7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2023/1181 E. , 2024/848 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Perşembe Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro öncesi ve kadastro tespit tutanağına aktarılan Noter'de düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayanan tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili lehine Ordu ili, Perşembe ilçesi, Beyli Köyünde, 04.05.1987 tarih, Cilt:313, Sayfa:8, Numara:l’de kayıtlı taşınmazın Hasbi Savaşkan ve ...'a ait hisselerine ilişkin Ordu 3. Noterliğinin 19.01.1989 tarihli ve 2248 yevmiye No.lu, 50.000,000 TL (eski para ile) peşin ödemeli; 01.09.1986 tarih, Cilt:310, Sayfa:44, Numara:l’de kayıtlı taşınmazın ise ... ve ...'a ait hisselerine ilişkin 28.12.1993 tarihli ve 22619 yevmiye No.lu, 40.000,000 TL (eski para ile) düzenlenme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri bulunduğunu, bahse konu taşınmazların şu anda 124 ada 1 parsele kayıtlı olduğunu ve bahse konu sözleşmelerin yapıldığı tarihten itibaren fillen müvekkilince kullanılmasına rağmen taraflarca tapuda ferağa yanaşılmadığını belirterek, davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar ..., ... ve ... cevap dilekçelerinde; kendilerinden ferağ talep edilmeden işbu davanın açıldığını dolayısıyla yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davacının sorumlu tutulması gerektiğini, tapuda ferağ vermeye hazır olduklarını belirtmişlerdir.
2.Dahili davalılar ... ve ..., davaya cevap dilekçesi vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 124 ada 1 parsele kayıtlı taşınmazın 01.09.1986 tarih, 1 sıra numaralı ve 04.05.1987 tarih, 1 sıra numaralı tapu kaydına bağlı olarak 02.04.1996 tarihinde ... , ..., ..., ... ve ... adına kadastro tespitinin yapıldığı ve tespitin 03.02.1998 tarihinde kesinleştiği, talebe konu taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinin ise 19.01.1989 ve 28.12.1993 tarihli olduğu, taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinin kadastro tespit tarihinden önce yapıldığı, davaya konu talebin kadastro tespitinden önceki nedene dayalı olduğu, davanın ise 30.06.2020 tarihinde açıldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12 nci maddesinin üçüncü fıkrasında kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere karşı kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak dava açılamayacağının belirtildiği ve 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın hak düşürücü nedeni ile reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davanın müvekkilinin zilyetliğinde ve müvekkili lehine kadastro tespit tutanağı ile tapu kaydında taşınmaz satış vaadi şerhi bulunan taşınmazın, satış vaadi doğrultusunda davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescili talepli ferağa icbar davası olduğunu ve bu davada herhangi bir hak düşürücü süre bulunmadığını ve Kadastro Kanunu'nun davada uygulanamayacağını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, taşınmazı kadastrodan önce davalılardan tapu harici senetle satın aldığını belirterek mülkiyet iddiasında bulunmasına göre, davanın kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu, kadastro sırasında taşınmaz 124 ada 1 parsel tapu kaydı uygulanarak davalılar adına fındık bahçesi vasfı ile tespit gördüğü, tapu kütüğüne ve tutanağa göre tespitin 03.02.1998 tarihinde kesinleştiği ve tapu kayıtlarının oluştuğu, davacının çekişmeli taşınmazda mülkiyet iddiasıyla, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süreden sonra kadastro öncesi nedene dayalı olarak dava açmış olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 706; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 237 nci, 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 89 uncu maddesi,
3.3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 19 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 12 üncü maddesinin üçüncü fıkrası.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.