7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2021/2658 E. , 2023/11579 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 1
. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2016 tarihli ve 2015/430 Esas, 2016/412 Karar sayılı kararı ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan,
a)Sanık ...'ın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine;
b)Sanık ...'ın 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca neticeten 2 yıl 6 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu sigaraların müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi ...'ın hakkında verilen beraat kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna, beraat kararı yönünden hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık ...'ın Temyiz İstemi Usul ve kanuna aykırı olan hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.16.05.2015 tarihinde, sanık ...'ın sahibi olduğu Yöre isimli markette gümrük kaçağı sigara satışı yapıldığına dair alınan ihbar üzerine, ... Cumhuriyet Başsavcılığının arama kararına istinaden güvenlik güçleri tarafından yapılan aramada, toplam 560 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği, arama neticesinde diğer sanık ...'ın ise tutanak altına imza attığı anlaşılmıştır.
2.Ele geçirilen gümrük kaçağı sigaralar hakkında düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dosya arasına alınmıştır.
3.Sanık ... savunmasında, dükkanında ele geçen sigaraların kendisine ait olduğunu, bu sigaraları sattığını, olay günü Antakya'ya gittiğini, dükkanda ... oğlunun bulunduğunu beyan etmiştir.
4.Sanık ... savunmasında, kardeşine ait Yöre market adlı iş yerinin yanında bulunan, Bünyamin İnternet adlı iş yerini işlettiğini, kardeşinin olay günü Antakya'da olduğunu, kardeşinin ... oğlunun dükkanda olması sebebiyle kendisini çağırdıklarını, arama sırasında hazır bulunmadığını beyan etmiştir.
5.Tutanak tanığı ... beyanında, ihbar üzerine bahse konu iş yerine gittiklerini, iş yerinde ... bir çocuğun olduğunu, arama yapacaklarını söyleyince çocuğun diğer sanık ...'ı çağırdığını, tutanak içeriğinde iş yerinin emanet olarak bırakıldığını beyan etmelerindeki kastlarının, iş yerinde bulunan ... yaştaki çocuğa göz kulak olması şeklinde olduğunu ifade etmiştir.
6.Tutanak tanığı ... Yanar beyanında, markette ... bir çocuğun olduğunu, marketi babasının işlettiğini ve şehir dışında olduğunu söylediğini, tam o sırada diğer sanık ...'ın geldiğini, iş yerine kardeşi gelene kadar yeğeni tarafından bakıldığını söylediğini, iş yerindeki kişi çocuk olduğu için tutanağa iş yerinde ...'ın olduğu şeklinde yazılmış olabileceğini beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemine Yönelik Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ...'ın Temyiz İstemine Yönelik Olay ve Olgular bölümünde açıklanan olayın oluş şekline ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın aşağıda belirtilen hususlar dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
1.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası ve aynı fıkranın son cümlesi gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden doğrudan 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uygulanmak suretiyle hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.
2.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'nun 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemine Yönelik
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle ...
1.Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2016 tarihli ve 2015/430 Esas, 2016/412 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliği ile ONANMASINA,
B. Sanık ...'ın Temyiz İstemine Yönelik
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2016 tarihli ve 2015/430 Esas, 2016/412 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.12.2023 tarihinde karar verildi.