7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2023/378 E. , 2024/724 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karasu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki muhdesatın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar dava dilekçesinde, dava konusu 243 ada 64 parsel sayılı taşınmazın ortak murislerinden kaldığını, ancak taşınmaz üzerinde oturma alanı 120 m² ve 200 m² olan iki adet bina bulunduğunu, 200 m² olan binayı kendilerinin yaptığını, ancak burayı Kuran Kursu olarak kullandıkları için eş dostun da kendilerine yardım ettiğini, diğer 120 m² olan binanın ise iki katlı olduğunu ve bunun üst katını ve çatısını davacı ...'in yaptığını, tüm masrafını ...'in karşıladığını belirterek, dava konusu muhdesatın kendilerine ait olduğunun tespitini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
1.Davalılar ... ve ... duruşmada ayrı ayrı beyanlarında; davanın reddini savunmuşlardır.
2.Davalı ... cevap dilekçesinde, taşınmaz üzerinde bulunan iki katlı betonarme evin mirasçıların ortak murisi ... tarafından, diğer 3 katlı betonarme yapının da halk tarafından mirasçıların muvafakatı olmaksızın ruhsatsız şekilde inşa edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.02.2018 tarihli ve 2016/269 Esas, 2018/44 Karar sayılı kararıyla; dosya kapsamından, 08.08.2017 tarihli bilirkişi raporunda ''mesken olarak kullanılan bina'' olarak gösterdiği yapının tarafların ortak murisi ... tarafından yaptırıldığı, ''Kur'an kursu olarak kullanılan bina'' olarak gösterdiği yapının ise imece usulü ile yapıldığı anlaşıldığından davacıların davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf başvurusunda, dava konusu muhdesatın müvekkilleri tarafından mahallelinin yardımı ile yapıldığını, davanın mülkiyetin tespiti davası olması nedeniyle resen inceleme yapılabilecek bir dosya olduğunu, ancak yerel mahkemenin hüküm kurmaya yetecek derecede araştırma ve inceleme yapmadığını, davacı müvekkillerinin yeterli hukuki bilgileri olmaması nedeniyle ve huzurdaki yargılamanın usuli olarak ne şekilde ilerlemesi gerektiğini bilmediklerinden dolayı ve yerel mahkemenin eksiksiz resen inceleme ve delilleri toplama görevini yerine getirmemesinden dolayı kamu düzenine aykırılık oluşturarak davacı müvekkillerinin haklarının kullanılmasının engellediğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına göre, taşınmaz üzerinde iki ayrı yapı bulunduğu, bunlardan 120 m² yapının muris tarafından, diğer yapının ise işbirliği içerisinde yaptırıldığı, muhdesatların davacılar tarafından tek başına, kendi nam ve hesaplarına meydana getirildiği ispat edilemediği, yerel mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği belitilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar temyiz dilekçelerinde; dava konusu binaları kendilerinin yaptırdığını gösterir nitelikte yeterinden fazla belgeleri olduğunu, ancak mahkemeye sunmayı düşünemedikleri için hiçbir belge sunmadıklarını, mahkemenin eksik inceleme ile hüküm kurduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 684 üncü, 718 inci, 724 üncü, 728 inci, 729 uncu ve 1012 inci maddeleri, Tapu Sicili Tüzüğü'nün 60 ıncı maddesi.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.