7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2023/42 E. , 2024/995 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Selim Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkillerin murisi ... ile müvekilllerden ...'nın, davalılara ait görülen ve davalıların 1/2 hisse oranında malik oldukları; ancak fiili zeminde herkesin kullandığı yeri belli olan 6 parsel sayılı arsanın üzerine davalıların izni ve rızası ile ev yaptıklarını, müvekillerinin murisinin ve müvekili ...'nın ev yapmasına davalıların da rıza gösterdiklerini, davaya konu evin yapımının 2007 yılında başlayıp 2008 yılında bittiğini, 2008 yılından bu yana kullanılmaya devam ettiklerini, kullanım sırasında herhangi bir niza olmadığını, müvekillerinin murisi ... davalılardan ...'nin ifraz yaptıracağını ve evin bulunduğu yerin ev ile birlikte kendilerine devredileceğini bildirdiğini; ancak müvekillerinin murisi ...'nin yakın zamanda vefat ettiğini, ...'nin vefatından bir süre sonra davalı ...'den, kendilerine ait olan evin bulunduğu alanın ifrazının yapılarak kendilerine devretmesini istediklerini, ancak ...'nin olumsuz yanıt vererek müvekillerini evden çıkarmakla tehdit ettiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazında bulunan evin bulunduğu kısmın mülkiyetinin uygun bir bedel mukabilinde müvekillerine verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılardan ..., davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın 02.09.2015 tarihinde davacıların murisi ... 'a miras payı oranında intikal ettiği ve 03.09.2015 tarihinde ... ve diğer mirasçılar tarafından davalı ...'a satıldığı, davacıların murisi ... ’un dava konusu taşınmaz üzerinde malik sıfatını kazandığı ve kendi rızasıyla taşınmazı davalı ...'a satttığı, davacıların ... 'un külli halefi sıfatıyla temliken tescil talebinde bulunmalarının hakkın kötüye kullanılması anlamına geleceği gibi iyi niyet kuralıyla da bağdaşmayacağı, davacıların dosyaya yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı ibraz etmedikleri gibi açıkça yemin deliline de başvurmadıkları, davacıların inançlı işlem iddiasını da ispat edilemedikleri gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu evin iyi niyetli bir şekilde maliklerin rızası ile yapıldığını, iyi niyetin varlığı asıl olduğu için genel ispat yükünün aksine malzeme sahibinin iyi niyetli olduğunu ispatlamasına gerek olmayıp arazi sahibinin malzeme sahibinin iyi niyetli olmadığını ispatlaması gerektiğini, davalıların yargılama aşamasında muris ...’nin ve müvekkillerin iyi niyetli olmadıkları yönünde herhangi bir somut delil sunamadıklarından ispat külfetini de yerine getiremediklerini belirterek, davanın kabulü ile kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaz üzerindeki yapının yapıldığı tarihte dava konusu taşınmazda dava dışı ... ve ... 'un 1/2 hisse ile malik oldukları, 'un vefatı ile 02.09.2015 tarihinde taşınmazın 1/2 hissesinin davalılardan ... ve davacıların murisi ... 'un da aralarında bulunduğu ... mirasçılarına intikal ettiği, 03.09.2015 tarihinde de hak sahipleri tarafından davalı ...'a satıldığı, dava konusu taşınmazdaki davacıların murisinin hissesini dava konusu yapılarla birlikte bedeli ödenerek davalı ...’ye satıldığı, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesinde iyi niyetin dinlenemeyeceği, inançlı işlem yönünden de dosya kapsamında yazılı delil veya delil başlangıcı olmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı, arsa bedeli dışında yapının da davacılara ait olduğunun sabit olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki ve istinaf aşamasındaki iddialarını tekrarla belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, TMK’nın 724 üncü maddesine dayalı temliken tescil istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 4721 sayılı TMK’nın 684 ve 718 inci maddeleri gereğince yapı, üzerinde bulunduğu taşınmazın mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) haline gelir ve o taşınmazın mülkiyetine tâbi olur. Ancak, yasa koyucu somut olaydaki taşınmazların durumunu genel hükümlere bırakmamış, bu konumdaki taşınmazların maliki ile yapıyı yapan kişi arasındaki ilişkiyi TMK’nın 722, 723 ve 724 üncü maddelerinde özel olarak düzenlemiştir. 4721 sayılı TMK’nın 722 nci maddesi; “Bir kimse kendi arazisindeki yapıda başkasının malzemesini ya da başkasının arazisindeki yapıda kendisinin veya bir başkasının malzemesini kullanırsa, bu malzeme arazinin bütünleyici parçası olur. Ancak, sahibinin rızası olmaksızın kullanılmış olan malzemenin sökülmesi aşırı zarara yol açmayacaksa, malzeme sahibi, gideri yapıyı yaptırana ait olmak üzere bunların sökülüp kendisine verilmesini isteyebilir. Aynı koşullar altında arazinin maliki de, rızası olmaksızın yapılan yapıda kullanılan malzemenin, gideri yapıyı yaptırana ait olmak üzere sökülüp kaldırılmasını isteyebilir.” düzenlemesini; 723 üncü maddesi; “Malzeme sökülüp alınmazsa arazi maliki, malzeme sahibine uygun bir tazminat ödemekle yükümlüdür. Yapıyı yaptıran arazi maliki iyiniyetli değilse hâkim, malzeme sahibinin uğradığı zararın tamamının tazmin edilmesine karar verebilir. Yapıyı yaptıran malzeme sahibi iyiniyetli değilse, hâkimin hükmedeceği miktar bu malzemenin arazi maliki için taşıdığı en az değeri geçmeyebilir.” düzenlemesini; 724 üncü maddesi; “Yapının değeri açıkça arazinin değerinden fazlaysa, iyiniyetli taraf uygun bir bedel karşılığında yapının ve arazinin tamamının veya yeterli bir kısmının mülkiyetinin malzeme sahibine verilmesini isteyebilir.” düzenlemesini ihtiva etmektedir.
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.