8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2023/612 E. , 2024/171 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
KARAR : Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalılar ... ve arkadaşları vekili ile katılma yoluyla davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "Mahkeme tarafından yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı belirtilerek, öncelikle, davacı tarafa dava konusu 185 ada 1, 184 ada 21, 183 ada 5 ve 228 ada 18 parsel ... taşınmazlar hakkındaki vazgeçme beyanlarının açıklattırılması ve bu şekilde davaya konu taşınmazlar tespit edildikten sonra, dava konusu olmayan 142 ada 2, 143 ada 4 ve 185 ada 9 parsel ... taşınmazların muris ... adına tespit edildiğinin ileri sürüldüğü dikkate alınarak, tarafların müşterek murisleri ... ve Fatma'nın ölüm gününde terekelerine dahil olan tüm taşınır ve taşınmaz malların belirlenip, taşınmazların kadastro tutanaklarının örneklerinin dosya içine getirtilmesi, dosya tamamlandıktan sonra, taşınmazların bulunduğu yerde refakate alınacak fen bilirkişisi eşliğinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve HMK'nın 31 inci maddesi kapsamında taraflarca gerektiğinde yeniden bildirilecek tanıklarının katılımı ile yeniden keşif yapılması, bu keşifte yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarının her bir taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenmeleri suretiyle; taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kime geçtikleri, kimin tarafından ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldıkları hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı beyanlarının alınması, çekişmeli taşınmazların tarafların miras bırakanlarından kaldığının anlaşılması halinde, miras bırakanlara sağlıklarında yapılmış bağış ya da satım olup olmadığı, var ise bu işlem tarihinden itibaren taşınmazlara kimin ne sıfatla zilyet olduğu, yine murislerin ölüm gününden sonra tüm mirasçıların ya da yasal temsilcilerinin katılımıyla usulünce bir taksim yapılıp yapılmadığı, her bir mirasçıya miras payına karşılık taşınır ya da taşınmaz mal verilip verilmediği ya da mirasçıların miras haklarından diğerleri lehine vazgeçmiş olup olmadıkları, dava konusu taşınmazların kimin miras payına düştüğü, kim tarafından, ne şekilde kullanıldıkları hususlarının da olaylara dayalı olarak sorulup saptanması, yerel bilirkişi ve tanık sözleri, terekeye dahil taşınmazların ve varsa mirasçılara verilen taşınmazların tespit tutanakları ile veya kesinleşmiş iseler kadastroca oluşan tapu kayıtları ile denetlenmesi; tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişilerinin tanık sıfatıyla dinlenilmesi, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmesi; fen bilirkişisinden keşfi takibe ve denetlemeye elverişli kroki ve rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, 185 ada 1, 10 ve 11, 184 ada 21, 183 ada 5, 143 ada 3, 142 ada 1, 187 ada 1, 195 ada 14 ve 15 ile 228 ada 18 parsel ... taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaline,185 ada 10 ve 11 ile 187 ada 1 parsel ... taşınmazların kadastro tutanağındaki vasıf ve yüz ölçümü ile tamamı 240 pay kabul edilerek hüküm yerinde gösterilen paylarla ... ve müşterekleri adına 185 ada 1, 184 ada 21, 143 ada 3, 142 ada 1 ile 228 ada 18 parsel numaralı taşınmazların kadastro tutanağındaki vasıf ve yüz ölçümü ile tamamı 5 pay kabul edilerek, hüküm yerinde gösterilen paylarla ... ve müşterekleri adına, 183 ada 5 ile 195 ada 14 ve 15 parsel ... taşınmazların kadastro tutanağındaki vasıf ve yüz ölçümü ile tamamı 720 pay kabul edilerek ... ve müşterekleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve arkadaşları vekili ile katılma yoluyla davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Davacılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde; 6100 ... HMK’nın Geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 ... Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 ... Kanunla yapılan değişiklikten önceki 433/2. fıkrası gereğince, karşı taraf, hükmü süresinde temyiz etmemiş olsa bile, cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını temyiz dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren 10 günlük süre içerisinde bildirerek temyiz isteğinde bulunabilir.
Somut olayda; davacılar vekiline, gerekçeli karar 08.02.2022 tarihinde elektronik yolla, davalılar ... ve arkadaşları vekilinin süresinde içerisinde verdiği temyiz dilekçesi ise 23.02.2022 tarihinde aynı yolla tebliğ edilmiş olup, davacılar vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesini UYAP sistemi üzerinden ise 09.03.2022 tarihinde sunmuştur. Bu durumda, katılma yoluyla temyiz dilekçesinin 10 günlük temyiz süresi geçtikten sonra verildiği anlaşıldığından, davacılar ... ve arkadaşları vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesinin süreden reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davalılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından verilen temyiz dilekçesinin süre yönünden REDDİNE;
Davalılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddi ile hükmün ONANMASINA, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin davalılardan ... ve müştereklerinden alınmasına, Peşin harcın da istek halinde temyiz eden davacı Aldülkadir Ayazoğlu ve müştereklerine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.