20. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/11/2020
NUMARASI : 2019/17 E. - 2020/357 K.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı, 2017/98022 sayılı marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptalini talep etmiştir. Bu tür davalarda ... ile başvuruya itiraz eden arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Nitekim yerleşik Yargıtay uygulaması da bu yöndedir. (Yargıtay 11. HD'nin 10/10/2007 tarih ve 2006/4324 E.-2007/12678 K.,12/09/2012 tarih ve 2011/5689 E. 2012/13100 K., 13/01/2014 tarih ve 2013 10545 E. -2014/658 K. Sayılı ilamları)
Somut olayda ise dava dilekçesinde davalı olarak sadece ... gösterilmiştir. Daha sonra davacı vekilince 11/02/2019 tarihli dilekçe ile; marka başvurusuna itiraz eden Şirketin davaya dahil edilmesi talep edilmiştir.
İlk derece mahkemesince davacı vekilinin dahili davalı talebi kabul edilmiş ve tensip tutanağında ve gerekçeli kararda, marka başvurusuna itiraz eden Şirket dahili davalı sıfatıyla yer almış ise de, 6100 Sayılı HMK'nın 124. maddesinde yer alan düzenleme dışında dahili dava yolu ile taraf değişikliğine gidilmesi mümkün değildir. Usul hukukumuzda dahili dava müessesesi bulunmayıp, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen kişi, dava açıldıktan sonra ihbar ya da dahili dava dilekçesi ile davada taraf sıfatını kazanamayacağı gibi, ıslah yoluyla dahi davada taraf değişikliği mümkün değildir (Yargıtay 17. HD'nin 18.06.2020 tarih, 2018/5580 E., 2020/3723 K. sayılı ilamı). Bu itibarla mahkemece, dava konusu başvuruya itiraz eden Şirket aleyhine usulüne uygun olarak dava açılması ve sonrasında iş bu dava ile birleştirilerek bir hüküm kurulması gerekirken, davaya dahil edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Bu itibarla Dairemizce, davacı vekilinin istinaf itirazlarının resen kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 02/11/2020 gün ve 2019/17 Esas - 2020/357 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2.Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,
3.Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
4.Davacı tarafça istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 80,70 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine,
5.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6.İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,
7.Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 15/03/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/03/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...