8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2024/14164 E. , 2024/2246 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
KANUN YARARIBA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
İstanbul Anadolu (Kapatılan) 11. Sulh Ceza Mahkemesinin 06.04.2022 tarihli ve 2010/780 Esas, 2010/936 Karar sayılı kararı ile, hükümlüler hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 04.01.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.02.2023 tarihli ve KYB-2023/3857 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.02.2023 tarihli ve KYB-2023/3857 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1- Sanıklar haklarında verilen 06/04/2022 tarihli düşme kararından önce, 28/06/2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde değişiklik yapıldığı cihetle, sanıkların hukukî durumunun yeniden belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde,
2.Üsküdar (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 20/10/2010 tarihli kararıyla sanıklar haklarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1. fıkrası uyarınca cezaya hükmedilip, ikinci fıkra gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verilmiş olması karşısında, 5237 sayılı Kanunun 191/7. maddesi gereğince sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi tanzim edilmesi gerektiği cihetle, sanıkların denetimli serbestlik tedbirine uyduklarından bahisle kamu davasının düşürülmesine karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Hükümlüler hakkında, 22.02.2010 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığının 16.04.2010 tarihli ve 2010/3707 Esas sayılı iddianamesi ile Üsküdar 2. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
B. Üsküdar 2.
Sulh Ceza Mahkemesinin 20.10.2010 tarihli ve 2010/780 Esas, 2010/936 Karar sayılı kararı ile, hükümlülerin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve aynı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, hükümlerin 28.10.2010 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği,
C. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik İnfaz Bürosunun 08.05.2013 ve 09.05.2013 tarihli yazıları ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararlarının infazının tamamlandığının bildirilmesi üzerine, İstanbul Anadolu (Kapatılan) 11. Sulh Ceza Mahkemesinin 06.04.2022 tarihli ve 2010/780 Esas, 2010/936 Karar sayılı ek kararı ile; hükümlülerin tedavi ve denetimli serbestliğe uydukları gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşmesine karar verildiği, Anlaşılmıştır.
D. Hükümlü ...
yönünden dava dosyası kapsamına göre yapılan incelemede;
1.Hükümlü hakkında verilen 06.04.2022 tarihli düşme kararından önce, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde değişiklik yapıldığı cihetle, hükümlünün hukukî durumunun yeniden belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
2.5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezasıyla birlikte aynı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen hükümlü hakkında 191 inci maddenin yedinci fıkrası uyarınca, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet Savcılığınca sadece yerine getirme fişi düzenlenmesi gerektiği gözetilmeden, hükümlünün denetimli serbestlik tedbirine uyduğu gerekçesiyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
E. Hükümlü ...
yönünden dava dosyası kapsamına göre yapılan incelemede;
Hükümlüye tebliğ edilmemesi nedeniyle henüz kesinleşmediği belirlenen İstanbul Anadolu (Kapatılan) 11. Sulh Ceza Mahkemesinin 06.04.2022 tarihli ve 2010/780 Esas, 2010/936 Karar sayılı ek kararının, kesinleşmiş hapis cezasının infazına ilişkin olması sebebiyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un (5275 sayılı Kanun) 98 inci maddesi ile 101 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre 5271 sayılı Kanun’un 267 vd. maddeleri uyarınca itiraz kanun yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
A. Hükümlü ...
hakkındaki hüküm yönünden;
1.Gerekçede '' D'' bölümünde sayılan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.İstanbul Anadolu (Kapatılan) 11. Sulh Ceza Mahkemesinin 06.04.2022 tarihli ve 2010/780 Esas, 2010/936 Karar sayılı ek kararının sanık ... yönünden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
B. Hükümlü ...
hakkındaki hüküm yönünden; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce gerekçede '' E'' bölümünde belirtilen nedenle yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca hükümlü ... yönünden gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2024 tarihinde karar verildi.