11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/3566 E. , 2011/2077 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/11/2008 tarih ve 2007/24-2008/73 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.03.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı ... müdahil avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin karşılıklı iki "L" harfinden elde edilen özel bir şekilden ibaret 10.07.1985 tarih (86679) no'lu marka ile "Lotto + şekil" ibareli 21.01.1985 tarih (85432) no'lu ve 0.08.2004 tarih (2004/26417) no'lu markaların sahibi olduğunu bildirmiş ve asıl davada davalının "Lescon + şekil" ibareli ve (203224) no'lu markasındaki şekil unsurunun müvekkilinin markalarıyla iltibas yarattığını, üstelik davalının anılan markasını tescil ettirdiği şekliyle değil, müvekkilinin markalarına benzeterek kullandığını ileri sürerek, davalının markasının belirtilen şekilde kullanmasının müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitini ve önlenmesini, davalının markasında yer alan şekil unsurunun terkinini talep etmiş, 11.04.2008 tarihli ıslah dilekçesiyle davalının markasını kötüniyetle tescil ettirdiğini, bu nedenle terkinini talep edebilmek için süre sınırı bulunmadığını bildirmiş ve hüküm özetinin ilanını da istemiş, birleşen davada ise davalının karşılıklı iki "L" harfinden ibaret (99/023618) no'lu şekil markası ile (204610) no'lu "L.c.n.+şekil" markalarının müvekkilinin markaları ile iltibas yarattığı gibi davalının markalarını tescil ettirdiği şekliyle kullanmadığını ileri sürerek, davalının markalarını bu şekilde kullanmasının müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitini ve önlenmesini, (204610) no'lu markadan şekil unsurunun terkinini, (99/023618) no'lu markanın ise bütünüyle hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın 556 sayılı KHK'nin 42/a maddesinde belirtilen beş yılık sürede açılmadığını, davacının uzun süre sessiz kalarak dava hakkını yitirdiğini, talebin haksız olduğunu savunarak, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir. Erbay A.Ş. unvanlı beş adet şirket vekili, davalı yanında davaya müdahale talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, her ne kadar dava ıslah edilmişse de davacının ıslah harcını yatırmaması ve davalının da iddianın genişletilmesine muvafat etmemesi nedeniyle dava dilekçesinde olmayan istemlerin dikkate alınmadığı, davacı markaları ile davalı markaları arasında iltibas yaratacak derecede bir benzerliğin bulunmadığı, ancak asıl davada davalının (203224) no'lu markasını dava dilekçesinin ekinde gösterilen şekilde kullanımının, tescilli markasından farklı ve davacının (2004/26417) no'lu markası ile iltibas yaratacak şekilde olduğu, zaten davalının da cevap dilekçesinde bu durumu kabul edip anılan kullanıma son verildiğini bildirdiği, hem asıl hem birleşen dava yönünden davalı markalarının tescilinin kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar 556 sayılı KHK'nin 42. maddesinde belirtilen beş yıllık sürenin geçtiği, kaldı ki bir markadaki sadece şekil unsurunun iptali isteminin dinlenmesinin, aynı hüküm uyarınca mümkün olmadığı, ayrıca davalı markalarının tescil başvuru tarihleri ile dava tarihi arasında geçen süreler dikkate alındığında, davacının kanunda yazılı hakkını kullanmasının MK'nun 2.maddesine de aykırı olduğu gerekçesiyle asıl davada, davalının markasını tescilden farklı kullandığının tespiti ile dava dilekçesinin ekinde gösterildiği şekilde kullanmasının önlenmesine, asıl davadaki diğer istemler ile birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve tarafların markalarının birbirine benzemediğinin dosya kapsamından anlaşılmış ve oluşa uygun ve gerekçeli bilirkişi raporu ile de tespit edilmiş olmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.