Esas No
E. 2021/1449
Karar No
K. 2024/734
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1449

KARAR NO: 2024/734

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 28.06.2021

NUMARASI : 2019/714 Esas 2021/359 Karar

DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit

BİRLEŞEN İZMİR 6. ATM'NİN 2018/5 E. - 2019/434K. SAYILI DOSYASI

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali

KARAR TARİHİ: 05.04.2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 05.04.2024

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.06.2021 tarih 2019/714 Esas 2021/359 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

ASIL DAVA : Davacı, iş yerinde satmak üzere davalıdan saat satın aldığını, karşılığında 28.000,00-TL bedelli çek verdiğini, bir kısmın ürünlerin gönderilmesi üzerine davalıya 7.500,00-TL ödeme yaptığını, bakiye miktar için ürün gönderilmediğini, çekin iade edilmediği, fatura ve irsaliye bulunmadığını, çek nedeniyle takip başlatıldığını, belirterek; takibe konu çek nedeniyle davacının davalıaya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, İzmir Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacı hakkında yapılan takibin itiraz üzerine durduğunu, davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacı ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, davalının davacı tarafından keşide edilen çekin yetkili hamili olduğunu, belirterek; davanın reddine, karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVA :

Davacı vekili, davalı hakkında keşidecisi olduğu 16.09.2016 tarih ve 28.000,00-TL bedelli çek nedeniyle ilamsız takip başlatıldığını, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, çekin süresinde bankaya ibraz edilmediğini, çek nedeniyle borçlu olmadığını ispat külfetinin davalı üzerinde olduğunu, belirterek; itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, yetkili mahkemenin Malatya mahkemeleri olduğunu, davalı tarafından davacıya karşı menfi tespit davası açıldığını, takibe konu çekin kambiyo vasfı bulunmadığını, menfi tespit davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, belirterek; davanın reddine, % 20 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesinini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ... Malatya Şubesi'ne ait dava konusu çekin ... tarafından 16/09/2016 tarihinde 28.000,00-TL hamiline düzenlendiğini sırası ile ..., ..., ...'a ciro edildiği, çeke dayalı takip başlatıldığı, davacı tarafın adresinin Malatya olduğu, davalının ticari defter tutmadığı, defter ve belge sunulmadığı, sözleşme, fatura vb evrak bulunmadığından taraflar arasında bir ticari ilişkinin var olup olmadığının ispatlayamadığı, belirtilerek; asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, itirazın iptali ve takibin devamına, alacak likit olduğundan % 20 icra inkar tazminatının birleşen dosya davalısından tahsiline karar verilmiştir.

Karara karşı asıl davada davacı birleşen davada davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ : Asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili, yetkili mahkemenin Malatya mahkemeleri olduğunu, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, asıl davada davacı birleşen davada davalının karşı taraftan 28.00000-TL tutarında saat şipariş verdiğini, karşılığında 16.09.2016 tarihli 28.000,00-TL bedelli çek verdiğini, 7.500,00-TL tutarındaki saatlerin gönderildiğini, geri kalanın gönderilmediğini, çekin ödenme tarihi geldiğinde davacının kardeşi ... vasıtasıyla gönderilen saatlerin bedeli olan 7.500,00-TL'yi PTT havalesi ile karşı tarafın birlikte çalıştığı ...’a gönderdiğini, eksik inceleme yapıldığını, takibe konu çekin yasal süresi içinde bankaya ibraz edilmediğini, kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla takibi mümkün olmadığını, kambiyo senedi niteliği kalmadığını, ispat yükünün karşı taraf üzerinde olduğunu, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Asıl ve birleşen dava, süresinde muhatap bankaya ibraz edilmeyen çeke dayalı takip nedeniyle menfi tespit ve itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle asıl davanın reddine birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

1.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

2.Toplanan tüm bu deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; icra takip dosyasının yetkisine itiraz edilmemesine, menfi tespit ve istirdat davalarının takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde de açılabilecek olmasına, davaya konu çekte ...'in keşideci ...'ın hamil olmasına, ...'ın çeki ciro silsilesine uygun şekilde edinmesine, yetkili hamil ...'ın tarafından çekin süresinde muhatap bankaya ibraz edilmemesine, ibraz süresi dahil çek için ön görülen zamanaşımı süresi ve sebepsiz zenginleşme karinesi için aranan bir yıllık sürenin henüz dolmamış olmasına, süresinde muhatap bankaya ibraz edilmeyen çekin kambiyo vasfını yitirmesine, ...'ın kambiyo ilişkine dayalı olarak TTK'nın 732. maddesi kapsamında sebepsiz zenginleşme karinesi dayalı olarak talepte bulunmasına, bu kapsamda TTK 732/4. maddesi gereğince ispat yükünün ... üzerinde bulunmasına, davacı tarafından sunulan delillerden süresinde muhatap bankaya ibraz edilmeyen takibe konu çek nedeniyle ...'in borçlu olmadığın bir başka ifade ile sebepsiz zenginleşmediğinin ispatlanmamasına, tarafları örtüşmeyen ve açıklama bulunmayan havale dekontunun havale karinesi karşısında ispata muktedir olmamasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.

Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Asıl davada davacı birleşen davada davalı ...'in istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,

2.Asıl dava yönünden istinaf karar harcı olan 427,60-TL maktu harçtan, peşin alınan 59,30-TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30-TL'nin asıl davada davacı birleşen davada davalı ...'ten alınarak hazineye gelir kaydına,

3.Birleşen dava yönünden istinaf karar harcı olan 1.411,28-TL nispi harçtan, peşin alınan 600,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 811,28-TL harcın asıl davada davacı birleşen davada davalı ...'ten alınarak hazineye gelir kaydına,

4.İstinaf başvurusu nedeniyle asıl davada davacı birleşen davada davalı ...'in yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 05.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.