6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2023/4063 E. , 2024/757 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2015/341 Esas, 2015/363 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında Alacağın tahsili amacıyla tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 150 nci madde delaletiyle 106/1-1. cümle, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
III. GEREKÇE
1.Sanığın alacağın tahsili amacıyla tehdit eylemi için 5237 sayılı Kanun’un 150 nci madde delaletiyle 106/1-1.cümlesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 10.12.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2015/341 Esas, 2015/363 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı sayılı Yasanın 322. maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 222 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
18.01.2024 tarihinde karar verildi.