10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA:
Davacı vekili 09/10/2023 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalının müvekkilden yemek alım talebinde bulunduğunu, anlaşma dahilinde davalıya düzenli yemek dağıtımı yapılarak faturalar düzenlendiğini, faturalara itiraz edilmediğini ancak borcun ödenmediğini, bu nedenle takip başlatıldığını ancak davalının takibe itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalı itirazının haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilin kısa süreliğine deneme amaçlı yemek dağıtımı yapılması, memnun kalınması halinde devam edileceği konusunda davalı ile anlaştığını, bu kapsamda davacının 15-20 günlük yemek dağıtımı gerçekleştirdiği ve ödemelerin kendisine yapıldığını, yemeklerin kalitesiz olması nedeniyle çalışılmak istenmediği hususunun davacıya bildirildiğini, bu aşamadan sonra davacıdan yemek alınmadığını ancak fatura düzenlemeye devam edildiğini, fatura iptallerinin davacıdan talep edildiğini ancak iptal işleminin yapılmadığını, ayrıca faturaların tam olarak hangi hizmete ilişkin olduğu, bedellerin neye göre belirlendiği gibi hususların bilinmediğini, yemek dağıtımının yapıldığını gösterir sevk irsaliyesi teslim belgesi gibi evrakların dosyaya sunulması gerektiğini, ortada alınan bir hizmetin olmaması nedeniyle davacıya borç bulunmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davanın reddini , %20'den az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, faturaya dayalı -----. İcra Dairesinin----- Esas sayılı ilamsız takip dosyasına yapılan itirazın iptali davasıdır.11/01/2024 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir uzman bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 10/03/2024 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Her iki ticari defterlerde yer alan kayıtlar birbiri ile uyuşması halinde ticari defterler, içeriğine göre delil vasfına sahip olabilecektir. Eldeki dava incelendiğinde taraflar arasında ticari ilişki olduğu ihtilafsız olup davalı tarafından ürünlerin ayıplı olması nedeniyle indirim yapılması gerektiği iddiası ileri sürülmüştür. TMK 6 ve 6100 sayılı HMK'nın 190.maddesi uyarınca ürünlerin ayıplı olduğunu ispat külfeti davalı üzerindendir. Davalının bu iddialarını yazılı delille kanıtlayamadığı ve bu yönde herhangi bir delil sunmadığından itirazları yerinde görülmemiştir.Taraf ticari defterlerinin incelenmesi için alınan 10.03.2024 tarihli raporda davacı kayıtlarına göre davalının 6.455,70 TL borçlu göründüğü anlaşılmıştır.Bilirkişi raporunda fiyat farkı ve vade farkı kaynaklı alacağın istenebilir olmadığı tespiti taraflar arasında bu yönde bir anlaşma veya teamül bulunmadığından tespite iştirak edilmiştir.
Davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için yapılan tebliğe rağmen davalı tarafın kayıtlarını sunmadığı davalı tarafça ise aksini ispata yönelik dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı görülmekle 7251 sayılı kanunla değişik HMK 222.maddesi uyarınca davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak davanın 6.455,70 TL asıl alacak yönünden kabulüne karar verilmiştir. Alacağın faturaya bağlı alacak olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın yüzde 20si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davanın Kısmen Kabulü ile ------ İcra Müdürlüğünün----- Sayılı dosyasına yapılan itirazın 6.455,70 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya dair istemin reddine
2.Kabul edilen asıl alacak miktarı olan 6.455,70 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 6.455,70 TL lik kısım yönünden alınması gereken 440,98 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 171,14 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
4.Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 269,85 TL peşin harç ve 269,85 TL başvurma harcı davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 6.455,70 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 1.700,04 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7.Davacı tarafından yapılan 2.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 65,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.065,00 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 1.634,55 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8.Kabul red oranına göre belirlenen 2.469,65 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 650,35 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca KESİN olarak verilen davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.