11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2008/12318 E. , 2010/3492 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 4.Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 03.04.2008 tarih ve 2007/195-2008/202 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı Tetco Off Shore Ltd.Şti.tarafından Almanya'dan Türkiye'ye gönderilen ve müvekkiline nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı 1000 adet kameranın davalı tarafından taşınması sırasında 11 adedinin alıcıya eksik olarak teslim edildiğini,hasar bedeli olan 4.815.569.616 TL'nın sigortalısına ödendiğini,meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, anılan bedelin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşımanın müvekkilini tarafından yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü yönünde verilen kararın Dairemizin 11.12.2006 gün ve 2005/12687 esas, 2006/13068 sayılı karar ile bozulması üzerine uyma kararı verilmiş, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre,11 adet eşyanın toplam bedelinin 2640 ABD Doları, 24.04.2003 tarihinde karşılığının 4.220,73 YTL olduğu, CMR Konvansiyonunun 23/3 maddesi gereğince tazminat olarak zayi olan emtianın ağırlığı dikkate alınarak SDR kuru üzerinden hesaplanan taşıyıcının sorumlu olacağı üst sınır miktarının 396 YTL olduğu, gerçek zarar miktarının sınırlı sorumluluk miktarını geçmediği, mahkemece daha önce hüküm altına alınan 411,86 YTL'nın davacı lehine usulû kazanılmış hak oluşturduğu gerekçesiyle 411,86 YTL'nın 19.08.2003 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.