Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2019/759
Karar No
K. 2023/1340
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2019/759 Esas
KARAR NO: 2023/1340
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 02/10/2019
KARAR TARİHİ: 26/12/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 08/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; 11.02.2018 tarihinde saat 12:15 sıralarında .... Restorant önü 5+000 metresinde maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, ... plakalı araç ile ... plaka sayılı araca kafa kafaya çarpması sonucu kaza yapmış olduğunu, kaza neticesinde müvekkilinin davalı sigorta şirketince ... poliçe no ile sigortalanmış olan ... plaka sayılı araç içerisinde bulunduğunu, bu kaza sonucu müvekkilinin yaralanmış uzun süre çalışamamış ve malul kalmış olduğunu, müvekkilinin sağlık masraflarının, trafik kazası sonucu meydana gelen maddi ve manevi zararlarının karşılanması için davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulmuş ancak ödeme yapılmamış olduğunu, zorunlu arabulucuya başvurulmuş ancak yapılan görüşmede anlaşma sağlanamamış olduğunu beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; 500 TL geçici işgöremezlik ve 500 TL kalıcı işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.000 TL’nin kaza tarihinden itibaren başlayarak işletilecek yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınmasına, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava şartı yönünden davanın reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, dava açmadan önce müvekkili şirkete yazılı başvuruda bulunulmadığını, Karayolları Trafik Kanunu 97. maddesi uyarınca başvuru yapmadan dava açamayacağından başvuru yapmadan açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu olayda zarar gördüğünü iddia eden davacı ... müvekkili şirkete K.T.K.'nun 99. maddesi ile belirtilen şartlara uygun bir şekilde başvuru yapmamış olduğunu, her ne kadar karşı ... müvekkili şirkete K.T.K.'nun 97. maddesi gereğince başvuruda bulunmuşsa da yapılan başvurunun aynı kanunun 99. maddesine uygun şekilde yapılmamış olduğunu, davacı ... başvuru sırasında müvekkili şirkete heyet raporunu ibraz etmemiş olduğunu, bu kapsamda usulüne uygun bir başvuru olmadığından davanın dava şartı nedeniyle reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, K.T.K.'nun 97. maddesine göre usulüne uygun bir başvuru olmadığından yapılan arabuluculuk başvurusunun da geçerli olmadığını, Arabuluculuk dava şartı yönünden de şartlar davacı tarafça yerine getirilmediğinden davanın bu yönüyle de usulden reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, dava dilekçesinde bahsi geçen .... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından, 28/11/2017-2018 tarihleri arasında, ... numaralı Z.M.M.Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçeden doğan sorumluluklarının, sigortalının kusuru oranında olmak üzere, poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, davayı kabul anlamında olmamakla birlikte, yapılacak inceleme sonucunda şirketlerinin sorumluluğuna hükmedilmesi durumunda poliçede belirtilen limitin esas alınması gerektiğini, dava dilekçesinde müvekkili şirketçe sigortalı bulunan araç sürücüsüne kusur verildiğinin belirtilmiş olduğunu, kaza tespit tutanağının tek başına kusur izafesi için yeterli bir belge olmayıp öncelikle dosya kapsamına göre dava konusu kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranlarının tespiti gerektiğini, bu kapsamda öncelikle kusur durumunun tespiti için dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığına gönderilerek kusur incelemesi yönünden rapor alınmasına karar verilmesini talep ediyor olduklarını, ayrıca her durumda müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun gerçek zarar miktarı ve sigorta poliçesinde yazılı limitlerle sınırlı bulunduğunu, davacı tarafın geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin taleplerine itiraz ediyor olduklarını, tedavi giderleri kapsamında sayılan geçici iş göremezlik tazminatından 6111 Sayılı yasanın 59.maddesi ile değiştirilen KTK 98 düzenlemesi gereği, müvekkili sigorta şirketinin değil Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumlu olduğunu, tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanmakta olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı ile diğer tedaviye ilişkin tazminat taleplerinin de tedavi giderleri kapsamında değerlendirilmekte olduğunu, davacı tarafın sürekli iş göremezlik tazminatı konusundaki talepleri hakkında ise davacı tarafın var ise maluliyet oranının tespiti gerektiğini, davacının gelir durumuna ilişkin bir bilgi ve belgenin dosyada mevcut olmadığını, bu kapsamda sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanmasında asgari ücretin esas alınması gerektiğini, ayrıca davacıların müvekkili şirketçe sigortalı araçta hatır taşıması suretiyle seyahat ettiğini, bu nedenle davacıların maluliyetinin tespiti halinde tazminat hesaplamasında belirlenen tutardan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini beyanla; fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak kaydı ile; öncelikle davanın K.T.K.'nun 97. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan reddine, bu talepleri kabul görmemesi halinde yapılacak yargılamada, sınırlı sorumluluk ilkesi, gerçek zararın giderilmesi ilkesi, kusur oranında sorumluluk ilkesi, gözetilerek kusur ve tazminat miktarının hesaplanmasını ve hesaplanan tazminattan hatır taşıması indirimi yapılmasını, müvekkili şirketin tazminattan sorumlu olduğu varsayımında uygulanması gereken faizin yasal faiz olmasını, bu aşamada haksız ve dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; tarafların kusur durumu, kaza nedeniyle davacıda geçici ve kalıcı maluliyet oluşup oluşmadığı, kazanç kaybının bulunup bulunmadığı, oluşmuş ise miktarı ve davalıdan tahsilinin talep edilip edilemeyeceği hususlarındadır.

Davacının ATK .... İhtisas Kuruluna sevki ile olay nedeniyle maluliyetinin oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise oranı ve tıbbi iyileşme süresine ilişkin olarak rapor tanziminin istenmesine karar verilmiş olup, ATK ... İhtisas Kurulu 27/11/2020-... Karar ve .... A.T.Nolu raporda özetle; ... Hastanesinin 11.02.2018 tarihli Epikriz Raporunda; trafik kazası sonrası getirilen hastanın sağ el 2. parmağında hassasiyet olduğu, sol diz ve tibiada hassasiyeti olduğu, pelviste hassasiyeti olduğu, sol dirsek altında lateral yüzde 4x2 cm abrazyon olduğu, sağ frontalde 3x2 cm sıyrıklar mevcut olduğu, sol pariyetalde 4 cm kesi olduğu, yapılan servika ve torakal BT’lerin normal olduğu, kranial BT’de sağ frontalde şüpheli kontüzyon alanı olduğu, elektif şartlarda tercihen MRG ile takibi önerildiği, beyin cerrahi konsültasyonunda; hastanın nörolojik muayenesinin doğal olduğu, şift veya graktür saptanmadığı, acil cerrahi girişim düşünülmediği, taburculuk sonrası poliklinik kontrolü önerildiği, parmak ateli veya alçısı koduyla tedavisi yapılan hastanın aynı gün taburcu edildiği, ... Hastanesinin 12.02.2018 tarihli Kranial BT Raporunda; yapılan kranial BT incelemesinin normal sınırlarda olduğu, ... Hastanesinin 16.02.2018 tarihli Sağ El Grafisi Raporunda; belirgin fraktür hattına rastlanmadığı, ... Hastanesi Nöroloji Kliniğinin 22.06.2020 tarihli Durum Bildirir Tek Hekim Sağlık Raporunda, 2018 yılında trafik kazası sonrası başlayan baş ağrıları nedeniyle başvuran hastanın yapılan nörolojik muayenesinde patoloji saptanmadığı, Kranial MR’da yaş ile uyumlu bir kaç adet iskemik lezyon izlendiği, olaya dair spesifik bulguya rastlanmadığı, nörolojik hastalık düşünülmediği, kişiye ait görüntülemeler Kurullarınca incelendiğinde; 11-12.02.2018 tarihli BT ve grafilerde osseoz ve parankimal travmatik patoloji izlenmediğine göre SONUÇ OLARAK; mevcut belgelere göre; davacı ....’nün 11.02.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle; 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin sadece Ek-1 bölümünü içerdiği, Ek-3 ve diğer cetvelleri ve meslek grupları bölümünü içermediğinden, sadece çalışma gücünün en az %60’ını kaybedip kaybetmediğine ilişkin olduğu (hangi hastalık ve arızaların beden çalışma gücünün en az %60’ının kaybına neden olacağı), bu nedenle bu yönetmeliğe göre meslekte kazanma gücü kaybı belirlenemeyeceği cihetle; 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre, maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği bildirilmiştir.

Davacının ATK ... İhtisas Kuruluna sevki ile olay nedeniyle maluliyetinin oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise oranı ve tıbbi iyileşme süresine ilişkin olarak rapor tanziminin istenmesine karar verilmiş olup, ATK .... Adli Tıp İhtisas Kurulu 08/03/2021-.... Karar ve .... A.T.Nolu raporda özetle; mevcut belgelere göre; Adli Tıp Kurumu .... Adli Tıp İhtisas Kurulunun 27.11.2020 tarih ve ... Karar Nolu Mütalaasına eklenecek ve değiştirilecek bir husus olmadığı bildirilmiştir.

Dosyanın ATK Trafik İhtisas Kurulu’na gönderilerek kaza nedeniyle tarafların kusur durumlarının tespitinin istenmesine karar verilmiş olup, ATK Trafik İhtisas Dairesi 11/01/2023 tarih ve ... sayılı raporda özetle; 11/02/2018 günü saat 12:15 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı kamyonet ile 14 sayılı İl yolunu takiben ... istikametinden .... yönüne doğru seyri sırasında kaza mahalli yol bölümüne geldiği esnada karşı yön istikametine geçerek idaresindeki aracın ön kısımları ile; karşı yön istikametinden seyirle gelen sürücü .... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin ön kısımları ile çarpışması, çarpışmanın etkisi ile ... plaka sayılı otomobilin seyir yönüne göre yolun sağından kaplama dışı kalması ve akabinde ... plaka sayılı otomobilin gerisinden seyirle gelmekte olan sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı otomobilin sağ ön kısımları ile şerit ihlali yaparak gelen ... plaka sayılı kamyonetin ön kısımları ile çarpışması sonucu kamyonette yolcu olarak bulunan davacı ...'nün de yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasının meydana gelmiş olduğunu, dosyada mevcut, Trafik Kazası Tespit Tutanağından kaza mahallinin yerleşim yeri dışı olduğu, yolun 2 şeritli, 8,4m platform genişliği olan, asfalt kaplama, iki yönlü, İl yolu niteliğinde olduğu, mahalde azami hız limitinin 90 km/s olarak belirtildiği, olay anında vaktin gündüz, havanın açık, yol yüzeyinin kuru olduğu, yol güzergahının düz olduğu, mahalde şerit çizgilerinin mevcut olduğu, oto korkuluk ve emniyet şeridi bulunmadığı, ... plaka sayılı kamyonetin şerit ihlali yaptığı, ilk çarpışma noktasının ... plaka sayılı otomobilin seyir yönü olan ... istikameti üzerinde işaretlendiği, ilk çarpışmadan sonra otomobilin yolun sağından kaplama dışı kaldığı ve kamyonetin .... istikameti üzerinde yol içerisinde kaldığı, ikinci çarpışmanın yine ... istikameti üzerinde gerçekleştiği, .... istikameti üzerinde seyir halinde olan .... plakalı aracın çarpışmanın etkisi ile yolun soluna doğru savrulduğunun anlaşıldığı, tüm dosya kapsamı kaza tespit tutanağı ve dosyada mevcut beyanlar, olayın oluş şekli, mahal özellikleri dikkate alındığında kazanın yukarıda "OLAY" kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiğinin anlaşıldığı, mevcut bulgulara göre; sürücü ...'ın sevk ve idaresinde bulunan otomobil ile meskun dışı mahalde bulunan iki yönlü il yolunu takiben seyri sırasında gerekli dikkat ve özeni yola vermesi, seyrini istikamet yön bölümü içerisinde kalacak şekilde sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, sevk ve idare hatası nedeniyle karşı yön bölümüne geçerek karşı yön istikametinden seyirle gelen araçların istikamet yönünü kapatması sonucu gerçekleşen kazada kusurlu olduğu, sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun dışı mahalde seyri sırasında kaza mahalli yol bölümünde karşı yön istikametinden şerit ihlali yaparak gelen araç ile çarpışması sonucu gerçekleşen kazada atfı kabil kusuru bulunmadığı, sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun dışı mahalde seyri sırasında karşı yön istikametin şerit ihlali yaparak gelen ve seyir yönünü kapatan araçla çarpışması sonucu gerçekleşen kazada atfı kabil kusuru bulunmadığı SONUÇ OLARAK: olayda; sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ın kusursuz olduğu, sürücü ...'ın kusursuz olduğu bildirilmiştir.

Dosya üzerinden GÜNSÜZ bilirkişi incelemesi yapılarak dosya kapsamı, uyuşmazlık hususu, toplanan deliller hep birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının talep edebileceği maddi tazminatın hesaplanması bakımından dosyanın aktüerya bilirkişisi ....'a tevdii ile rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiş olup, Tazminat Hesap Uzmanı bilirkişi ...

22/05/2023 tarihli raporunda özetle; 01.01.1978 doğumlu olan davacının 11.02.2018 kaza tarihi itibariyle (40) yaşında olduğunu, Yargıtay’ ın konuya ilişkin yerleşik içtihatlarına göre kadın-erkek ayrımı yapılmaksızın aktif çalışma devresi sınırı 60 yaş kabul edildiğinden, kaza tarihi itibarıyla (40) yaşında olan davacının aktif çalışma devresinde olduğunu, davacının kaza tarihinde yaptığı iş ve elde ettiği kazançlara ilişkin belge bulunmadığını, davacının SGK hizmet cetvelinden 2018 yılındaki brüt kazançlarının brüt asgari ücrete eşit olduğunun görülmüş olduğunu, bu nedenle net asgari ücretlerin hesaba esas alınacak olduğunu, davacının 11/02/2018-04/03/2018 arasındaki günlük net ücretlerinin (0,7) aylık işlemiş aktif dönemdeki kazanç toplamının 1.122,18 TL olduğunu, davacının 11.02.2018–04.03.2018 tarihleri arası geçen (0,7) aylık geçici iş göremezlik döneminde işlemiş aktif devredeki net kazançları değişkenlik gösteren yasal asgari ücretlere göre tespit edilmiş ve başkaca bir artışa tabi tutulmaksızın aynen esas alınmış olduğunu, ayrıca; Yargıtayın bu konudaki yerleşmiş içtihatlarına göre geçmiş (0,7) aylık işlemiş aktif devredeki maddi zararların herhangi bir iskontoya tabi tutulmayacak olduğunu, davacının (0,7) aylık geçici iş göremezlik maddi zararının 1.122,18 TL olduğunu, olayın meydana gelmesinde davacı kusursuz olduğundan kusur tenziline yer bulunmadığını, davacının kaza tarihinde aktif sigortalı olmadığını ve SGK tarafından davacıya rücuya tabi geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığı anlaşılmakla rücuya tabi ödemeler hususunda indirime yer bulunmadığını, davalı tarafından davacıya geçici iş göremezlik maddi tazminat ödemesi yapılmadığı anlaşıldığından ödeme tenziline yer bulunmadığını, yukarıda açıklandığı üzere indirim gerektiren bir husus bulunmadığını, buna göre; davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararı = 1.122,18 TL olduğunu, ... plakalı aracın 28.11.2017-28.11.2018 vadeli ZMSS poliçesi ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalamış olduğunu, kaza tarihi itibari ile Hazine Müsteşarlığınca belirlenen ZMSS poliçe limitleri sakatlık halinde ve tedavi giderleri yönünden ayrı-ayrı 360.000,00 TL olarak belirlenmiş olduğunu, davacının geçici iş göremezlik maddi zararı 1.122,18 TL olup, 360.000,00 TL tutarındaki tedavi giderinin teminat limitinin altında kaldığını, davalı sigorta şirketine gerekli belgelerle birlikte ihtarnamenin hangi tarihte tebliğ edildiğine dair belge görülememiş olduğunu, buna göre; dava tarihi olan 02/10/2019 tarihinin davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt başlangıcını teşkil edeceğini, faiz nev'inin talep ile bağlı kalınarak yasal faiz olduğunu SONUÇ OLARAK: davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 1.122,18 TL olduğunu, temerrüt başlangıcının 02/10/2019 tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğunu bildirmiştir.

Davacı vekili 04/07/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile, mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda, dava dilekçesinde talep ettikleri alacaklarına ek olarak; dava dilekçesinde 500,00 TL talep etmiş oldukları geçici iş göremezlik tazminatının bilirkişi raporunda 1.122,18 TL olarak tespit edilmiş olduğunu, bilirkişi raporunda bakiye alacak olarak hesaplanan ve yukarıda listesi verilen alacakların da hükmen tespiti amacıyla müddeabihi ıslah ediyor olduklarını beyanla; müddeabihin ıslahı yolu ile artırdıkları kısım ile dava dilekçesinde talep ettikleri miktarların birleştirilmesi sonucu olmak üzere toplam 1.122,18 TL’nin, olay tarihinden yasal faizi ile birllikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

11/02/2018 günü saat 12.15 sıralarında ... yolu .... Restorant önü 5+000 metresinde davacının yolcu olarak yer aldığı ... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı aracın kafa kafaya çarpışması sonucu davacının yaralanmış olduğu, dosya arasında mevcut kayıtlar itibari ile sabit olduğu üzere ... plaka sayılı aracın davalı sigorta nezdinde ZMMS sigortalı ile sigortalı olduğu, İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi .... tarihli kusur raporunda davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın % 100 oranında kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiği, ATK İstanbul .... Adli Tıp İhtisas Kurulu 27/11/2020 tarihli raporu ile davacının geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı tespit işlemleri yönetmelik uyarınca sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 3 haftaya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, dosya arasında mevcut aktüerya raporu uyarınca davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 1.122,18 TL olduğu, davacı vekilinin 04/07/2023 tarihinde ıslah dilekçesi sunduğu ve gerekli harcın tamamlandığı görülmekle kazanın davacı tarafta maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından kalıcı iş göremezlik talebinin reddine,Davacı tarafın geçici iş göremezlik talebinin kabulü ile, 1.122,18 TL'nin 02/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;

1.Davacı tarafın kalıcı iş göremezlik talebinin REDDİNE,

2.Davacı tarafın geçici iş göremezlik talebinin KABULÜ İLE, 1.122,18 TL'nin 02/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa VERİLMESİNE,

3.Alınması gereken 269,85-TL harçtan peşin alınan 44,40-TL peşin harç ile 179,90-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 224,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 45,55-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,

4.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinden 913,18-TL'sinin davalıdan 406,82-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,

5.Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 88,80-TL ile ıslah harcı 179,90-TL olmak üzere toplam 268,70-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

6.Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 3.329,53-TL yargılama giderinden kabul oranı (%69,18) ret oranı (%30,82) dikkate alınarak hesaplanan 2.303,37-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

7.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 1.122,18-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

8.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 500,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

9.Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının talep halinde davacıya İADESİNE,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, (e-duruşma ortamında) İstinaf yasa yolu yargısal miktar sınırının altında kalmakla kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/12/2023 Katip ... ¸ Hakim ... ¸

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.