8. Ceza Dairesi
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının, sanığın 25.04.2016 tarihli eylemi nedeniyle usulsüz olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılması üzerine, usulüne uygun olarak 26.10.2017 tarihinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 01.07.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.
B. Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının,12.11.2019 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
C. Manavgat 2.
Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2021 tarihli ve 2019/1056 Esas, 2021/440 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/264 Esas, 2018/677 Karar sayılı ilamıyla 2 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş olması nedeniyle açılan kamu davasının mükerrer olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının reddine karar verilmiştir.
D. Kararın Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12.
Ceza Dairesinin, 10.05.2022 tarihli ve 2021/1819 Esas, 2022/913 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmü kaldırarak 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına, tekerrür hükümleri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
E. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; hükmün lehine bozularak beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın 25.04.2016 tarihli ve alınan toksikoloji raporu ile sabit olan uyuşturucu madde kullanma suçundan Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2016/4310 Soruşturma ve 2016/150 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve sanığın denetimli serbestlik dosyasında verilen denetimlere uymadığından, bahisle tanzim edilen iddianamenin İlk Derece Mahkemesince yükümlülüklere uymakta ısrar koşulunun gerçekleşmediği gerekçesi ile iddianamenin iadesi üzerine Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2017/11942 Soruşturma ve 2017/422 Karar sayılı kararı ile yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği kararın, 28.03.2019 tarihinde sanığa tebliği edildiği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra sanığın 31.10.2019 tarihli uyuşturucu kullanma eylemi ihlal kabul edilerek kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılarak kamu davası açıldığı, sanık hakkında 24.11.2016 tarihli uyuşturucu madde kullanma suçundan, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, sanığın denetim süresi içerisinde 11.04.2017 tarihli uyuşturucu madde kullanma eyleminin ihlal kabul edilerek, 22.06.2017 tanzim tarihli iddianame ile Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/264 Esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığı, sanığın 09.12.2016, 12.12.2016 ve 09.01.2017 tarihli uyuşturucu madde kullanma eylemlerinden, tanzim edilen iddianamelerin Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/264 Esas sayılı dosyası ile birleştiği, mahkemece 06.11.2018 tarihinde verilen mahkumiyet kararının Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi'nin 2019/629 Esas ve 2020/434 Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. 25.04.2016 tarihli uyuşturucu madde kullanma eyleminin ilk kullanma eylemi olduğu ve sanığın 25.04.2016 tarihli ve sonraki 24.11.2016, 09.12.2016, 12.12.2016, 09.01.2017 ve 11.04.2017 tarihli uyuşturucu kullanma eylemlerinin birleştirilerek ve tek suç kabul edilerek kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği ancak sanığın mahkemece 25.04.2016 ve Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/264 Esas sayılı dosyasındaki 24.11.2016 tarihli eylemlerinden ayrı ayrı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve mahkemece ve Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/264 Esas sayılı dosyalarında ayrı kamu davası açıldığı, mahkemenin iş bu dosyasındaki suç tarihi olan, 25.04.2016 tarihli uyuşturucu kullanma eyleminin, Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/264 Esas sayılı dosyasındaki suç ile tek suçu teşkil ettiği, sanığın, 31.10.2019 tarihli uyuşturucu madde kullanma eyleminin ise; zincirleme suç kapsamında kalmadığı, sanığın kastının yenilendiği ve bu tarihli uyuşturucu madde kullanma eyleminin ayrı suç oluşturduğu anlaşılmakla 31.10.2019 tarihli uyuşturucu madde kullanma suçundan suç duyurusunda bulunulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın 25.04.2016, 09.01.2017, 11.04.2017 ve 31.10.2019 tarihlerinde uyuşturucu madde kullandığı anlaşılmakta ve İlk Derece Mahkemesince suç tarihi olan 25.04.2016 ve Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/264 Esas sayılı dosyasındaki suç tarihi olan, 24.11,.2016 tarihli eylemlerinin tek suç oluşturduğu, bu eylemleri nedeniyle Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/264 Esas, 2018/677 Karar sayılı ilamıyla 2 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş olması nedeniyle, açılan kamu davasının mükerrer olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin 12. Ceza Dairesinin, 04.03.2020 tarih, 2019/629 Esas 2020/434 Karar sayılı düzeltilerek esastan red kararı ile kesinleşen Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/264 Esas sayılı dosyasında sanığın 11.04.2017 tarihli eylemi ihlal kabul edilerek, 24.11.2016, 09.12.2016, 12.12.2016 ve 09.01.2017 tarihli eylemlerinden zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle cezalandırılmasına karar verildiğinin anlaşıldığı, sanığın inceleme konusu dosyada 09.01.2017 ve 11.04.2017 tarihli eylemleri yönünden aynı fiil nedeniyle verilmiş hüküm bulunduğundan, davanın reddine karar verilmesi gerektiği; ancak sanığın Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/264 Esas sayılı dosyasındaki 24.11.2016, 09.12.2016, 12.12.2016 ve 09.01.2017 tarihli eylemleri ile inceleme konusu 25.04.2016 tarihli eylemi arasında geçen süre dikkate alındığında, sanığın yenilenmiş suç kastı ile hareket ettiği ve eylemlerinin iki ayrı suçu oluşturduğu gözetilmeden dosya kapsamına göre sabit olan 25.04.2016 tarihli suçundan mahkumiyeti karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi yasa ve hukuka aykırı olduğundan Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu bu yönden yerinde görülerek; Manavgat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2021 tarih ve 2019/1056 Esas, 2021/440 Karar sayılı davanın reddi kararının ortadan kaldırılmasına ve sanığın 09.01.2017 ile 11.04.2017 tarihli eylemleri nedeniyle açılan kamu davasının reddine, sanığın sabit olan 25.04.2016 tarihli eylemi nedeniyle cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE 5237 sayılı
Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, KDAE kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir KDAE kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası KDAE kararı verilmesi gerekmektedir. KDAE kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. KDAE kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında ihlal sebebi olarak sayılarak aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen suçlar ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir. Uygulamada sıklıkla karşılaşılması nedeniyle, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı var ise, bunlardan usulüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk KDAE kararının esas alınması gerektiği kabul edilmektedir.
Buna göre, dava konusu 25.04.2016 tarihli eylem ve dosya arasına alınan Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.11.2018 tarih ve 2017/264 Esas, 2018/677 Karar sayılı kararı ile zincirleme suç hükümleri uygulanarak mahkumiyet hüküm kurulan ve Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 04.03.2020 tarih, 2019/629 Esas 2020/434 Karar sayılı düzeltilerek esastan red kararı ile kesinleşen ilama konu, 24.11.2016, 09.12.2016, 12.12.2016, 09.01.2017 tarihli eylemlerin ve bu eylemlerin ihlali sayılan 11.04.2017 tarihli eylemi ile ilgili olarak; ilk olarak usulüne uygun kesinleşen; 12.12.2016 suç tarihli eylem nedeniyle verilen 22.02.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı olduğu görülmekle, her ne kadar tebliğ mazbatası dosya arasında olmasa da bu eyleme ilişkin birleştirme kararının gerekçesinde sanığa erteleme kararı verilerek aynı gün tebliğ edildiği ve 09.03.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla;
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 2019/629 Esas ve 2020/434 Karar sayılı kesinleşen ilama konu, 24.11.2016, 09.12.2016, 12.12.2016, 09.01.2017, 11.04.2017 tarihli eylemlerinin ve temyiz incelmesine konu 25.04.2016 tarihli eylemin, 22.02.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından önce işlendiği, tüm bu suçların kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kapsamında kalacağı, tek suça esas alınıp, alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabilecektir. 24.04.2016 tarihli temyiz konu eylemin 22.02.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kapsamında kalacağından bu suç yönünden kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceği anlaşıldığından; mahkemesince 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "düşme" kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,
31.10.2019 tarihli soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayan ihlal sayılan eylemin ayrı suç oluşturduğu anlaşılmakla, gereğinin takdir ve ifası için Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulması gerektiği gözetilmeksizin sanık hakkında mahkumiyetine karar verilmesi Kanun’a aykırı görülmüştür. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 10.05.2022 tarihli ve 2021/1819 Esas, 2022/913 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Manavgat 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2024 tarihinde karar verildi.