Esas No
E. 2023/5773
Karar No
K. 2023/8438
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2023/5773 E.  ,  2023/8438 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2018/1832 D.İş, 2018/898 K.
HÜKÜM/KARAR: Davalının itirazının reddine
SAYISI: K-2017/56430

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 30.07.2013 tarihinde davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile sigortalı aracın, davacının sürücüsü olduğu araçla karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacı sürücünün yaralanarak %19 oranında malul kaldığını, davalıya yapılan başvuruya cevap verilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 20.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 08.11.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 93.293,73 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkiline yaptığı başvuruda sunduğu ... ... Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesinin 07.08.2014 tarihli raporunda belirlenen %4.3 maluliyet oranı, tam kusur ve TRH 2010 Yaşam Tablosu üzerinden yapılan hesaplama sonucu 16.10.2014 tarihinde 13.300,48 TL ödendiğini, müvekkilinin ibra edildiğini, 2 yıl hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacının sunduğu raporda belirlenen oranı kabul etmediklerini, yeni bir rapor alınması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında ibraname örneğinin bulunmadığı, bu nedenle 2918 ... Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 ... Kanun) 111 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmünün uygulanamayacağı, davalı tarafından ödemeye esas alınan 07.08.2014 tarihli rapordaki bulguların dış merkezleri epikriz bilgilerine göre hazırlandığı, herhangi bir radyolojik inceleme yapılmadığı, davacının sunduğu raporun ise daha yeni tarihli olduğu, yeniden rapor alınmasına gerek duyulmadığı, davalının hesap yöntemine yönelik itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 93.203,73 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 03.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri

Davalı vekili itiraz dilekçesinde; maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacının müvekkiline yaptığı başvuruda sunduğu 07.08.2014 tarihli ve %4.3 oranlı rapora göre tazminatın ödendiğini, iki farklı maluliyet raporu bulunduğunu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik uyarınca yeni bir rapor alınması gerektiğini, tam vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaza tarihi 30.07.2013 tarihli olup itiraz dilekçesinde belirtilen yönetmelik hükümlerine göre rapor istenmesinin yerinde olmadığı, davacının sunduğu raporu düzenleyen hastanenin yetkili hastanelerden olup oranın yüksek olduğu ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeniden rapor alınmasına yönelik itirazın yerinde bulunmadığı, tam vekalet ücreti takdirinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalının itirazının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Hayatı kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebepler ile ... kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacının sürücüsü olduğu araçla karıştığı 30.07.2013 tarihli çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

6100... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 ... Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 ... Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 ... Sigortacılık Kanunu'nun (5684 ... Kanun) 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3.Değerlendirme

1.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.

Somut olayda; davalının yaptığı ödemeye esas alınan ve ... ... Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen raporda davacının maluliyet oranı kaza tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre %4.3 olarak belirlenmiştir. Davacının eldeki davaya sunduğu Dokuz Eylül Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesince aynı yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 28.11.2016 tarihli raporda ise maluliyet oranı %19.2 olarak belirlenmiştir. Davacının sunduğu rapor kullanılan cetvel bakımından usule uygundur. Ancak her iki rapor arasında maluliyet oranları bakımından fahiş fark bulunmakla birlikte bu farklılığın zaman içinde artan maluliyet oranı veya gelişen yeni bir durum olup olmadığı konusunda bir belirleme bulunmamaktadır. İtiraz Hakem Heyetince yapılan yargılama eksik incelemeye dayalıdır.

Davacıya %4.3 iş göremezlik oranı üzerinden tazminat ödemesi yapan davalının hukuki durumunun, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca alınacak yeni bir raporda, artan maluliyet ile gelişen durum olup olmadığı sorunu çözüldükten sonra değerlendirilmesi gerekir. Gelişen durumun varlığı hâlinde gelişen durum yönünden yeniden dava açılabilmesi mümkündür. Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği hâlde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir.

Trafik kazası sonucu yaralanmalar nedeni ile ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise artık “gelişen durum” ve dolayısıyla gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler söz konusu olmaktadır. Böyle hâllerde zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş sayılamaz. Gelişen durumun söz konusu olup olmadığı her olaya özgü olarak dosyaya sunulan delillere göre belirlenir.

Bu itibarla; davacıdaki yaralanmanın hangi tarihli tedaviyle tamamen iyileştiği, iyileşme sonrası aynı yaralanma nedeniyle gelişen bir durumun bulunup bulunmadığı, varsa gelişen durumun hangi tarihte sona erdiği kesin olarak belirlenmelidir. Çünkü tedavinin ne zaman sona erdiği ve sürekli iş göremezlik oranının hangi tarihte kesin olarak belirlenebilir hâle geldiği, gerçek zararın tespiti açısından önemlidir.

İtiraz Hakem Heyetince; kaza sonrası tüm tedavi belgeleri getirtilerek davacının %4.3 oranında sürekli iş göremezliğini belirleyen rapor, davacının dosyaya sunduğu 28.11.2016 tarihli sağlık kurulu raporu ile karşılaştırılarak ilk rapor ile sonraki rapor arasında maluliyet oranının belirlenmesine etki eden fiziksel ve fonksiyonel arazlarda zaman içinde gelişim olup olmadığını belirlemeye elverişli, yeni bir sağlık kurulu raporu alınmalıdır. Söz konusu rapor, oluşturulacak farklı bir uzman doktor heyetince, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak ve bizzat muayene edilerek düzenlenmelidir.

Açıklanan nedenlerle; davacıdaki yaralanmanın gelişen durum olup olmadığı ve davaya konu kaza nedeniyle davacının artan maluliyetinin bulunup bulunmadığı hususlarında gerekçeli, denetime elverişli ve kaza ile illiyet bağının kurulduğu yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

2.5684 ... Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16 ncı maddesinin (13) numaralı fıkrası ve AAÜT’nin 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

VI. KARAR

Değerlendirme bölümünün (1) ve (2) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

03.07.2023 tarihinde Başkan ... ve Üye ...'nin karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. K A R Ş I O Y

Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiş, karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

Davalı vekilinin temyizi üzerine kararın yeni bir maluliyet raporu alınması ve vekalet ücreti yönünden davalı yararına bozulmasına karar verilmiş olup sayın çoğunluğun bu konudaki görüş ve kararına katılmıyorum.

Şöyle ki, somut olayda 30.07.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/12038 soruşturma numaralı dosyasında davacının davalı araç sürücüsü ile 5271 ... Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 ... Kanun) 253 üncü maddesi kapsamında uzlaşıldığı, Cumhuriyet Başsavcılığınca araç sürücüsü hakkında uzlaşma nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.

5271... Kanun'un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (17 ve (19) numaralı bentlerine göre uzlaşmanın sağlanması hâlinde davacının soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açma ... ortadan kalkar. Uzlaşma tutanağı da ilam mahiyetinde olacağından aksinin aynı kuvvetteki belge ile ispatlanması gerekir.

6098... Türk Borçlar Kanunu'nun 166 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında alacaklının, borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesinin diğer borçluları da ibra edilen iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtaracağı düzenlenmiştir. İbranın diğer müteselsil borçlulara etkisine ilişkin bu özel hükümle alacaklının sadece bir borçluyu ibra etmesi üzerine, ibra ettiği borçlunun iç ilişkideki payı kadar, diğer borçlulara karşı da alacak hakkını kaybedeceği hükme bağlanmıştır.

Dairenin geri çevirmesi üzerine soruşturma dosyasının imha edilmesi nedeniyle uzlaşma raporu temin edilememiş ise de uzlaşmanın varlığı Cumhuriyet Başsavcılığının kararıyla sabit olup, uzlaşma sonucu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağının kabulü ile davacının tazminat talebinin tümden reddine karar verilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle uzlaşma nedeniyle davanın reddi gerektiği şeklinde kararın bozulması düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüş ve kararına katılamıyoruz.

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.