Esas No
E. 2023/10730
Karar No
K. 2023/11710
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2023/10730 E.  ,  2023/11710 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI: 2020/118 E., 2023/82 K.
KARAR: Kısmen Kabul

Taraflar arasında Mahkemede görülen trafik kazası nedeniyle vefat eden Emekli Sandığı iştirakçisinin hak sahiplerine bağlanan yetim aylıklarının yasal faizi ile birlikte ve bağlanan aylığın peşin değerli gelirinin tahsili istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın davalı ... yönünden reddine, diğer davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararının davacı kurum vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

1.Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde; Kurum sigortalısı emekli sandığı iştirakçisi ...'in 13.03.2008 tarihinde davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka nolu araçta yolcu konumunda iken meydana gelen kazada vefat etmesi nedeniyle Kurum tarafından hak sahiplerine dul ve yetim aylığı bağlandığı, bu kapsamda 15.03.2006-19.09.2007 tarihleri arasında işlemiş faizleriyle toplam 11.904,39 TL aylık ödendiğini, trafik kazası ile ilgili Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin E.2006/315 - sayılı dosyası ile açıları kamu davasının yargılaması esnasında tanzim edilen 27.03.2007 tarihli kusur bilirkişi raporu ile olayın meydana gelmesinde davalı ...'in tam kusurlu olduğunun belirlendiği belirtilerek ilk peşin değerli gelirler açısından 15.000 TL, ödenen aylıklar yönünden ise dava tarihine kadar işlemiş faizleri ile birlikte 11.904,39 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketi açısından poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı Kurum vekili Dairemiz bozma kararından sonra 09.01.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile aylıklar yönünden 11.904,39 TL tutarındaki talebini 33.406,05 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP

1.Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.

2.Davalı ... vekili davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 09/10/2018 tarihli ve 2015/83 E. 2018/449 K. sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı

1.Mahkeme kararına karşı davacı Kurum vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 04.03.2020 tarihli ve 2019/4238 E. 2020/1951 K. sayılı ilamında"... Somut olayda, Emekli Sandığı'nın iştirakçisinin uğradığı zarar nedeniyle zarar verenlere yönelttiği davanın destekten yoksun kalma tazminatı davası niteliğinde bulunduğu, bu dava sonucu tazminat alınırsa ne kadarının rücu hakkı kapsamında Sandık tarafından alınacağının 5434 sayılı Kanun'un 129 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında öngörülmesi karşısında; Mahkemece öncelikle hak sahipleri tarafından açılmış bir dava bulunup bulunmadığı araştırılması ve sonucuna göre yukarıda belirtilen yasal düzenlemelere uygun şekilde bir hesap raporu aldırılması suretiyle, değerlendirme yapılması gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme neticesi yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının davasının kısmen kabulü ile 32.575,78 TL alacak ile bu alacağa ödeme tarihinden dava tarihine kadar işletilen 830,27 TL faiz alacağının davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine, 32.575,78 TL alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davacının PSD talebinin reddine, davalı ...'ya (... Sigorta) karşı açılan davanın reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı SGK vekili ile davalı ...

vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulünün hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili,kusur oranını kabul etmediklerini,hesap raporunun denetime elverişli olmadığından bahisle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle vefat eden Emekli Sandığı iştirakçisinin hak sahiplerine bağlanan yetim aylıklarının yasal faizi ile birlikte ve bağlanan aylığın peşin değerli gelirinin tahsili istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi gereğince Hukuk Usululü Muhakemeleri Kanunun 427 inci maddesi ile

2.5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun 129 uncu maddesi hükümleridir.

3.Değerlendirme

Dava trafik kazası nedeniyle vefat eden Emekli Sandığı iştirakçisinin hak sahiplerine bağlanan yetim aylıklarının yasal faizi ile birlikte ve bağlanan aylığın peşin değerli gelirinin tahsili istemine ilişkin olup davanın kabulüne ilişkin hükmün dairemizin 04.03.2020 tarihli ilamı ile bozulmuş bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde 09.01.2023 tarihli ıslah dilekçesi ıslah dilekçesi de gözetilip yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir. Islah kurumu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun ise 176 ncı ve devamı maddelerinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Islah, davacı veya davalının, iddianın ve savunmanın değiştirilmesi yasağı kapsamındaki usul işlemlerini, karşı tarafın iznine ve hâkimin onayına bağlı olmaksızın belli kurallar çerçevesinde bir defaya mahsus olmak üzere düzeltmesini sağlayan bir usul hukuku kurumudur.

Bilindiği üzere, usul hukuku alanında geçerli olan temel ilke, yargılamaya ilişkin kanun hükümlerinin derhal yürürlüğe girmesidir. Bu ilkenin benimsenmesinin nedeni ise usul hükümlerinin kamu düzeni ile yakından ilgili olmasıdır. Nitekim 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nin “zaman bakımından uygulanma” başlığını taşıyan 448 inci maddesi; “Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır.” hükmünü içermektedir. Mahkeme karar tarihi itibari ile 04.02.1948 tarihli ve 1944/10 Esas, 1948/3 Karar ve 06.05.2016 tarihli ve 2015/1 Esas, 2016/1 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararlarında da belirtildiği üzere bozmadan sonra ıslah yapılmasının mümkün olmadığı ve bu içtihadın değiştirilmesine gerek bulunmadığı kabul edilmiş olduğundan, bozma ilamından sonra yapılan ıslah geçerli olmayacaktır.

Diğer taraftan, 6100 sayılı HMK'nin 177 nci maddesine 22.07.2020 tarihinde 7251 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi ile eklenen fıkra ile bozmadan sonra da ıslah yapılabilmesinin önü açılmıştır. Buna göre; "Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya mahkemeye gönderildiğinde, mahkemenin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz."

Yapılan değişiklik ile kural olarak bozma ilamından sonra mahkemede tahkikat ile ilgili bir işlem yapılması halinde iş bu tahkikat bitinceye kadar ıslah yapılması mümkün hale getirilirken iş bu kuralın istinası ise yapılacak ıslah ile bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durumun ortadan kaldırılamayacağıdır.

Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, davacı Kurum vekilinin dava dilekçesi ile ilk peşin değerli gelirler açısından 15.000 TL, ödenen aylıklar yönünden ise dava tarihine kadar işlemiş faizleri ile birlikte 11.904,39 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen(sigorta şirketi açısından poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) tahsiline karar verilmesini talep ettiği,bozma sonrasında ise 09.01.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile ıslah talebinde bulunarak ödenen aylıklar yönünden 11.904,39 TL tutarındaki talebini 33.406,05 TL'ye artırdığı ve mahkemece ıslah talebi dikkate alınarak karar verildiği anlaşılmış ise de, bozma kararına uyulmakla birlikte artık ortaya çıkan hukuki durumun ortadan kaldırılamayacağı gerekçesiyle ıslah dikkate alınmaksızın ilk hüküm gibi karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,

22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.