9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/2345
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/07/2023
NUMARASI: 2021/713 Esas - 2023/547 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan İş Göremezlik Tazminatı, Bakıcı Gideri Ve Manevi Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/04/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;16/08/2016 tarihinde, davalıların sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı olduğu ... plakalı aracın yaya olarak karşıdan karşıya geçmeye çalışan müvekkiline kusurlu olarak çarpması sonucu oluşan trafik kazası neticesinde müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, vücudunda kırıklar meydana geldiğini, vücuduna ameliyat ile 21 adet plak ve 18 adet adet vida takıldığını, kaza nedeniyle malul kaldığını ve bakıma muhtaç hale geldiğini ve bir kısım tedavi masrafları yapmak zorunda kaldığını, sürücü ...'nın olay yerinden kaçtığını, sonrasında sürücünün kaza anında alkolü olduğunun tespit edildiğini, davalı sigorta şirketine başvurulduğunu, başvurunun sigorta şirketine 28/10/2016 tarihinde ulaştığını, ancak başvuruya herhangi bir dönüş yapılmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdlik 200.00-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 300,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00-TL tedavi ve bakıcı gideri olmak üzere toplam 1.000-TL maddi tazminatın ( HMK 107. maddesi gereğince belirsiz alacağın) tüm davalılardan; 20.000,00-TL manevi tazminatın davalı sürücü ve işletenden, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmeisni talep ve dava etmiş; 31/07/2019 tarihli dilekçesi ile, bakıcı gideri talebini 4.395,49TL, geçici işgöremezlik tazminatı talebini 4.856,69-TL ve sürekli işgöremezlik tazminatı talebini 172.243,52-TL olarak artırmış; 29.05.2023 tarihli dilekçesi ile talebini toplam 827.879,11-TL olarak ıslah etmiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; kazada davacının KTK m.68/1-b-3 kuralını ihlal ettiğini ve kusurlu olduğunu, kazada müvekkili şirket sigortalısının herhangi bir kusuru olmadığını, tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğunu, belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalılar ... ve..., davaya cevap vermemişlerdir. İlk derece mahkemesinin maddi tazminat davasının kısmen kabulüne ve manevi tazminat davasının kısmen kabulüne dair kararına karşı, davacı vekili ve davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması neticesinde, Dairemizin 21/10/2021 tarih, 2020/1366 Esas,2021/1582 Karar sayılı ilamı ile; "..Bu nedenlerle; ceza dosyasında alındığı anlaşılan ATK raporu ile eldeki dosyada alınan 15/03/2019 tarihli rapor arasında kusur durumuna ilişkin açık çelişki giderilmeden karar verilmesinin doğru görülmediği, mahkemece İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan alınacak heyet raporu ile kaza tespit tutanağı, ceza dosyası ve tüm dosya kapsamına göre tarafların olaydaki kusur oranları hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenip, kusur yönünden meydana gelen çelişkiler giderilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği; yine karara esas kabul edilen 12/12/2019 tarihli aktüer raporunun denetime elverişli olmadığı, davacı için, TRH 2010 Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi ve % 1,8 teknik faiz uygulanmadan tazminatın hesaplanması; bilinmeyen/ işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılması, bilinen ve bilinmeyen dönem hesabının hangi tarihlerden başlayıp bittiği açık ve denetime elverişli bir şekilde belirtilecek şekilde başka bir aktüer bilirkişiden rapor alınıp, taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış haklar nazara alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği" gerekçesi ile, HMK'nın 353/1.a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde; '' ... İstinaf ilamı doğrultusunda kusura ilişkin çelişkilerin giderilmesi için İTÜ makine mühendislerinden oluşan bir heyetten kusur raporu alındığı, alınan 29/04/2022 tarihli rapor ile davacının %40 oranında, davalı ...'nın %60 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, tazminat hesabının İstinaf ilamında belirtilen şekilde yapılması için aktüer bilirkişiden alınan 10/03/2023 tarihli ek rapor ile davacının talep edebileceği tazminat miktarının güncel asgari ücret verilerine göre sürekli iş göremezlik tazminatı için 818.626,93 TL, geçici iş göremezlik tazminatı için 4.778,18 TL ve bakıcı gideri için 4.395,49 TL olduğunun anlaşıldığı, alınan raporlar hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle hükme esas alındığı, davacı vekilinin sunduğu 29/05/2023 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınarak ve sigorta şirketinin sigorta limitleri göz önüne alınarak hükümde gösterilen tutarlar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği kazanın oluş şekli, tarafların kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu birlikte değerlendirilerek, kazanın davacıda yarattığı elem ve ızdırabın ağırlığı ve manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin tüm ilke ve kurallar nazara alındığında davacı lehine 20.000 TL manevi tazminata hükmedildiği ''kanaati ile;
1.Davanın kısmen kabulü ile 4.395,49-TL bakıcı giderinin, 4.778,18-TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı ... ve ... için 16/08/2016 olay tarihinden, davalı ... Sigorta için 09/11/2016 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-818.626,93-TL sürekli iş göremezlik tazminatının (davalı ... Sigorta’nın 305.143,31-TL’sinden sorumlu olması kaydı ile) 172.243,52 TL’sinin davalı ... ve... için 16/08/2016 olay tarihinden, davalı ... Sigorta için 09/11/2016 temerrüt tarihinden, 646.383,41-TL’sinin (davalı ... Sigorta için 132.899,79 TL’sinin) davalılar ..., ... ve ... Sigorta’dan 29/05/2023 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-Davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 20.000- TL manevi tazminatın 16/08/2016 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ...’ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili ve davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstinaf nedenleri: Davalı sigorta şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusuru kabul etmediklerini, ceza dosyasında alına ATK raporunda sürücüye tali kusur atfedildiğini, yerel mahkemece ilk kararda hükme esas alınan kusur ve aktüer raporunda kusur konusunda görüş bildiren bilirkişinin trafik bilirkişi olmadığını makine mühendisi olduğunu, hükme dayanak yapılan maluliyet raporunun ise hatalı olup belirlenen oranın yüksek olduğunu, Özürlülük ölçütü, sınıflandırılması ve Özürlülere verilecek Sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik hükümlerine göre bu oranın daha az olacağını, davacının başvurusunda usulüne uygun maluliyet raporu su1"nulmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, davanın reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin ücretine ilişkin tespitlerin hatalı olması nedeniyle maddi tazminat miktarına itiraz ettiklerini, manevi tazminatın müvekkilinin zararını karşılamadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan geçici/ kalıcı iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, dairemiz kaldırma kararından sonra alınan ve İTÜ 3 kişilik bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 29.04.2022 tarihli raporda, iş bu dosya kapsamında alınan 05.08.2019 tarihli rapordaki kusur tespiti ile ceza dosyasında alınan 03.11.2017 tarihli ATK raporundaki kusur tespiti arasındaki çelişkinin giderilmiş olmasına; İTÜ raporunda her iki rapor, kaza tespit tutanağı, olay yeri krokisi ve tüm dosya kapsamı değerlendirilmiş olup, iş bu raporun yeterli, taraf ve yargı denetimine açık ve hükme esas alınmaya elverişli olmasına; her ne kadar maluliyet raporu kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmamış ise de dosya kapsamında alınan ATK maluliyet raporuna karşı davalı sigorta şirketince itiraz edilmemiş ve daha önce bu hususta istinaf kanun yoluna da başvurulmamış olup, yargılama sırasında ileri sürülmeyen itirazların ilk kez istinaf aşmasında ileri sürülmesi halinde dairemizce dikkate alınamayacak olmasına; dairemizce de benimsenen Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre geçici iş göremezlik tazminatından bedensel zarar kapsamında, bakıcı giderinden ise sağlık gideri kapsamında davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olmasına; davacı tarafça davalı sigorta şirketine davadan önce başvurulduğu ve hasar dosyası açıldığı anlaşılmakla, başvuru şartının davacı tarafça yerine getirilmiş olmasına; yerel mahkemece Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda alınan ve güncel asgari ücretler üzerinden, TRH 2010 bakiye yaşam tablosu ile progresif rant yöntemine uygun olarak hazırlanan 10.03.2023 tarihli aktüer ek raporuna göre karar verilmiş olup raporda herhangi bir hatalı hesaplama tespit edilememesine ve davacının manevi tazminat talebinin tamamı olan 20.000-TL'nin hüküm altına alınmış olmasına göre, davalı sigorta şirketi vekili ile davacı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.