5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2010/8069 E. , 2011/259 K.
"İçtihat Metni"Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğun cinsel istismarı suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 27/03/2009 tarihli ve 2009/11599 soruşturma, 2009/3787 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanunun 174. maddesi gereğince iadesine dair Konya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/04/2009 tarihli ve 2009/418 iddianame değerlendirme sayılı kararının;
Dosya kapsamına göre, mahkemece mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığı ve suçun vasıflandırılması bakımından cinsel birleşmenin gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarında rapor aldırılmadığından bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/3. maddesinde, iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun'un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, iddianamenin iadesi sebepleri olarak gösterilen hususların kovuşturma evresinde de tamamlanabileceği, ayrıca Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 12/12/2005 tarihli ve 2005/6961-9421 sayılı ilamında da belirtildiği üzere 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/2. maddesinde öngörülen "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa;
Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler." hükmü uyarınca dava açılmış bulunmasına binaen, mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilebileceği dikkate alınmaksızın itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 19/07/2010 gün ve 2010/8991/47700 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
Şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma sonucunda Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 27/03/2009 gün ve 2009/11599 soruşturma sayılı iddianamenin Konya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/04/2009 tarihli ve 2009/418 sayılı kararı ile iadesini müteakip Cumhuriyet Başsavcılığınca iade kararı gereğince mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığı yönünden rapor aldırıldığı, ancak muayeneyi kabul etmemesi nedeniyle kızlık ve livata raporları aldırılamadan bu kez 11/05/2010 gün ve 2009/12935 soruşturma sayılı 2. bir iddianame ile dava açıldığı, bunun üzerine aynı mahkemece yine cinsel birleşmenin olup olmadığı yönünden rapor aldırılmadığından bahisle 12/05/2010 gün ve 2010/177 sayı ile 2. defa iddianamenin iadesine karar verildiği, bu karara Cumhuriyet Başsavcılığınca 13.05.2010 tarihinde itiraz edildiği, itirazın ise Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.05.2010 gün ve 2010/439 Değişik İş sayılı kararı ile reddine karar verilmesi üzerine bu kez Cumhuriyet Başsavcılığınca söz konusu Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının kanun yararına bozulmasının talep edildiği, esasen iddianamelerin değerlendirilmesi sürecinde nihai olarak verilen bu kararın kanun yararına bozmaya konu olabileceği, itiraz edilmeyip yukarıda izah edildiği üzere gereğine tevessül olunan Konya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/04/2009 tarihli ve 2009/418 sayılı iddianamenin iadesi kararına karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağı anlaşıldığından, dosyanın Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.05.2010 gün ve 2010/439 Değişik İş sayılı kararı aleyhine kanun yararına bozma istenip istenmeyeceği hususunda gereğinin takdir ve ifası için Yüksek Adalet Bakanlığı'na gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.