11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/3509 E. , 2010/4053 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.05.2008 tarih ve 2007/275-2008/118 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kooperatif yönetim kurulunda muhasip üye olarak görev yapan müvekkiline genel kurullarda kararlaştırılan huzur haklarının ödenmediğini, tahsiline yönelik başlatılan takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile inkar tazminatının tahsilini talep ve dava olunmuştur. Davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının, davalı kooperatifte 2002 yılından itibaren ücretli muhasip üye olarak görev yaptığı, görev tarihinden 2005 yılına kadar toplam 6.000 YTL alacağının olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1.Dava, huzur hakkının tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, bir kimsenin umumi vekil olması müvekkilin talimatı olmadan bütün davaları takip etme zorunluluğunu ona yüklemez.İcra takibine maruz kalan borçlu vekil aracılığı ile icra takibine itiraz etmiş olsa dahi itiraz üzerine duran icra takibine devam etmek için alacaklı tarafından açılan itirazın iptali davası bakımından borçlunun itiraz aşamasında tayin ettiği avukatın itirazın iptali davası içinde yetkili olup olmadığı davanın açıldığı sırada belli olmadığından itirazın iptali davasına ilişkin dava dilekçesinin vekile değil usulüne uygun biçimde asile tebliği zorunludur. Somut olaya gelince, dava dosyasına vekaletname ibraz etmeyen itirazın iptali davasını takip konusunda yetkilendirdiği belli olmayan, icra takip dosyasına itiraz dilekçesi veren avukata yapılan tebligatla taraf teşkilinin usulen sağlandığından sözetme olanağı bulunmamaktadır. Bu itibarla, mahkemece, davalı borçluya usulen tebligat yapılıp taraf teşkili sağlanmadan doğrudan işin esasına girilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2.Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.