Esas No
E. 2022/284
Karar No
K. 2022/284
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Aramaya Dön
ANKARA BÖLGE ADLIYE MAHKEMESI

20. Hukuk Dairesi

E. 2022/284 K. 2022/284 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf ANKARA Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/284, K. 2022/284, T. 15.04.2024
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
ANKARA Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/284
Karar No
2022/284
Karar Tarihi
15.04.2024
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: 2022/284 - 2024/500

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK

MAHKEMESİ

TARİHİ : 23/09/2021

NUMARASI : 2019/369 E. - 2021/305 K.

DAVACI-KARŞI DAVALI :

DAVALI-KARŞI DAVACI

DAVANIN KONUSU : Tasarım Hakkına Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti,

Durdurulması, Önlenmesi, Kaldırılması, Maddi ve Manevi

Tazminat, Tasarım Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/09/2021 tarih ve 2019/369 Esas - 2021/305 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi asıl davada davalı karşı davada davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Asıl davada davacı vekili, davalının müvekkili adına tescilli bulunan 2016 08033/1-2-3 sayılı tasarımlarla ayırt edilemeyecek derecede benzer ürünleri imal ederek, sattığını, bu durumun bu durumun Ankara 4. Fikri Sınai Haklar Mahkemesinin 2019/84 D.İş dosyası ile yapılan tespit sonucunda alınan bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, davalının bu eyleminin müvekkilinin tasarımına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, tasarıma tecavüzünün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, kaldırılmasına, dava konusu ürünlerin davalıya ait her türlü basılı evrak, broşür, katalog, internet sitesi tanıtımı ile diğer ticari evraktan çıkartılmasına, silinmesine, silinmesi mümkün olmuyor ise imha edilmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1000 TL maddi ve 15.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Asıl davada davalı vekili, müvekkilinin dava konusu ürünleri ile davacının tescilli tasarımların farklı bulunduğunu, tespiti yapılan ürünlerin natamam ürünler olduğunu, bu hali ile ürünler üzerinden yapılan tespitin kabulünün mümkün bulunmadığını savunarak, asıl davanın reddini, karşı davada da asıl davada davacı/ karşı davada davalıya ait 2016 08033/1- 2-3 sayılı tasarımların yeni ve ayırt edici olmadığını, anılan tasarımlara konu ürünlerin müvekkili tarafından üretilip asıl davada davacı/karşı davada davalı tarafa teslim edildiğini, müvekkili tarafından üretilen bu ürünlerin de başka internet sitelerinden alındığını, yani dava konusu tasarımların yeni ve özgün bulunmadığını, asıl davada davacı/karşı davada davalı tarafın talebi ile gerçekleşeni delil tespiti sonucunda Mahkemenin vermiş olduğu ihtiyati tedbir kararıyla müvekkilinin sipariş üzerine imal ettiği ürünlerin satışının da durdurulduğunu, müvekkilinin bu sebeple maddi zarara uğradığını ve itibarının zedelendiğini ileri sürerek, 2016 08033/1-2-3 sayılı tasarımların hükümsüzlüğü ile haksız uygulanan tedbir kararı nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00.-TL maddi, 15.000,00.-TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.

Asıl davada davacı/karşı davada davalı, müvekkiline ait tasarımların yeni ve ayırt edici olduğunu savunarak, karşı davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, asıl davada davacı/karşı davada davalının 2016 08033/1-2 sayılı tasarımların, asıl davada davalı/karşı davada davacı tarafın mesnet gösterilen tasarımlardan farklı olduğunu, 2016 08033-3 sayılı tasarımın ise benzer bulunduğunu, anılan tasarımın hükümsüzlüğü koşulları oluştuğundan, asıl davada davacının sadece 2016 08033/1-2 sayılı tasarımlarına dayalı olarak talepte bulunabileceği, asıl davada davacının anılan tasarımları ile asıl davada davalının delil tespiti ile iş yerinde erişilen ürünlerin benzer olduğu, bu ürünlerin asıl davada davacının 2016 08033/1-2 sayılı tasarımlarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, asıl davada davacının talep edebileceği maddi tazminatın 870,48 TL bulunduğu, asıl davada manevi tazminat koşulları da oluştuğundan, 7.500,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun bulunduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile davalının davacıya ait 2016 8033/1-2 nolu tasarımlara tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, kaldırılmasına, davacıya ait 2016 8033/1-2 nolu tasarımların, davalıya ait her türlü basılı evrak, broşür, katolog, internet sitesi ile ticari evraktan çıkarılmasına, silinmesine, mümkün olmuyor ise imhasına, 870,48 TL maddi ,7.500,00-TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karşı davada ise dava konusu 2016 08033/1-2 tasarımların kaşı davacının mesnet gösterdiği tasarımlardan farklı olduğu, buna karşın 2016 08033/3 sayılı tasarımın ise mesnet gösterilen tasarımlarla benzer bulunduğundan, anılan tasarımın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, ancak maddi ve manevi tazminat davasının şartları oluşmadığı gerekçesiyle karşı davanın kısmen kabulü ile davaya konu 2016 8033-3 sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, maddi ve manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl davada davalı/karşı davada davacı vekili, asıl davada davacının tescilli tasarımları ile müvekkilinin iş yerinde tespit edilen ürünler arasında farklılar bulunduğunu, Ankara 4 FSHHM'nin 2019/854 D.İş sayılı dosyasında yapılan tespitin natamam ürünler üzerinden gerçekleştirildiğini, ürünlerin benzerliklerinin yada farklılıklarının ancak tespite konu edilen mobilya parçalarının birileştirilerek teşhiri sonunda ortaya çıkabileceğini, bu hali ile hükme esas alınan bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığını, asıl davada davacı/karşı davada davalı tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadığını, dava konusu 2016 08033/1-2 sayılı tasarımların mesnet gösterdikleri ürünlerle benzer bulunduğunu, dava konusu tasarıma konu ürünlerin müvekkili tarafından üretilip davacıya teslim edildiğini, müvekkilinin bu üretimi de başka internet sitelerinde yer alan görsellerden faydalanarak yaptığını, sonrasında bahsi geçen ürünler için asıl davada davacı/karşı davada davalının tescil başvurusunda bulunduğunu, karşı davada dava konusu tasarımlardan birisinin iptaline karar verilmiş olmasına rağmen karşı davada, haksız olarak verilen tedbir kararı nedeni ile talep edilen maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verildiğini, maddi zararları yönünde bir inceleme yapılmadığını, tanıklarının dinlenilmediğini, asıl davada davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının dosya kapsamı ile uyumlu olmadığını, karşı davada verilen hükümsüzlük kararının Türk Patent ve Marka Kurumuna bildirilmesine gerekçeli kararda yer verilmediğini, ayrıca asıl davada davacı yararına 3 ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve asıl davanın reddi ile karşı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Asıl dava, tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat istemlerine, karşı dava ise tasarımın hükümsüzlüğü ile haksız ihtiyati tedbir kararı nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, karşı davanın konusu oluşturan 2016 08033/1-2 sayılı tasarımların karşı davada davacı tarafça mesnet gösterilen ürünler karşısında yeni ve ayırt edici olduğunun, asıl davada davalı/ karşı davada davacının iş yerinde tespit edilen ürünlerin, asıl davada davacının 2016 08033/1-2 sayılı tasarımları ile benzer bulunduğunun, aralarında tasarım uzmanlarının da yer aldığı bilirkişi heyetinden alınan raporda açıklandığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunduğu, her ne kadar asıl davada davalı/karşı davada davacı tarafça istinaf dilekçesinde, karşı davada mesnet gösterilen ürünlerin yer aldığı internet sitelerinden başka internet sitelerinde yer alan ürün görsellerine dayanılmışsa da istinaf dilekçesinde belirtilen internet sitelerinde yer alan ürün görselleri ile asıl davada davalı/karşı davada davacının mesnet gösterdiği ürün görsellerinin aynı olduğunun açıkça anlaşılması ve bu ürünler karşısında karşı davanın konusunu oluşturan 2016 08033/1-2sayılı sayılı tasarımların farklı olduğunun bilirkişi raporuyla belirlenmesi karşısında, istinaf dilekçesinde belirtilen görseller yönünden yeniden inceleme yapılmasına gerek görülmediği, asıl davada hükmedilen manevi tazminat miktarının da somut olaya uygun bulunduğu, karşı davada haksız ihityati tebdir kararı nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteminde bulunulmuşsa da karşı dava tarihi itibariyle tedbir kararının haksız olduğunun kesinleşmediği, bu itibarla mahkemece bu talepler yönünden yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, öte yandan asıl davada objektif dava birleşmesi bulunduğundan, ilk derece mahkemesince 3 asli talep yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinde de bir isabetsizlik olmadığı, ayrıca mahkemece tarafların taleplerin üzerine verilen hükmün tamamlanması kararında karşı davada verilen hükümsüzlük kararının Türk Patent ve Marka Kurumu'na bildirilmesine de karar verildiği anlaşılmakla, asıl davada davalı karşı davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1.Asıl davada davalı - karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu uyarınca asıl dava yönünden maddi olmayan talepler yönünden alınması gereken 427,60-TL, maddi manevi tazminat talebi yönünden 571,78-TL nispi harç, karşı dava yönünden alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı olmak üzere toplam 1.426,98-TL harcın asıl davada davalı - karşı davacı tarafından peşin olarak yatırılan 334,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.092,68-TL'nin asıl davada davalı karşı davada davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3.İstinaf aşamasında asıl davada davalı - karşı davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,

4.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 15/03/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 15/04/2024

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

İlgili Mevzuat & Etiketler
REDDİNE ANKARA Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.353/1 HMK md.361 HMK md.355 K6100 md.355
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog