde;

Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan genel haciz yoluyla icra takibine vaki itirazın iptali talebidir. İlk derece mahkemesince kefil yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, davalı-asıl borçlu ... Ltd. Şti. yönünden ise İİK 45. maddesi gereğince davanın esastan reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından, taraflar arasında düzenlenen araç kredi sözleşmesi uyarınca araç üzerine konulan rehin nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip, rehinle temin edilmemiş alacak için ise ilamsız icra yoluyla alacağın tahsili için takip başlatılmıştır.

İİK 45. maddesi uyarınca rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Ancak rehnin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklı kalan alacağını talep edebilir. Somut olay bakımından, davalı şirketin kredi sözleşmesinin asıl borçlusu olduğu, davacı tarafından davalı şirket aleyhine 30.05.2016 tarihinde Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğü'nün 2016/6194 esas sayılı dosyasından rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapıldığı, aracın henüz paraya çevrilmediği, davalılar aleyhine itirazın iptali davasına dayanak icra takibinin ise 11.01.2016 tarihinde yapıldığı anlaşıldığından mahkemece yazılı gerekçe ile İİK 45.maddesi dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davacı vekilinin davalı ... yönünden istinaf başvurusunun HMK.'nun 341-(2) ve 346-(1) maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,

2.Davacı vekilinin davalı ... Ltd. Şti. yönünden Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/772 Esas - 2023/466 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

3.İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,

5.HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan avansdan kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine

6.İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

7.Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/03/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.