10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/12406 E. , 2023/11837 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.09.1999-31.08.2006 tarihleri arasında kesintisiz olarak davalı ... Eğt Öğrt. Hiz. ve Tic. Ltd. Şti.’ne ait "... ... Dershanesi" isimli işyerinde asgari ücretle biyoloji öğretmeni olarak çalıştığını, davacının davalı şirkete ait işyerinde sigorta girişinin 01.09.1999 olması gerekirken 06.10.1999 olduğunu, davacının 01.09.1999 tarihli 420/41838 sayılı sözleşme ile işe başladığını, özel eğitim kurumlarında bir öğretmenin işe başlamasının Milli Eğitim Müdürlüğünün onayından geçen sözleşme ile mümkün olduğunu beyanla davacının davalı ... Eğt Öğrt Hiz ve Tic Ltd Şti’ne ait işyerinde 01.09.1999 - 31.08.2006 tarihleri arasında çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 01.09.1999 tarihi olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından reddi gerektiğini, talep edilen tarihleri içine alan dönem bordrosu olmadığı sürece sigortalılık başlangıç tarihi kabul edilemeyeceğini, sırf işe giriş bildirgesi bulunsa dahi bu hususun çalışmaya başlanıldığına karine teşkili için yeterli olmadığını, işe başlanmış olmasının davacı tarafından kuşku ve tereddüte yer vermeyecek şekilde ispat edilmesi gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, Kurum kayıtlarının resmi yazılı belge vasfında belgeler olup, kayıtların aksi yönünde iddiaların aynı nitelikte belgelerle desteklenmesi ve ispatlanması gerektiğini, dava dilekçesinde belirtilen delillerin sigortalılığın tespiti iddialarını ispat edebilecek özellikler taşımayan deliller olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın 30.12.2022 tarihinde açılmış olduğu, 06.10.1999 tarihi öncesi işveren tarafından davacı hakkında işe giriş ile aylık sigorta primleri bildirgesi, dört aylık sigorta primleri bordrosu, sigortalı hesap fişi vb belgeler ile Sosyal Güvenlik Kurumu'na herhangi bir bildirimde bulunulmadığı ve çalışmanın geçtiği yılı takip eden 5 yıllık sürede davanın açılmamış olduğu gözetildiğinde, uyuşmazlık konusu 01.09.1999 - 06.10.1999 tarihleri arasındaki süre yönünden hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; işe giriş bildirgesindeki imzanın davacıya ait olmadığını, hak düşürücü sürenin geçmediğini, Hukuk Genel Kurulunun emsal kararları uyarınca blok çalışmanın varlığı halinde hak düşürücü süreden söz edilemeyeceğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... 3. İş Mahkemesi'nce verilen 11.05.2023 tarih, 2022/358 Esas ve 2023/197 Karar sayılı karara yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 01.09.1999-31.08.2006 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, mülga 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yüklenmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ... ile Üyeler ..., ... ve ...'ün oyları ve oy çokluğuyla,
27.11.2023 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ
1.Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık hizmet tespit davasında 01.09.1990-31.08.2006 tarihleri arasında blok çalışması olduğunu iddia eden, ancak 06.10.1999 tarihlerinden sonra hizmeti Kuruma bildirilen davacı sigortalının bildirim tarihi 10.02.2011 öncesi hizmetinin hak düşürücü süreye uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmaktadır.
2.Somut uyuşmazlıkta Özel Öğretim Kurumunda dershane öğretmeni olarak çalışan ve Milli Eğitim Müdürlüğü onaylı sözleşmeye göre 01.09.1999 tarihinde işe başlayan davacının 06.10.1999 tarihinde davalı işveren üzerinden Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Mahkemece 01.09.1999-31.08.2006 tarihleri arası Kuruma bildirilenler dışında çalıştığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş kararın istinaf edilmesi üzerine ise Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
3.Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine çoğunluk tarafından blok çalışmada kayıt öncesi 06.10.1999 öncesinin hak düşürücü süreye uğradığı gerekçesi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
4.Çalışmanın blok çalışma niteliğinde olması yani kesintisiz devam etmesi halinde hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği gibi, mevsimlik çalışmanın bulunması ve bu çalışmanın yıllar itibariyle kesintisiz sürdüğünün kabulü halinde de çalışılmayan dönemde hizmet akdi askıda olduğundan hükme esas alınan 5 yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcı olarak, mevsimlik çalışmanın sona erdiği yılın sonu esas alınması gerekir(Y. HGK. 01.07.2019 tarih ve 2016/21-1238 E, 2019/834 K). Belirtmek gerekir ki “hak düşürücü süre, bildirimsiz kalan çalışmalar yönünden öngörülmüştür. Belgelerden birisinin dahi Kuruma verilmiş olması veya Kurumca, fiilen ya da kayden sigortalı çalışma olgusunun tespiti hâlinde hak düşürücü süreden söz edilemeyecektir. Sigortalının kayda dayanan çalışması bildirilmiş veya Kurumca saptanan çalışması var ise bu bildirilen veya saptanan hizmeti ile blok çalışmanın da zamanaşımına uğramadığı kabul edilmelidir.
5.Dairemizin 2021/10293 E, 2022/1056 Karar sayılı karşı oy gerekçelerinde ayrıntılı olarak açıklandığı gibi blok çalışmalarda Kuruma bildirilen süre var ise sonraki çalışma için hak düşürücü süreye uğramaz kabulü önceki çalışma içinde kabul edilmeli ve hak düşürücü süre uygulanmamalıdır. Davacının 01.09.1999 tarihi ile sonrası kayda giren 10.06.1999 tarihini takip eden çalışmaları blok çalışmaya dayanmaktadır. Bu blok çalışma içinde Kuruma intikal eden süreler olduğuna göre hak düşürücü süre önceleri içinde geçerli olmayacaktır. Blok çalışmanın bölünmezliği söz konusudur.
6.Kaldı ki kamu kurumu olan Milli Eğitim Müdürlüğü onaylı iş sözleşmesi olup, bu kamu kurumuna intikal etmiştir. Belirtmek gerekir ki kamu kurumu tarafından tutulan ve çalışma olgusunu kanıtlayan belgeler de, Kuruma intikal eden belgeler kadar nitelikli ve esas alınması gereken belgelerdendir. En azından 5510 sayılı Kanunu'nun 86/9 maddesinde belirtildiği gibi Kurumca bu belgeler esas alınarak çalıştığı rahatlıkla saptanabilir. Kurumun bu saptamayı yapmaması maddedeki takdir hakkını keyfi kullanması anlamına gelecektir. Bu belgelerde hak düşürücü süreyi kesecektir. Bu nedenle çoğunluğun hak düşürücü süre yönündeki gerekçesine katılınmamıştır.