3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava dilekçesinde özetle; Şirketin muhasebe ve finans sorumlusu olarak çalışan ... şirket adına düzenlediği sahte Kurumsal İnternet Bankacılığı Başvuru Formu ile şirketin bilgisi olmaksızın kurumsal internet bankacılığı sistemini aktif hale geçirdiği, ... sahte olarak düzenlediği talimatları kullanarak ve internet bankacılığının şirket hesaplarından değişik tarihlerde 256. 459.93-TL hırsızlamıştır. İnternet bankacılığına açılan ve sahte talimatlarla işlem yapılan hesap ... Bankası A.Ş ... Şubesine ait ... no.lu hesap olduğu, Sahte Kurumsal İnternet Bankacılığı Başvuru Formu incelendiğinde, ...” ın kendisine tam yetki aldığının görüldüğünü bu belge ile internet bankacılığı aktif hale getirilirken banka tarafından şirket yetkililerinden onay alınmadığı gibi bilgi de verilmiş olmadığını, başvuru ve talimatlar ekinde imza sirküleri bulunmadığını, şirketin usulsüz işlemlerden dolayı kusuru bulunmamaktadır. ... ile ilgili yapılan şikayet neticesinde İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası ile hizmet nedeni ile görevi kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik isnatları ile kamu davası açıldığını, yapılan bilirkişi incelemesinde kaşe altındaki yazıların ...'a ait olduğu kaşe üstündeki imzaların şirket yetkililerine ait olmadığı tespit edildiğini, somut olayda bankanın sorumlu olduğunun Yargıtay kararları ile sabit olduğunu, açıklanan nedenlerle internet bankacılığı kullanılmak suretiyle sahte olarak düzenlenen havale talimatlarına istinaden şirket hesaplarından hırsızlanan 256.459.93-TL nin hırsızlandığı tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tam kusurlu davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
Cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket davalı bankanın müşterisi olup hesap açılış tarihi 05.05.2005 tarihi olduğu, banka uygulamalarına göre Kurumsal İnternet Bankacılığı şifresi verilmesi öncesi, imza sirküleri kontrolü yapılması ve müşterinin Ticari Müşteri Sözleşmesi olması , başvuru formunun alınması müşterinin imza sirkülerinin güncel olarak alınması ve taranması tarihi 09.07.2015 tir. Ticaret Sicil Gazetesi de 14.12.2015 tarihinde sisteme tarandığını, bankada davacı yana ait 10.09.2013 tarihli sirküler ve 26.04.2011, 21.04.2015 tarihli vekaletnameler mevcut olduğunu, 04.04.2011 tarihinde | versiyon Ticari Müşteri sözleşmesi, 14.12.2013 tarihinde 18 versiyon Ticari Müşteri Sözleşmesi alınmış olup işlemlerin gerçekleşmesi esnasında bu sözleşmeler kullanıldığını, banka uygulamalarında müşterilerden evraklar alınarak taranmakta her işlem için tekrar evrakın yeniden talep edilmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı şirketin gün içinde yaptığı tüm işlemlerde sistem üzerinden kontrollerin gerçekleştirildiğini, davacı şirket yetkililerinden her işlem için evrak istenmemesinin nedeni, davalı bankada sirkülerin bulunması kontrollerin sistemsel olarak yapılması olduğunu, sirkülerde değişiklik olması halinde müşterilerin şubeye bilgi vermesi ve güncel evraklarını teslim etmesinin beklendiğini, dolayısıyla davacının iddia ettiğinin aksine ... tarafından bankaya Kurumsal İnternet Bankacılığı başvurusu yapılması esnasında bankanın imza sirküleri isteme yede davacı şirkete haber vermesi yada onay alması gibi bir zorunluluğu bulunmadığını, davacı yanın bilgisi dışında aktif hale getirildiğini iddia ettiği kurumsal internet bankacılığı hesabından yalnızca ...'a ait hesaba değil şirket alacaklılarının hesaplarında para transfer işlemleri gerçekleştirildiğini, daha önce bu işlemler ıslak imzalı talimatlarla şubeden yapıldığında masraf alınacak olması nedeniyle firma internetten işlem yapmaya başladığını, şirket önceden talimatla ıslak imza ve kaşeli olarak yaptığı işlemleri sonrasında hiç talimat yazmadığını fark edip ödemelerin talimat olmadan nasıl yapıldığını hiç mi sorgulamadığını, firma hesaplarını vekaleten kullanan ... her gün davalı bankanın şubesinden 2-3 kez hesap cüzdanlarını yazdırdığını, hesap cüzdanlarında işlemlerin internetten yapıldığını, ... kendi hesabından da şirket hesabına para aktarmıştır. 09.10.2015 tarihinde firma hesabına para girişi bulunmaktadır. ... şubeden bankanın çağrı merkezi olan ... numaralı telefonu aramış hem kredi kartı hemde ATM kartını iptal ettirirken dahi şifresinin ... olduğunu sözlü olarak ifade ettiğini, firma bankanın kendisini zarara uğrattığını ifade etmesine ve bankaya dava açmasına rağmen hala hesaplarını aktif olarak kullanmakta ve kurumsal internet bankacılığı üzerinden işlemler yapmaya devam etmekte olduğunu, 20.12.2016 tarihinde internet bankacılığı tanımlama işlemi gerçekleştirilmiş ve firmadan faaliyet belgesi talep edildiğini, şirket yetkililerinin kurumsal internet bankacılığı hesabının aktif hale getirildiğinden haberdar olmadığı şeklindeki beyanları kesinlikle gerçeği yansıtmadığını, İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasından yapılan bilirkişi incelemesinde imzaların davacı şirket yetkililerine ait olmadığı tespit edilmiş isede ceza mahkemesi nezdinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporuyla hukuk mahkemesi bağlı olmadığını, ... tarafından düzenlendiği iddia olunan belgelerdeki imzalarla ciddi manada benzerlik gösterdiği ortada olduğunu, İmzaların kandırma kabiliyeti bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir.
DELİLLER
İzmir CBS'ye yazılan müzekkereye cevap verildiği, İzmir ... ASCM'nin ... Esas sayılı dosyasına yazılan müzekkere cevabı, İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesi raporu, bankacı bilirkişi ... raporu, Bayraklı ilçe nüfus müdürlüğü ve yapı kredi bankası cevabi yazıları ve eklerinde evrak asıllarının dosyaya kazandırıldığı ve mahkememizin emanet kasasına alındığı, feri müdahilin usulüne uygun imza örneklerinin alındığı ve yine Mahkememiz emanet kasasında saklandığı görülmüştür.
İzmir ... ASCM'nin ... E. ve ...
K. Sayılı dosyasının incelenmesinde;
İzmir CBS'nin 20158/251142 sayılı iddianamesi içeriğinde sanıklar ..., ... ve ... hakkında hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçundan kamu davası açıldığı, suç tarihinin 2012-2015 yılları arasında olduğu Mahkemesince sanık ... hakkında her yıl için yani 2012-2013-2014 ve 2015 yılları olmak üzere ayrı ayrı 2 yıl 1'er ay hapis cezası ve 3.750,00 'şer TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve ayrıca özel belgede sahtecilik suçundan ise 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın sanık müdaafince istinaf kanun yoluna götürüldüğü, İzmir BAM ... Ceza Dairesinin 01/10/2020 tarihli, ... E. ve ...
K. Sayılı ilamı ile sanık ...
hakkında sanığın Mahkememiz davacısı şirkette ön muhasebecilik yaptığı dönem içerisinde banka hesap ekstreleri, bu hesaplar arasında yapılan havale trafiğine dair bilirkişi raporu, müşteki adına atılmış olan imzaların müşteki imzası ile taklit edilmek sureti ile atılmış imzalar olduğu, kurumsal internet bankacılığı başvuru formundaki müşteki adına yazıldığı el yazısının sanık ... eli ürünü olduğuna ilişkin 30/06/2016 tarihli adli tıp uzmanı bilirkişi raporu ve diğer bilirkişi raporları nazara alınmak sureti ile sanık ...'in şirket hesabına girerek değişik tarihlerde toplam 256.459,93 TL'nin havale edildiği ayrıca 549.327,50 TL'nin nakit olarak hesabına yatırıldığı gerekçesi ile sanık hakkında zincirleme şekilde hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçundan 5 yıl hapis ve yüz bin gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, özel belgede sahtecilik suçundan ilk derece Mahkemesince verilen Mahkumiyet hükmünün ise onandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce ceza dosyasına konu uyuşmazlık yönünden ...'e ait imza incelemelerinin yapıldığı anlaşılmakla dosya bankacı bilirkişi ...'e tevdi edilmiş adı geçen bilirkişi tarafından hazırlanan 18/05/2021 tarihli rapor dosyaya kazandırılmıştır.
Raporun incelenmesinde özetle; hem davacı yanın hem de davalı yanın banka çalışanı konumundaki ... yönünden yapılan bankacılık işlemleri bakımından bir takım ihmal ve kusurlarının bulunduğu ancak oranın takdirinin Mahkemeye bırakıldığı belirtilmekle birlikte 23/09/2013-09/12/2015 tarihleri arasında davacı yanın davalı bankanın ... şubesi nezdindeki ... nolu hesabından banka çalışanı ... tarafından 804130,19 nolu hesaba aktarılan toplam tutarın 256.459,13 TL olduğu, bunlardan bir kısmının interne bankacılığı aracılığı ile bir kısmın ise firma antentli kaşe ve yazılı ve imzalı talimatlarla yapıldığının anlaşıldığı yönünde görüş ve kanaat belirtişmiştir.
Birikişi tarafından dosyaya kazandırılan raporun ek 1 tablo halinde belirtilen 23/09/2013-14/01/2015 tarihleri arası yazı ve imzalar yönünden ceza mahkemesinde herhangi bir inceleme yapılmadığının tespiti üzerine adı geçen ... yazı ve imza örnekleri dosyaya celb edilmekle tevdi üzerine İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesince düzenlenen 17/02/2023 havale tarihli ATK raporda ise inceleme konu belgelerdeki atılı imzalar ile ... imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği, inceleme konusu belgelerde daksil ile kapatılarak üstü yazılan yazılar ile ...'in yazıları arasında ise yazıların kuvvet ve muhtemel ... eli ürünü olduğu, inceleme konusu belgelerdeki diğer yazıların ise ... eli ürünü olduğu yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür.
Yukarıda belirtilen şekilde imza incelemesi neticesinde oluşan durum göz önüne alınmakla dosya yeniden önceki rapor sunan bilirkişiye tevdi yönünde 13/09/2023 tarihli duruşmada verilen ara karar kapsamında bankacı bilirkişiden ek rapor alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Yapılan inceleme neticesinde; davacı şirkete ait internet bankacılığı sisteminin sahte olarak düzenlenen kurumsal internet bankacılığı başvuru formuna istinaden kullanılıp kullanılmadığı, kullanılmış ise davacı şirket hesabından sahte talimatlar kullanmak suretiyle 256.459,93.-TL nin şirketin finans sorumlusu ... tarafından kendi hesabına geçirilip geçirilmediği, geçirilmiş ise davalı bankanın sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davacının davalıdan kendi hesaplarından çekilen söz konusu parayı davalıdan talep edip edemeyeceği noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık esasen davacı yan hesabından yersiz olarak yapılan hesaptan çıkış tutarlarının davacıya iadesine yönelik olduğundan öncelikli olarak hangi işlemleri kapsadığı sonrasında yapılan işlemlerin ne miktara karşılık geldiği tespiti sonrası işlemlerin davacının talimatı yahut bilgisi dahilinde olup olmadığı ve bu anlamda davalı yan yönünden atfedilen sorumluluğun gerçekleşip gerçekleşmediğine yönelik olduğundan işin maddi vakıasının İzmir .... ASCM'nin ... esas ve ... karar sayılı dosyasında tespit edildiğinden söz konusu maddi vakıada kesinleşmiş ceza kararı ile ortada olduğundan uyuşmazlık dönemine yönelik davacının hesabından çıkan toplam 256.459,93 TL yönünden ön muhasebe sorumlusu ... tarafından yapılan davranışların tespit ve değerlendirilmesine yönelik ceza dosyasında yapılan değerlendirmeler Mahkememizce de benimsenmiş, her ne kadar ceza dosyasında alınan fizik ihtisas raporunda bir kısım belgeler yönünden imza ve yazı incelemesi yapılmış ise de diğer belgeler yönünden yazı ve imzanın Mahkememizce incelenmesine yönelik eksikliğin giderildiği ve dolayısıyla ... tarafından uyuşmazlık dönemine yönelik işlem yapıldığı anlaşılmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; İnternet bankacılığı kullanılmak suretiyle ve havale olarak davacının davalı yanın İzmir sanayi sitesi şubesindeki ... nolu hesabından ...'ın ... nolu hesabına aktarılan 23/09/2013-09/12/2015 tarihleri arası 256.459,93 TL'lik işlemler taraflar arasındaki 04/07/2007 ve 18/12/2015 düzenleme tarihli ticari müşteri sözleşmeleri döneminde gerçekleştiği, ...'in davalının belirtilen sanayi sitesi şubesinde ön muhasebe sorumlusu olarak görev yaptığı, davacı tarafın ticari iş ve işlemlerinde kullandığı bu hesaptan ilişki içinde bulunduğu firmalara yapılan havalelerin şifresi ... tarafından bilinen ve işlemleri ... tarafından yapılan bankacılık muhasebe işlemleri ile yerine getirildiği, bunun davacı yan yönünden bilindiği, söz konusu internet bankacılığı işlemlerin yanı sıra yine davacının ticari münasebette bulunduğu şahıslar yönünden davacının yetkilisinin ve diğer ortaklarının kasan nakit çekimi, nakit yatırımı, post işlemi, çeşitli fatura ve vergi ödeme işlemleri gibi bankacılık işlemleri yönünden tüm kontrolün ...'a bırakıldığı ve davacı yan yönünden gerekli denetim ve kontrolün yapılmadığı anlaşılmakla bahse konu transfer dönemine yönelik zarar bakımından davacı şirketin elbetteki ihmalinin ve bunun karşılığında karşılanılması gereken sorumluluğunun bulunduğu, bunun yanında bankanın da bankacılık uygulama mevzuatı gereği banka personeli tarafından firma yetkililerine imzalatmak suretiyle kişiye özel şifresinin ... tarafından kullanılmasına yönelik yapılması gereken prosedüre uyulmadığı, ... haricinde bu işlemlerin kontrolünün diğer banka personeli yada bankacılık sistemi üzerinden denetlenmediği, yapılan talimat ile ilgili olarak davacının yetkililerinden teyit almadan işlem yapıldığı, bu anlamda adam çalıştıran sıfatına sahip olan davalı bankanın da elbette ihmalinin ve bunun karşılığında davacının bulunan zarara yönelik sorumluluğunun bulunduğu göz önüne alındığında belirtilen tarih aralığı döneme yönelik davacı nezdinde oluşan toplam zarardan somut uyuşmazlık yönünden her iki tarafın da eşit derecede kusurlu oldukları ve davanın temelinde haksız fiil çerçevesinde açıldığı anlaşılmakla davacının toplam zararından davalı yanın yarı oranda sorumlu olması gerektiği kanaatine varılmış davacı tarafından yapılan yersiz işlemlere sebebiyet veren ... alındığı ve bu zararın giderilmesine yönelik takibe konulduğu anlaşılan İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında yapılacak tahsilatların da davacıyı sebepsiz zenginleştirmesine neden olmasının önüne geçmek amacıyla söz konusu icra dosyasındaki senet ile tahsile tekerrür olmamak kaydı ile davacı zararının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair davanın kısmen kabulü yönünde değerlendirme yapılarak mahkememizce somut uyuşmazlıkta resen müterafik kusur indirimi yapıldığından davalı yararına vekalet ücretin hükmedilmediği gibi yargılama giderlerinin tamamı davalıya yükletilmekle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1.Davanın KISMEN KABULÜ ile İzmir ... İcra müd.... esas sayılı dosya konusu senet ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takdiren 128.229,965 TL'nin ; - 7.500,00 TL'sinin 23/09/2013 tarihinden, 4.000,00 TL'sinin 05/12/2013 tarihinden, 7.500,00 TL'sinin 26/12/2013 tarihinden, 5.000,00 TL'sinin 31/01/2014 tarihinden, 2.500,00 TL'sinin 29/04/2014 tarihinden, 5.000,00 TL'sinin 15/09/2014 tarihinden, 10.000,00 TL'sinin 24/11/2014 tarihinden, 2.500,00 TL'sinin 14/01/2015 tarihinden, 4.000,00 TL'sinin 12/02/2015 tarihinden, 1.500,00 TL'sinin 17/02/2015 tarihinden, 2.500,00 TL'sinin 27/02/2015 tarihinden, 7.000,00 TL'sinin 09/03/2015 tarihinden,, 7.626,96 TL'sinin 19/03/2015 tarihinden, 1.250,00 TL'sinin 10/04/2015 tarihinden, 20.000,00 TL'sinin 12/06/2015 tarihinden, 1.250,00 TL'sinin 15/07/2015 tarihinden, 2.853,00 TL'sinin 20/07/2015 tarihinden, 2.000,00 TL'sinin 19/08/2015 tarihinden, 1.000,00 TL'sinin 23/09/2015 tarihinden, 10.000,00 TL'sinin 30/09/2015 tarihinden, 750,00 TL'sinin 09/11/2015 tarihinden, 2.500,00 TL'sinin 10/11/2015 tarihinden, 15.000,00 TL'sinin 07/12/2015 tarihinden ve 5.000,00 TL'sinin 09/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, - Fazlaya ilişkin talebin reddine,
2.Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 8.759,38 TL karar ve ilam harcından evvelce alınan 4.379,70 TL peşin harcın mahsubu ile hazineye irad kaydına, bakiye 4.379,68 TL karar ve ilam harcının DAVALIDAN TAHSİLİ HAZİNEYE İRAD KAYDINA, söz konusu tutar ile ilgili 492 sayılı harçlar kanunu 28. Madde uyarınca kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde tahsil harç müzekkeresi düzenlenmesine,
3.Davacı tarafından yatırılan 4.408,90 TL (4.379,70 TL peşin harç ile 29,20 TL başvuru harcından oluşan) ile gider avansından kullanılan (tebligat ücreti, posta masrafı ve bilirkişi ücretinden oluşan) 7.905,40 TL'den oluşan toplam 12.314,30 TL yargılama giderinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
4.Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE,
5.Davalı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, tutarın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVALI TARAFA İADESİNE,
6.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince kabul tutarı üzerinden hesaplanan 20.516,79 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
7.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise de resen yapılan müterafik kusur indirimi göz önüne alındığında reddedilen kısma ilişkin DAVALI YARARINA VEKALET ÜCRETİ TAKDİRİNE YER OLMADIĞINA,
8.Dosya arasına alınan evrak asıllarının ilgili birimlere kararın kesinleşmesinden sonra İADESİNE,
9.Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı feri müdahilin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 13/03/2024 Katip...
(e-imzalıdır)
Hakim...
(e-imzalıdır)