Esas No
E. 2021/450
Karar No
K. 2024/343
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/450

KARAR NO: 2024/343

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2019/1057
KARAR NO: 2020/935
DAVA TARİHİ: 28/12/2019
KARAR TARİHİ: 30/12/2020
DAVA: Sıra Cetveline İtiraz (Kayıt Kabul)
KARAR TARİHİ: 13/03/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;orçlu müflis ... AŞ’nin Bakırköy 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/791 esas sayılı dosyası ile 21/02/2019 tarihinde iflasına karar verildiğini, müflis aleyhine başlatılan İzmir ... İcra Müdürlüğü ve İzmir ... İcra Müdürlüğü nezdinde toplam 4.192.260,32 TL bedelli borca ilişkin başlatılan 26 adet icra takibinin itirazsız kesinleştiğini, iflas idaresine yapılan başvuru neticesinde toplam alacağın 2.201.074,06 TL'lik kısmının kabul edildiğini, bakiye kısmın ise herhangi bir gerekçe ileri sürülmeksizin reddedildiğini belirterek şirket alacağının tamamının iflas masasına kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP Davalı iflas idaresi vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ''...Dava,

İİK 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz ( kayıt kabul) davasıdır. ...Somut olayda, davanın yasal 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.

Mahkememizce iflas tarihinden önce kesinleşen icra dosyalarının tahsil harcı eklenmeksizin kapak hesaplarının celbi istenmiş, İzmir ...İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasından 129.980,77 TL, ... esas sayılı dosyasından 16.448,87 TL, ... esas sayılı dosyasından 85.662,69 TL, ... esas sayılı dosyasından 342.859,00 TL, ... esas sayılı dosyasından 137.766,05 TL, ... esas sayılı dosyasından 103.547,10 TL, ... esas sayılı dosyasından 76.905,13 TL, ... esas sayılı dosyasından 133.618,32 TL, ... esas sayılı dosyasından 117.709,19 TL, ... esas sayılı dosyasından 90.152,04 TL, ... esas sayılı dosyasından 362.385,65 TL, ... esas sayılı dosyasından 133.046,50 TL, ... esas sayılı dosyasından 121.371,03 TL, İzmir ...İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasından 59.573,55 TL, ... esas sayılı dosyasından 45.516,96 TL, ... esas sayılı dosyasından 24.487,65 TL, ... esas sayılı dosyasından 150.802,07 TL, ... esas sayılı dosyasından 31.838,69 TL,... esas sayılı dosyasından 11.104,74 TL, ... esas sayılı dosyasından 41.120,28 TL, ... esas sayılı dosyasından 125.426,05 TL, ... esas sayılı dosyasından 39.613,85 TL, ... esas sayılı dosyasından 37.339,05 TL, ... esas sayılı dosyasından 36.968,69 TL, ... esas sayılı dosyasından 43.315,68 TL olarak kapak hesaplarının bildirildiği anlaşılmıştır. ...İİK'nın 195. maddesine göre iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp belirlenmesi gerekir. İflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır. Somut uyuşmazlıkta, mahkememizce iflas tarihinden önce kesinleşmiş takiplerin tahsil harcı eklenmeksizin, feri alacak niteliğindeki vekalet ücreti dahil edilerek tanzim olunan kapak hesapları esas alınmış olup (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 02.12.2019 tarih, ... Esas, 2019/5042 karar sayılı ilamı) toplam 2.498.559,60 TL alacaktan iflas idaresi tarafından kabul edilen tutarın mahsubu ile masaya kaydı gerekli tutarın 297.485,54 TL olduğu tespit edilmiş olmakla neticeten açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 297.485,54 TL'nin Bakırköy ... İflas Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasında müflis ... SAN VE TİC. AŞ. Masasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, kiracı sıfatıyla mecurunda bulundurduğu müflisten kira alacakları ile yan giderlerini alamadığını, bu hususta başlatılan takiplerin itiraz edilmemesi üzerine kesinleştiğini, alacak miktarının öncelikle kira sözleşmesi ve dava dilekçesinde belirtilmiş olan icra dosyalarının incelenmesi ile anlaşılacağını, mahkemenin gerekli görmesi halinde kira ödemelerinin gerçekleştirildiği banka hesap bilgileri ile uyuşmazlık konusu ay ve dönemlere ilişkin hesap dökümlerinin celbi ile müvekkili şirketin alacak miktarının icra müdürlüğü nezdinde 21/02/2019 tarihinde alınan kapak hesabı uyarınca toplam 4.192.190,32 TL olduğunun tespit edileceğini ancak bu hususlarda bir bilirkişi incelemesine dahi yapılmadığını, eksik inceleme neticesinde karar verildiğini, hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın iflas masasına 4.192.260,32 TL alacak kayıt talebinde bulunduğunu ancak talebinin 1.991.186,26 TL kısmı iflas idaresince yargılamayı gerektirir nitelikte olduğundan reddedildiğini, iflas idaresi kararının yasa ve hukuka uygun olup davacı tarafça alacağının reddedilen kısmını kanıtlar belge sunulmadığını, alacaklı olduğu iddiasının delillendirilemediğini, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesine rağmen yalnızca davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme

6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava,

İİK 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır. Sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davası açma süresi,

İİK 235.maddesi uyarınca 15 gündür ve özel dava şartı niteliğindedir. Bu süre iflas masasına başvurulduğu sırada tebliğ masrafının yatırılması halinde sıra cetvelinin tebliğ tarihinden aksi halde son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. Bakırköy .. İcra Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı dosyasından verilen cevabi yazıya göre; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/971 E. sayılı dosyasında davalı şirket hakkında 21/02/2019 tarihinde iflas kararı verilmiştir. Davacının masaya ... kayıt numarası ile 4.192.260,32 TL alacak için kayıt yaptırdığı, alacak talebinin 2.201.074,06 TL kısmının kabul edildiği, kalan kısmın reddedildiği, sıra cetvelinin davacı vekiline e-tebligat adresine 21/12/2019 tarihinde tebliğ edildiği, ... Gazetesinde 13/12/2019 tarihinde, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde 20/01/2020 tarihinde ilan edildiği anlaşılmakla, davanın 28/12/2019 tarihinde hak düşürücü süre içerisinde açıldığı tespit edilmiştir.

İİK'nun 195/1. maddesinde "Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur." hükmü yer almaktadır.

İİK'nın 195. maddesinde müflisin borçlarının iflasın açılması ile muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüş olduğuna göre, iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekmektedir. İflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır. Hükümde öngörülen alacaklar ana para alacağı ile iflas tarihine kadar işlemiş faiz ve alacaklı daha önce takibe geçmiş ise takip masrafları olup, tahsil harcı takip masrafı ise de borçlunun iflas etmesinden dolayı bir tahsilat yapılmadığından tahsil harcının iflas masasına kaydı istenemez.

İİK'nın 138/3 maddesinde ise "Vekil vasıtasiyle yapılan takiplerde vekalet ücretinin miktarı, alacaklı ile borçlu arasında yapılmış sözleşmeye bakılmaksızın, icra memuru tarafından avukatlık ücret tarifesine göre hasaplanır. Bu şekilde tayin olunan vekalet ücreti de takip masraflarına dahildir." düzenlemesine yer verilmiştir. Bu hüküm uyarınca icra vekalet ücreti ise takip masrafları kapsamında olup iflas masasına kaydı istenebilir. İspat; dava konusu yapılan hakkın gerçekten var olup olmadığının anlaşılması, maddi hukukun o hakkın doğumunu veya sona ermesini kendisine bağladığı vakıaların doğru olup olmadığının tespit edilmesi sonucunda mümkün olur ve dava konusu hak ile buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları yönünde mahkemeye kanaat verilmesi işlemidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda 187/1. maddesinde "İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir." şeklinde düzenlenmiştir. Vakıa (olgu) ise, kendisine hukuki sonuç bağlanmış olaylardır. İspatı gereken olaylar, olumlu vakıalar olabileceği gibi olumsuz vakıalar da olabilir. Hakim, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğini, kural olarak kendiliğinden araştıramaz. Bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini taraflar ispat etmelidir. Bir davada ispat yükünün hangi tarafa ait olacağı hususu ise HMK'nin "İspat Yükü" başlıklı 190. maddesinde yer almakta olup; "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Yani ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı iddia ve savunmada bulunana düşer. Kendisine ispat yükü düşen taraf için bu bir yükümlülük (mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür (külfettir). Zira taraf kendisi tarafından ispatı gereken bir vakıayı ispat edemezse, karşı taraf (ve mahkeme) onu mutlaka ispat etmesini isteyemez (yükümlülük). Kendisine ispat yükü düşen taraf, o vakıayı ispat edememiş sayılır; mesela, kendisine ispat yükü düşen ve fakat bunu yerine getiremeyen taraf davacı ise, davasını ispat edememiş sayılır ve dava bu nedenle reddedilir (Kuru, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, 6. b., 2.c., s.1972). Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/12/2014 tarihli 2014/10328 E. 2014/7923 K. sayılı ilamında; "...kayıt kabul davalarında, ispat yükü kural olarak, hakkının tanınmasını isteyen davacı alacaklıda olup, davacı alacağının mevcudiyetini gerçek bir hukuki ilişkiye dayandığını sonradan düzenlenmesi mümkün olmayan ve birbirini doğrulayan delillerle ispatlaması gerekir..." şekilde açıklandığı üzere kayıt kabul davalarında ispat yükü davacı alacaklı üzerindedir. Yargıtay 23.Hukuk Dairesi'nin 2015/7358 E 2016/5208 K. sayılı ilamında; ''...İİK'nın 195/1-2. maddesine göre “İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur.” cümlesinden hareketle iflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek (tahsil harcı bu hesaplama dışında bırakılarak) kapak hesabı yapılıp davacının alacağı belirlenerek bu bedel üzerinden kayıt kabul kararı verilmesi..." Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 21/03/2022 tarihli 2021/2200 E. 2022/1505 K sayılı ilamında; "...Öte yandan, icra vekalet ücretinin takip masraflarına dahil olduğuna ilişkin İİK’nun 138/3 maddesi ile iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masraflarının anaparaya ekleneceğine ilişkin İİK’nun 195 maddesi karşısında 9.057,31 TL’lik icra vekalet ücretinin iflas masasına kayıt kabulüne ilişkin davanın reddine karar verilmesi hatalı olup, bu nedenle kararın bozulması gerekmekte ise de, yapılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın HMK 370/2 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına..." karar verilmiştir. Mahkemece, İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ve İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün toplam 26 adet takip dosyasında, iflas tarihi olan 21/02/2019 tarihi itibariyle kapak hesaplarının yapılarak bildirilmesi istenilmiş ve bildirilen alacakların toplamı olan 2.498.559,60 TL'den, iflas idaresi tarafından kabul edilen 2.201.074,06 TL'nin düşümü ile kalan 297.485,54 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de verilen karar hatalıdır. Zira yukarıda belirtilen ilkeler ve emsal ilamlar da nazara alındığında, davacı alacaklı olduğunu ispatla mükellef olduğundan delillerin toplanması, takip dosyalarının eksiksiz olarak dosya kapsamına alınması, davacı şirkete ve müflis şirkete ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, takip dosyalarındaki kapak hesabı miktarları toplamı dikkate alınarak eksik inceleme neticesinde karar verildiği sabittir.Kayıt kabul davaları alacağın iflas masasına kaydı istemine ilişkin olup, belirli bir miktarın tahsiline yönelik olmadığından, alacağın iflas masasına kaydına karar verilmekle yetinilir. Alacağın ödenmesi ancak tasfiye sonunda masa mevcudunun sıra cetveline uygun biçimde dağıtımı aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir. Bu nedenlerle, kayıt kabul davalarında maktu harç alınması ve davanın kabul edilen ve reddedilen kısımları yönünden her iki taraf lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Mahkemece dava kısmen kabul kısmen reddedilmesine rağmen davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi de usul ve yasaya aykırıdır. Açıklanan nedenlerle, mahkemece eksiklikler ikmal edildikten sonra bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, Dairemizin kararına uygun şekilde yargılama yapıldıktan sonra yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1.Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun AYRI AYRI KABULÜ ile Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/1057 E. 2020/935 K. sayılı 30/12/2020 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davacı ve davalı tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına,4-Davacı ve davalı tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/03/2024

Karar Etiketleri
KALDIRILMASINA ISTINAFHUKUK HUKUK Ticaret Hukuku 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava, İİK 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır. Sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davası açma süresi, İİK 235.maddesi uyarınca 15 gündür ve özel dava şartı niteliğindedir. Bu süre iflas masasına başvurulduğu sırada tebliğ masrafının yatırılması halinde sıra cetvelinin tebliğ tarihinden aksi halde son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. Bakırköy .. İcra Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı dosyasından verilen cevabi yazıya göre; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/971 E. sayılı dosyasında davalı şirket hakkında 21/02/2019 tarihinde iflas kararı verilmiştir. Davacının masaya ... kayıt numarası ile 4.192.260,32 TL alacak için kayıt yaptırdığı, alacak talebinin 2.201.074,06 TL kısmının kabul edildiği, kalan kısmın reddedildiği, sıra cetvelinin davacı vekiline e-tebligat adresine 21/12/2019 tarihinde tebliğ edildiği, ... Gazetesinde 13/12/2019 tarihinde, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde 20/01/2020 tarihinde ilan edildiği anlaşılmakla, davanın 28/12/2019 tarihinde hak düşürücü süre içerisinde açıldığı tespit edilmiştir. İİK'nun 195/1. maddesinde "Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur." hükmü yer almaktadır. İİK'nın 195. maddesinde müflisin borçlarının iflasın açılması ile muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüş olduğuna göre, iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekmektedir. İflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır. Hükümde öngörülen alacaklar ana para alacağı ile iflas tarihine kadar işlemiş faiz ve alacaklı daha önce takibe geçmiş ise takip masrafları olup, tahsil harcı takip masrafı ise de borçlunun iflas etmesinden dolayı bir tahsilat yapılmadığından tahsil harcının iflas masasına kaydı istenemez. İİK'nın 138/3 maddesinde ise "Vekil vasıtasiyle yapılan takiplerde vekalet ücretinin miktarı, alacaklı ile borçlu arasında yapılmış sözleşmeye bakılmaksızın, icra memuru tarafından avukatlık ücret tarifesine göre hasaplanır. Bu şekilde tayin olunan vekalet ücreti de takip masraflarına dahildir." düzenlemesine yer verilmiştir. Bu hüküm uyarınca icra vekalet ücreti ise takip masrafları kapsamında olup iflas masasına kaydı istenebilir. İspat; dava konusu yapılan hakkın gerçekten var olup olmadığının anlaşılması, maddi hukukun o hakkın doğumunu veya sona ermesini kendisine bağladığı vakıaların doğru olup olmadığının tespit edilmesi sonucunda mümkün olur ve dava konusu hak ile buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları yönünde mahkemeye kanaat verilmesi işlemidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davacı ve davalı tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına,4-Davacı ve davalı tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.353/1 HMK md.357 İİK md.138/3 K6100 md.6 HMK md.370/2 K6100 md.353 HMK md.355 İİK md.195/1 İİK md.235 K6100 md.187/1 İİK md.195 K6100 md.355
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog