11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/9650 E. , 2011/2437 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 02.04.2009 tarih ve 2008/233 - 2009/128 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalının Kömür İşletmeleri A.Ş'den aldığı taşıma ihalesi nedeniyle taşeron olarak davalı nezdinde taşıma işini yaptığını, yaptığı iş karşılığı müvekkiline senet verildiğini, ancak söz konusu senedin vadesinde ödenmediğini ve başlatılan icra takibine karşı da davalının itirazda bulunarak imzayı ve borcu inkar ettiğini, davalının itirazlarında kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında hiçbir ticari ilişkinin bulunmadığını, davacının müvekkilinin taşeronu olmadığını, takibe dayanak yapılan kambiyo senedinde bulunan müvekkili şirketin kaşesi üzerindeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce “davalı tarafından davacı ile aralarında hiçbir ticari ilişkinin bulunmadığı savunulmuş olması nedeniyle, davalı şirket adına taşıma işi yapıldığına ilişkin davacı delillerinin ibrazının sağlanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulmuş ve yapılan yargılama sonucunda, davalı ile taşıma ilişkisi olduğunu davacının ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.