7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2023/5750 E. , 2024/585 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen el atmanın önlenmesi ve kâl istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, ... kısmın ifraz edilerek davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Mahkemenin kararı davalılardan ... ve ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı Hazineye ait dava konusu 363 ada 5 parsel sayılı taşınmaz malın Çanakkale Valiliği Defterdarlık - Milli Emlak Müdürlüğünün 10.11.2009 tarihli uygun görüşü ile 13.01.2010 tarihinde açık teklif usulü ile ihaleye çıkartılmış olup, yapılan ihalede 291.000,00 TL bedelle ... Konut Üretim İnş. Tic. Ltd. Şti.'ye ihale edildiğini ve kati ihalesi ihale bedelinin 1/4'ü ödenerek Bakanlık oluru ile taksitli satış sözleşmesi düzenlendiğini, dava konusu taşınmazın 8,82 m²'lik kısmının yan parsel üzerindeki bina tarafından işgalli olduğu ve taşınmazın bu hali ile alıcısı tarafından istenilmediğinden 03.02.2010 tarihli satış sözleşmesinin fesih edilmesinin istendiğini, anılan satış sözleşmesinin 12.05.2011 tarihli Kaymakamlık onayı ile feshedildiğini, bu nedenlerle davaya konu 363 ada 5 parsel No.lu taşınmazdaki müdahalenin men'ine ve kâl'ine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar, yargılama aşamasında verdikleri beyanlarda davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 11.12.2012 tarihli ve 2011/338 Esas, 2012/544 Karar sayılı kararıyla, el atmanın önlenmesi isteminin kabulüne, kâl isteminin reddine, tecavüzlü bölümün davacı Hazine adına olan tapu kaydının iptaline, davalılar adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 09.11.2015 tarihli ve 2015/14613 Esas, 2015/12858 Karar sayılı kararıyla; somut olayda davalılar temliken tescil istemedikleri gibi ... bölümün temliken tescili yönünden 3194 sayılı Yasa'nın 15 ve 16 ncı maddeleri hükmü uyarınca ifrazın yasal olarak mümkün olup olmadığı Belediye Encümen Kararına dayalı olarak araştırılmadığı, bu hususun kamu düzeni ile ilgili olup, re'sen dikkate alınması gerektiği, temliken tescil konusunda davacı Hazinenin temyizi olmadığı gözetilerek, Mahkemece ... binanın bulunduğu alanın davacı parselinden ifrazının mümkün olup olmadığının Belediye Encümen Kararına dayalı olarak araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, ayrıca tecavüzlü bölüm yönünden el atmanın önlenmesi isteği kabul edilmesine rağmen tecavüzlü bölümün davalı adına tesciline karar verilmesi ile kendi içinde çelişkili hüküm kurulmasının da isabetsiz olduğu belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına istinaden tecavüzlü kısmının ifrazının mümkün olup olmadığına yönelik araştırma yapıldığı, Biga Belediye Başkanlığının 14.07.2016 tarih ve 2364 sayılı yazı cevabı ile 363 ada 6 No.lu parselde bulunan binanın 363 ada 5 No.lu parsele olan 8,82 m² tecavüzlü kısmın ifraz edilmesinin imar mevzuatı ve şehir yapılaşması açısından uygun olduğunun bildirildiği belirtilerek, davacının davasının kabulüne, 363 ada 5 No.lu parselin iki kısma ifraz edilerek davalılara ait 363 ada 6 parsel sayılı taşınmazdaki tecavüzlü bölüm olan 8.82 m² A No.lu ve 221.18 m² B No.lu parsel olarak ikiye ifrazından sonra, 8.82 m² A No.lu parsel ile 301,00 m² 363 ada 6 No.lu parselin birleştirilerek 309.82 m² C No.lu parselin oluşturulması yönündeki Belediye Encümen kararına istinaden oluşturulan 309.82 m² C No.lu parselin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ...
ve ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılardan ... ve ... temyizinde, taraf teşkili sağlanmadan yargılamaya devam edildiğini, öte yandan temliken tescil hükmünün yanlış kurulduğunu, ifrazen oluşturulan yeni parselin davalılar adına tesciline karar verilmesi gerekirken davacı Hazine adına tesciline karar verildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve kâl istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 inci maddesi, “İyi niyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi.
3.Değerlendirme
1.Dosyanın incelenmesinde, dava konusu 363 ada 5 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili davanın açıldığı tarihten sonra tapuda devir işlemleri yapıldığı anlaşılmaktadır. Davada el atmanın önlenmesi ile birlikte yıkım (kâl) talebi de bulunduğundan 363 ada 5 parsel sayılı taşınmazın güncel tapu kaydının getirtilerek tüm maliklerin usulüne uygun olarak davada yer almasının sağlanması gerekir. Taraf teşkili tam olarak sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik taraf teşkiliyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
2.Öte yandan, Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 09.11.2015 tarihli ve 2015/14613 Esas, 2015/12858 Karar sayılı ilamında, temliken tescil konusunda davacı Hazinenin temyizi olmadığı gözetilerek, belirtilen hususların araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, ayrıca hem tecavüzlü bölüm yönünden el atmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, hem de tecavüzlü bölümün davalı adına tesciline karar verilmesi ile kendi içinde çelişkili hüküm kurulmasının da isabetsiz olduğu belirtilmiş olduğu halde, Mahkemece bu hususlara dikkat edilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Davalıların temyiz isteğinin yukarıda açıklanan sebeplerle kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,
05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.