Esas No
E. 2020/2264
Karar No
K. 2024/418
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2020/2264 Esas

KARAR NO: 2024/418

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 26/12/2019

NUMARASI: 2016/769 Esas, 2019/1044 Karar

BİRLEŞEN İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2017/531 ESAS SAYILI DOSYASI

DAVA: ALACAK (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 28/03/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirketin İstanbul Büyükşehir Belediyesinden ihale yoluyla aldığı işleri yapmak için İş Kanunu hükümleri çerçevesinde personel istihdam ettiğini, bu çerçevede müvekkili şirket bünyesinde 01/01/2014-30/06/2015 tarihleri arasında çalışan ..., yasal şartları yerine getirerek malullük, yaşlılık sigortasından aylık bağlanması için SGK'ya müracaat ettiğini ve aynı zamanda kıdem tazminatının da ödenmesini talep ettiğini, müvekkili şirketin, adı geçenin son çalıştığı iş yeri olması hasebiyle tüm yıllara ait kıdem tazminatını ödediğini, bu arada müvekkili şirketin, davalı şirketlere tekabül eden kıdem tazminatı tutarını da onlar adına ödemesi sebebiyle adı geçen işçinin davalı şirketlerde çalıştığı dönemlere ait kıdem tazminatı tutarlarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmek zaruretinin doğduğunu belirterek davanın kabulü ile fazla ödenen 10.133,51 TL kıdem tazminatı tutarının ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılar ... Ltd. Şti. ve ... Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketle davacı arasında geçerli bir asıl işveren alt işveren sözleşmesi olmadığını, ödemesi yapılan işçinin, gerçek işvereninin davacı şirket olduğu yönünde Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş emsal kararlar nazara alındığında davanın müvekkili şirketler yönünden husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketle davacı şirket arasındaki sözleşme ve sözleşmenin atıf yaptığı şartnamede, kıdem tazminatının kim tarafından ödeneceğinin ayrıca ve açıkça belirtilmediğini, ayrıca yasal mevzuat gereği ihale teklif fiyatının içerisinde yer almayan bu bedellerin, davacı şirket tarafından müvekkiline ödenmediği için müvekkili şirketin, bu tazminat türünden sorumlu olmasının düşünülemeyeceğini, yine bu şekilde çalışan işçilerin kıdem tazminatından doğan sorumluluğun, 4857 Sayılı Yasanın 112. maddesine ilave edilen hüküm ile, asıl işveren konumundaki ilgili kamu kurum kuruluşu olan davacıya yüklendiğini, işbu itirazların kabul edilmemesi halinde müvekkili şirketin sorumluluğunun, işçiyi istihdam ettiği dönemdeki brüt ücret tutarının yarısı olacağını belirterek davanın husumetten, aksi halde esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.

Davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde;görevli Mahkemenin İstanbul İş Mahkemeleri olduğunu, ayrıca zamanaşımı ve husumet itirazında bulunduklarını, dava dışı işçinin, müvekkili şirkette hiç çalışmadığını ve kıdem tazminatına konu çalışma süresinin tamamını çalıştığı son şirket olan davacı şirketten emekli olduğu için müvekkili şirketin sorumluluğu ve borcunun olmadığını, davacının, bir takım işçi alacakları yönünden sorumluluklardan kurtulmak için kendi personelini kısa dönemli periyotlar halinde başka firmalar üzerinden eleman gösterme şeklinde istihdam ettirerek işini gördürdüğünü, dava dışı işçinin, çalışma alanı, işi ve alanının tamamıyla davacıya ait olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin varlığından bahsedilemeyeceğini, aksine muvazaanın bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

BİRLEŞEN DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin yaptığı ihale sözleşmeleri kapsamında dava dışı ... 01/03/2010-30/12/2013 tarihleri arasında alt taşeron firmalarda çalıştığını ve taşeron firmalarda çalışmasına karşılık gelen 10.133,51 TL kıdem tazminatının müvekkili şirket tarafından ödendiğini, bu miktarın rücuen tahsili için İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/769 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını ve Mahkemenin alt işveren şirketlerden ... Ltd. Şti.'ye karşı dava açılması ve bu dava ile birleştirilmesi için süre verildiğini, davalının, dava dışı işçinin kendi bünyesinde çalıştığı dönemle sınırlı olmak üzere işçilik alacağından sorumlu olduğunu belirtere davanın kabulü ile, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/769 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI:

İlk derece mahkemesince, asıl dava bakımından; dava konusu olayda, davacı ile davalılar arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisinin mevcut olduğu, davacı asıl işverenin, alt işverenlerin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenlerle birlikte müteselsilen sorumlu olduğu, davacı tarafından, emeklilik sebebiyle çalışması son bulan dava dışı ... 01/03/2010-31/12/2013 dönemleri arası çalışmasına ilişkin 10.056,00 TL'nin ödendiği, buna göre davalı alt işverenler nezdinde 01/03/2010-31/12/2013 tarihleri arasında geçen toplam çalışma süresine göre davacının hak kazanacağı kıdem tazminatının hüküm kurmaya yeterli ve elverişli 09/07/2018 tarihli bilirkişi raporu ile hesap edildiği,

TBK'nun 167. maddesi gereğince kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan davacının, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan talep edebileceği, bu nedenle davalıların, dava dışı işçinin kıdem tazminatından, işçiyi çalıştırdıkları dönem itibariyle (paylarına düşen miktarın tamamından) sorumlu olduğu gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulü ile, 7.441,88 TL alacağın ödeme tarihi olan 07/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Tic. Ltd. Şti.'den; 201,14 TL alacağın ödeme tarihi olan 07/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Tic. Ltd. Şti.'den; 2.413,58 TL alacağın ödeme tarihi olan 07/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .... Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş olup birleşen dava bakımından ise; hükme esas alınan 09/07/2018 tarihli bilirkişi raporunda, dava dışı işçinin, birleşen dava davalısı nezdinde geçen çalışmalarının olduğuna dair bir bilgi ve belgeye ulaşılamadığı yönünde tespite yer verildiği, davacı vekilinin kök rapora itiraz dilekçesinde, bu kez birleşen davanın davalısı için taraflar arasında akdedilen hizmet alım sözleşmesi ile hizmet dökümünün suretlerini sunduğu, ancak söz konusu belgelerin davacı vekili tarafından HMK'nun 140/5 maddesi uyarınca verilen iki haftalık sürede sunulmadığı, bu nedenle bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde sunulmasının yasanın emredici hükmüne aykırı olduğu, davacı vekilince, delilin süresinde ileri sürülememesinin kendi kusurundan kaynaklanmadığı yönünde herhangi bir iddia ileri sürmediği gerekçeleri ile davacı tarafından ispat edilememesi sebebiyle birleşen davanın reddine dair karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davacı ve davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı şirketlerin, müvekkili şirketlerden farklı yıllarda ihale ile iş üstlenmiş firmalar olduğunu, dava dışı işçinin dosya kapsamında mevcut SGK kayıtlarında ve sözleşmelerde belirtilen tarihlerde davalı firmalar bünyesinde çalıştığını, birleşen davada, delilin sonradan ileri sürülmesi nedeniyle kabul edilmemesi, bu nedenle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava dışı işçinin çalışmış olduğu hizmet alım ihalesi neticesinde sözleşme imzalayan firmalara ilişkin bilgilerin asıl dava dosyası kapsamında mevcut olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla delilin sonradan gösterildiği varsayımında dahi söz konusu delilin sonradan ileri sürülmesinin yargılamayı geciktirmek maksadı taşımadığını, müvekkiline veya şahıslarına atfedilecek bir kusurun bulunmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde; dava dışı işçinin, müvekkili şirkette hiç çalışmadığını ve çalıştığı dönem boyunca emir ve talimatları davacı şirketten aldığını, davacı şirket tarafından dava dışı işçiye yapılan tazminat ödemesinin müvekkil şirketin savunma hakkını ihlal ettiğini, çalışma sahası, iş, talimatlar ve yönetim hakkının tamamen İ.B.B. bünyesindeki davacı şirkete ait olduğunu, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisinin mevcut olmadığını, ihale idari şartnamesinde, teklif fiyata dahil olan giderler başlığı altında işçilerin sadece aylık, yol, yemek ve giyecek ücretleri ile K.İ.K. payı ve vergilerin teklif fiyatın içerisinde olduğunun ifade edildiğini, fiyatın içerisinde işçilere ödenecek kıdem tazminatının yer almadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, hizmet alım sözleşmesi kapsamında davacı tarafından dava dışı işçiye ödenen işçilik alacağının rücuen tazmini istemine ilişkindir.Davacı tarafından dosyaya sunulan hesaplama tablosuna göre, dava dışı işçi ... 01/03/2010-31/12/2013 tarihleri arasındaki çalışmaları bakımından 10.133,51 TL kıdem tazminatının hesaplandığı, ancak sunulan dekonta göre 10.056,60 TL üzerinden ödemenin yapıldığı, söz konusu dönemin, dava dışı işçinin, davalı şirketler nezdinde çalıştığı dönemlere tekabül ettiği, davacının ise, her bir davalının, dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemle sınırlı olmak üzere ödediği bedelin rücuen tazmini amacıyla işbu davayı açtığı anlaşılmıştır.Bilirkişi tarafından sunulan 09/07/2018 tarihli raporda; dosyaya sunulan taraflar arasında akdedilen hizmet alım sözleşmelerinde, işçilik hak ve alacaklarından hangi tarafın ne oranda sorumlu olacağına ilişkin bir kayda ulaşılamadığı, nihai hukuksal değerlendirme Mahkemeye ait olmak üzere 1. seçenekte, davacı asıl işverenin dava dışı işçiye ödediği kıdem tazminatının yarısı kadar, 2. seçenekte ise, tamamı kadar alt işverenlere rücu edebileceğinin kabulü halinde hüküm altına alınmak üzere seçenekli hesaplama yapıldığı, dava dışı işçi ... 01.03.2010-31.12.2012 tarihleri arasında davalılardan .... Tic. Ltd. Şti.; 01.01.2013-31.01.2013 tarihleri arasında davalılardan ... Ltd. Şti.; 01.02.2013-31.12.2013 tarihleri arasında davalılardan ... Tic. Ltd. Şti.; 01.01.2014-30.06.2015 tarihleri arasında davacı ... Tic. A.Ş.'de işe giriş çıkışlarının yapıldığı, davalılardan ... Ltd. Şti. nezdinde geçen çalışmalarının olduğuna dair bir bilgi ve belgeye ulaşılamadığı, bu nedenle bu davalı yönünden hesaplama yapılmadığı, davacı tarafça dosyaya sunulan kıdem tazminatı hesaplama tablosunda göre, 01.03.2010-31.12.2013 dönemleri arası çalışmaya ilişkin kıdem tazminatının hesaplanarak net 10.056,00 TL'nin dava dışı işçiye 07/07/2015 tarıhinde banka yoluyla ödendiği, bu hizmet sürelerine göre, 1. seçenekte 5.066,75 TL Brüt ve 5.028,30 TL Net miktar;

2.seçenekte ise 10.133,51 TL Brüt ve 10.056,60 TL Net miktar hesaplandığı bildirilmiştir. Bilirkişi tarafından sunulan 07/01/2019 tarihli ek raporda, davacı tarafın, kök rapora itiraz dilekçesinde birleşen davanın davalısı olan ... Ltd. Şti. için taraflar arasında akdedilen 27/01/2012 tarihli hizmet alım sözleşmesi ile hizmet dökümünün suretlerini sunduğu, buna göre işbu davalı ile davacı arasında 27/01/2012 tarihinde hizmet alımına ait sözleşmenin yapıldığı ve hizmet dökümü incelemesinde dava dışı işçinin bu şirket bünyesinde 01.02.2012-31.12.2012 tarihleri arasında geçen çalışmalarının olduğu anlaşılmakla birleşen dosya davalısı olan şirket de dahil edilerek, her bir davalı alt işverenin sorumlu olduğu hizmet süreleri ile sorumluluk miktarlarının yeniden hesaplandığı, kök raporda bildirilen sonuç miktarlarda ise bir değişikliğin olmadığı görülmüştür. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanununa göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/3158 Esas 2023/3315 Karar sayılı ilamı).Dosya kapsamında yer alan, davacı ile davalılar arasında imzalanan İlaçlama Çalışmalarında Görevlendirilecek Personel Temini Hizmeti Alım İşine ait sözleşmelerin 8. maddesinde sözleşme ekleri başlığı altında 8.1. bentte, ihale dökümanının bu sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olduğu, idareyi ve yükleniciyi bağlayacağı, sözleşme hükümleri ile ihale dökümanını oluşturan belgelerdeki hükümler arasında çelişki veya farklılık olması halinde ihale dökümanlarında yer alan hükümlerin esas alınacağı, 8.2. bentte ise ihale dökümanını oluşturan belgelerin sayıldığı, bu belgelerden biri olan teknik şartnamede, işveren sıfatıyla doğabilecek tüm hukuki sorumlulukların yükleniciye ait olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalının, teklif fiyatının içeresinde işçilere ödenecek kıdem tazminatının bulunmadığına yönelik istinaf sebebi yerinde değildir. Öte yandan davalı, dava dışı işçinin emir ve talimatları davacıdan aldığını ve müvekkili şirket ile davacı şirket arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisinin mevcut olmadığını, bir başka anlatımla muvazaanın bulunduğunu ileri sürmüş ise de, taraf, kendi muvazaasına dayanamayacağından, davalının, dava dışı işçi için ödenen tazminattan sorumlu tutulmasında da bir yanlışlık yoktur. Bu hususlara yönelik davalının istinaf başvurusu yerinde değildir. Somut olayda, davacı tarafından, dava dışı işçiye ödenecek kıdem tazminatı 10.133,51 TL olarak hesaplanıp bu miktar üzerinden dava açılmış ise de dosya kapsamında yer alan dekonta göre 10.056,60 TL ödendiği anlaşılmıştır. Mahkemece, dava dışı işçinin çalışmalarının geçtiği birleşen dosya davalısı bakımından dava reddedilmesine rağmen toplamda 10.056,60 TL'nin asıl dosya davalılarından -dava dışı işçinin çalıştırıldığı dönem bakımından- tahsiline karar verilmiş ise de, dava dışı işçinin davalı ...Tic. Ltd. Şti. bünyesinde geçen çalışmaları fazla hesaplanmıştır. Şöyle ki, hükme esas alınan kök raporda, dava dışı işçinin, birleşen dosya davalısı ... Ltd. Şti. bünyesinde geçen çalışma dönemi de davalı ... Tic. Ltd. Şti. bünyesinde geçen çalışma dönemine eklenerek hesaplama yapılmıştır. Bu husus ek raporda düzeltilmiş ve doğru çalışma sürelerine göre hesaplama yapılmış ise de, Mahkemece, birleşen dosya davalısı .... Ltd. Şti. yönünden, kök rapora itiraz aşamasında sunulan hizmet alım sözleşmesi ile hizmet dökümünün HMK'nun 140/5 maddesi uyarınca süresinde sunulmaması sebebiyle asıl rapor esas alınarak karar verilmesi neticesinde bu sonuç doğmuştur. Ancak dava dışı işçinin, birleşen dosya davalısı bünyesinde çalıştığı dönem SGK'dan hizmet dökümü celbedildiğinde tespit edilebilecek bir husus olup buna göre bilirkişi ek raporunda 10.056,60 TL üzerinden davalıların sorumlu olduğu tespit edilen miktarlara göre karar verilmesi gerekirken Mahkemece, yazılı gerekçeyle söz konusu delillere itibar edilmeyerek karar tesisi doğru olmamıştır. Bu açıdan davacı vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf başvurusu yerinde olup davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin de asıl dava kapsamında sorumlu olduğu miktar yönünden istinaf başvurusunun kabulü gerekir. Açıklanan sebeplerle, davacının birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun ve asıl davada davalı ... Şti vekilin ise istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm tesisine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davacı vekilinin birleşen davaya; davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekilinin ise asıl davaya yönelik istinaf başvurularının KABULÜNE, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/769 Esas 2019/1044 Karar ve 26/12/2019 tarihli kararının HMK 353/1b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA ve yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,2-a)Asıl dava bakımından;Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, 5.028,30 TL'nin davalı ...Tic. Ltd. Şti.'den; 201,14 TL'nin davalı ... Tic. Ltd. Şti.'den; 2.413,58 TL'nin davalı ... Ltd. Şti.'den alınarak ödeme tarihi olan 07/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,

b)Birleşen dava bakımından;Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, 2.413,58 TL'nin davalı ... Ltd. Şti.'den alınarak ödeme tarihi olan 07/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,Harç ve Yargılama Giderleri; c)Asıl davada, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 522,09 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan toplam 173,06 TL harcın mahsubu ile bakiye 349,03 TL harcın kabul ret oranına göre hesaplanan (davalı .... Tic. Ltd. Şti. %65,79, davalı ... Tic. Ltd. Şti. %2,63, davalı ... Ltd. Şti. %31,58) 229,62 TL'sinin davalı ... Tic. Ltd. Şti.'den; 110,22 TL'sinin davalı ... Ltd. Şti.'den; 9,19 TL'sinin davalı ... Tic. Ltd. Şti.'den alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,d)Asıl davada, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 29,20 TL başvuru harcı ve 173,06 TL peşin harç olmak üzere toplam 202,26 TL'nin kabul ret oranına göre hesaplanan (davalı ...Tic. Ltd. Şti. %65,79, davalı ... Tic. Ltd. Şti. %2,63, davalı .... Ltd. Şti. %31,58) 133,07 TL'sinin davalı ... Tic. Ltd. Şti.'den; 63,87 TL'sinin davalı ... Ltd. Şti.'den; 5,32 TL'sinin davalı ... Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacıya ödenmesine,e)Asıl davada, davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince takdir olunan 5.028,30 TL vekalet ücretinin davalı ... Tic. Ltd. Şti.'den; 201,14 TL vekalet ücretinin davalı ... Tic. Ltd. Şti.'den; 2.413,58 TL vekalet ücretinin davalı .... Ltd. Şti.'den alınarak davacıya VERİLMESİNE,f)Birleşen davada, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 173,05 TL harcın mahsubu ile bakiye 254,55 TL harcın davalı.... Ltd. Şti.'den tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,g)Birleşen davada, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 31,40 TL başvuru harcı ve 173,05 TL peşin harç olmak üzere toplam 204,45 TL harcın davalı .... Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,h)Birleşen davada, davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince takdir olunan 2.413,58 TL vekalet ücretinin davalı .... Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,ı)Asıl ve birleşen davada, davacı tarafından yapılan toplam 1.094,90 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre hesaplanan (davalı .... Tic. Ltd. Şti. %50, davalı ... Tic. Ltd. Şti. %2, davalı ... Ltd. Şti. %24, davalı .... Ltd. Şti. %24) 547,46 TL'sinin davalı ... Tic. Ltd. Şti.'den; 262,77 TL'sinin davalı .... Ltd. Şti.'den; 21,90 TL'sinin davalı ...Tic. Ltd. Şti.'den; 262,77 TL'sinin davalı ... Ltd. Şti.'den alınarak davacıya VERİLMESİNE,i)Asıl ve birleşen davada, davalı ... Tic. Ltd. Şti., davalı ... Tic. Ltd. Şti. ve davalı ... Ltd. Şti. kendisini vekille temsil ettirmiş ise de, her bir davalının, dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemle sınırlı olarak sorumluluğuna hükmedildiğinden ve bu açıdan reddine karar verilen bir kısım bulunmadığından adı geçen davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İstinaf Giderleri Yönünden;5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davalı .... Ltd. Şti.'den tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davalı ... Tic. Ltd. Şti. tarafından peşin olarak yatırılan 128,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 299,60 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,7-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 203,00 TL istinaf harçları ve yapılan 73,50 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 276,50 TL istinaf yargılama giderinin davalı ... Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,8-Davalı .... Tic. Ltd. Şti. tarafından peşin olarak yatırılan 276,60 TL istinaf harçları ve yapılan 41,50 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 318,10 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya VERİLMESİNE,9-Karar kesinleştiğinde HMK'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b/2 bendi ile aynı yasanın 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.28/03/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog