7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2021/31983 E. , 2023/11769 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2014 tarihli ve 2013/35 Esas, 2014/522 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ... ve ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurularak neticeten 1 yıl 8 ... hapis ve 3.320,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
2.Anılan kararın, şikâyetçi Gümrük İdaresi vekili ve sanık ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 05.10.2020 tarihli ve 2017/14975 Esas, 2020/13414 Karar sayılı ilâmıyla Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteminin reddine, mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;"... Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'da yapılan değişikliklerin sanık lehine hükümler içermesi sebebiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinin gerekmesi,..." nedeniyle sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
3.Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2021 tarihli ve 2020/587 Esas, 2021/648 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurularak neticeten 6 ... 20 gün hapis ve 168 gün karşılığı 3.360,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanık savunmaları dikkate alınmadan hüküm kurulduğuna, kaçak akaryakıt hakkında her türlü şüpheden uzak tartışmaya yer vermeyecek bir rapor bulunmadığına ve inceleme sırasında gözetilecek diğer sebeplerle kararın bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; akaryakıt istasyonuna kaçak akaryakıt geleceği yönünde alınan bilgi üzerine, iş yerinin müştemilatında bir aracın park halinde olduğunun görüldüğü, aracın yanında temyiz dışı sanık ... ...'ün bulunduğu ve sanığın elinde bulunan borunun bir ucunun yer altı tankına bağlı olduğunun görüldüğü, araçta bulunan sıvı maddenin ne olduğunun sorulması üzerine yaklaşık 3200 kg civarında atık kalıp yağ olduğunun beyan edildiği, araçtan alınan numunenin yapılan analizinde numunenin motorin, white sprite ve toluen karışımından oluştuğunun belirlendiği anlaşılmıştır.
2.Sanık aşamalarda atılı suçu kabul etmediğini beyan etmiştir.
3.Kaçak eşyaya yönelik alınan analiz raporuna göre ürünün white sprite ve toluen karışımından oluştuğu belirlenmiştir. IV. GEREKÇE
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiş, sanık müdafiinin diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Ancak;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 10.11.2012 olduğu, iddianame düzenleme tarihinin ise 30.01.2013 olduğu,
Derdest Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/223 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 17.09.2012 olduğu, iddianame düzenleme tarihinin 13.12.2012 olduğu, bu dosya ile birleşen ...
42.Asliye Ceza Mahkemesinin, 2018/54 Esas, 2022/555 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 12.11.2012 iddianame düzenleme tarihinin 01.02.2013 olduğu, Kesinleşen ...
1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/829 Esas, 2016/1231 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 27.11.2012 olduğu, iddianame düzenleme tarihinin 20.05.2013 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, derdest ise dosyaların birleştirilmesi, kesinleşmiş ise dosyaların da aslının veya onaylı bir örneğinin bu dosya arasına alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule göre de; Suç tarihi itibarıyla davaya katılma hakkı Eneji Piyasası Düzenleme Kurumu'na (EPDK) ait oluğu halde, gerekçeli kararda, hem EPDK hem de Gümrük İdaresi Katılan kurum olarak gösterilerek, hangi kurum lehine verildiği anlaşılamayacak biçimde vekâlet ücretine hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2021 tarihli ve 2020/587 Esas, 2021/648 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.12.2023 tarihinde karar verildi.