Esas No
E. 2022/183
Karar No
K. 2022/183
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: 2022/183 - 2024/536

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK

MAHKEMESİ

TARİHİ : 17/06/2020

NUMARASI : 2018/402 E. - 2020/102 K.

DAVACILAR

GEREKÇE

Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

İşlem dosyasının incelenmesinden; davalı Şirketin 27.09.2017 tarihinde 2017/85496 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğu, başvuru kapsamında 30 ve 43. sınıf mal ve hizmetlerin yer aldığı, Markalar Dairesi Başkanlığınca SMK'nın 5/1-f maddesi uyarınca "Çaylar, buzlu çaylar." mallarının başvuru kapsamından çıkarıldığı ve kalan mal ve hizmetler yönünden başvurunun ilan edildiği, başvurunun ilanına davacıların, 2014/102196 sayılı "..." ibareli markaya dayalı olarak itiraz ettikleri, Markalar Dairesi Başkanlığınca itirazın kısmen yerinde görüldüğü ve karıştırılma tehlikesi gerekçesiyle başvuru kapsamından 43. sınıf hizmetlerin çıkarıldığı, bu karara yönelik davacılar itirazının ise YİDK'in 17.08.2018 tarih, 2018-M-6990 sayılı kararıyla reddedildiği, kararın 18.09.2018 tarihinde davacıya tebliğ edildiği anlaşılmıştır.

Her ne kadar davalı Kurum tarafından davacıların aktif dava ehliyetlerinin olmadığı savunulmuş ise de marka başvurusuna, itiraza mesnet markanın maliki olan her iki davacının da itiraz ettikleri, bu kararın kısmen reddi üzerine de yine y iki davacının da itirazın yeniden incelenmesini talep ettiklerinden, davalı Kurumun aktif husumete ilişkin savunması yerinde görülmemiştir.

İlk derece mahkemesince taraf markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davacının diğer iddiaları yerinde görülmemiştir. Bu karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmayıp, yalnızca davalılar tarafından karar istinaf edildiğinden, istinaf incelemesine konu uyuşmazlık, yalnızca taraf markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olup olmadığıdır.

Somut olaya uygulanması gereken 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.

Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında; dava konusu başvuru "..." ibaresinden, davacıların itirazına mesnet marka ise "..." ibaresinden oluşmaktadır. Görüldüğü üzere davacılar markasının asli unsuru "..." ibaresidir. Dava konusu başvuruda yer alan "..." ibaresi tanımlayıcı olup, ayırt ediciliğe bir katkısı yoktur. Türkçe'de büyük anlamına gelen ve sıfat olan "..." ibaresi ise zayıf ayırt ediciliğe sahip olduğundan, tali unsur konumundadır. Buna göre dava konusu başvurunun da asli unsuru "..." ibaresidir. Türkçe'de bilinen bir anlamı olmayan ve yüksek ayırt ediciliğe sahip "..." ibaresinin taraf markalarında ortak olarak yer almasının, markaların karıştırılmasına yol açacağı şüphesizdir. Bu durumda, dava konusu başvuru ile davacılar markası arasında, görsel, işitsel ve kavramsal olarak bıraktıkları genel intiba itibariyle ortalama tüketiciler nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmaktadır. Bu husus ilk derece mahkemesinin de kabulünde olup, bu yönden kararda bir isabetsizlik mevcut değildir.

Taraf markalarının kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin karşılaştırılmasına gelince; Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin istikrar kazanmış kararlarında açıklandığı üzere marka kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynı veya benzer tür olup olmadığı hususunda 1957 yılında yapılmış olan Uluslararası Nice Protokolü kapsamında TPE tarafından hazırlanan Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına ilişkin Tebliğ hükümlerine ve bunun ekindeki sınıflara ve alt gruplara göre yapılan listenin dikkate alınması gerekmekle birlikte tek başına listenin bir bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Bu anlamda ilişkilendirmenin varlığı için mal ve hizmetlerin tamamen aynı sınıfta veya aynı alt grupta yer alması gerekmez. Tescil kapsamındaki mal ve hizmetlerin ilişkilendirilebilecek olup olmadıklarının değerlendirilmesinde özellikle; her iki grup malların aynı tüketici kitlesine hitap edip etmediği, birbirine alternatif olup olmadıkları, aynı dağıtım veya dolaşım yollarına sahip olup olmadığı, aynı mağazada ve aynı raflarda satışa sunulup sunulmadıkları, ham madde-mamül ilişkisinin bulunup bulunmadığı, birbirlerini bütünleyici/tamamlayıcı olup olmadıkları hususlarının bir bütün olarak ve ortalama tüketici kitlesinin özellikleri ve genel bakış açısı dikkate alınarak belirlenmelidir. Yukarıdaki paragrafta yapılan açıklamalar çerçevesinde dava konusu başvuru kapsamında 30. sınıftaki "Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez" malları yer almakta iken davacıların itirazına mesnet markanın kapsamında 41. sınıf hizmetler dışında 43. sınıftaki "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri." yer almaktadır. Buna göre başvuru kapsamındaki 30. sınıf malların, itiraza mesnet markanın kapsamında yer almadığı açıktır. Bununla birlikte başvuru kapsamındaki "Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül, Dondurmalar, yenilebilir buzlar” malları ile 43. sınıfta yer alan "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" bağlantılı mal ve hizmetlerdir. Zira, 43. sınıftaki "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri", davalıya ait markaların kapsamında yer alan 30. sınıftaki belirtilen malların tüketime hazır halde olanlarının satışına ilişkindir. Bu hizmetin sunumu ile anılan mallar birbiri ile hem bağlantı, hem de rekabet halindedir. Ayrıca, kullanım yöntemleri, amaçları, hedeflenen halk kesimi de aynıdır. Bu nedenle anılan mallar ile hizmetler açısından benzerlik bulunmaktadır.

Dava konusu başvuru kapsamında yer alan 30. sınıftaki "Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar, Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez" malları yönünden ise emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmemiştir. Çünkü bu mallar ile davacılar markası kapsamındaki hizmetler bağlantılı olmadığı gibi biri diğerinin doğal sonucunu oluşturabilecek ilişkili mal ve hizmetler de değildir. Yine belirtilen mal ve hizmetler birbirine gönderme/hatırlatma/çağrıştırma yapmamakta ve birbirlerini ikame etmemektedirler.

Her ne kadar dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, başvuru kapsamında yer alan 30. Sınıf malların tamamı yönünden emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleştiği açıklanmış ise de yukarıda açıklanan nedenlerle bu değerlendirmeye itibar edilmemiştir. Nitekim yine bu davanın tarafları arasında görülen Ankara 2. FSHHM'nin 2018/298 E.-2019/494 K. sayılı ilamında da aynı sonuçlara ulaşılmış, bu karara yönelik istinaf başvurusu Dairemizce reddedilmiş ve bu karar Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/2581 E., 2023/6085 K. sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir.

Sonuç olarak dava konusu başvuru ile davacıların itirazına mesnet marka arasında, başvuru kapsamında yer alan 30. Sınıftaki "Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül, Dondurmalar, yenilebilir buzlar” malları yönünden SMK'nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, bunun dışında kalan mallar yönünden ise emtia benzerliğine ilişkin koşul bulunmadığından anılan madde koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değilse de HMK.'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1.Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 17/06/2020 gün ve 2018/402 Esas - 2020/102 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

2.Davanın kısmen KABULÜ ile YİDK'in 17.08.2018 tarih, 2018-M-6990 sayılı kararının, başvuru kapsamında yer alan 30. sınıftaki "Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül, Dondurmalar, yenilebilir buzlar” malları yönünden ve davacının itirazının reddi bakımından İPTALİNE,

3.Dava konusu 2017/85496 sayılı "..." ibareli markanın, 30. sınıftaki "Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül, Dondurmalar, yenilebilir buzlar” malları yönünden KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ ile sicilden TERKİNİNE,

4.Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,

5.Alınması gerekli 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile kalan 391,7‬0 TL'nin davalı şirket ile davalı ... alınarak Hazineye irat kaydına,

6.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı şirket ile davalı ... alınarak anılan davacıya verilmesine,

7.Davalı şirket ile davalı ... kendilerini vekille temsil ettirmiş olduklarından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2 maddesine göre belirlenen 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalı şirket ile davalı ... verilmesine,

8.Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 1.800,00 TL bilirkişi ücreti, 151,20 TL tebligat ve posta masrafı, istinaf aşamasında yapılan 33,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.984,2‬0‬ TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1/2'si olan 992,1‬0 TL'ye, 35,90 TL peşin harç, 35,90 TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 1.063,9‬0 TL'nin davalı şirket ile davalı ... alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin anılan davacı üzerinde bırakılmasına,

9.Davalı şirket ile davalı ... tarafından ilk derece yargılaması sırasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

10.Davalı şirket tarafından istinaf aşamasında yapılan 56,00 TL posta gideri, 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 218,10 TL olarak kullanılan yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1/2'si olan 109,05‬ TL'nin davacıdan tahsili ile anılan davalı şirkete verilmesine, bakiyesinin davalı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi üzerinde bırakılmasına,

11.Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davanın kabul ret oranına göre takdiren 1/2'si olan 81,05 TL'nin davacıdan tahsili ile anılan davalı Kuruma verilmesine, bakiyesinin davalı ... üzerinde bırakılmasına,

12.Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),

13.Davalı şirket ile Davalı ... ayrı ayrı peşin olarak alınan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde anılan davalılara iadesine,

14.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 15/03/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/03/2024

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.