Aramaya Dön

12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/998
Karar No
K. 2024/220
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/998
KARAR NO: 2024/220
DAVA: İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ: 28/12/2022
KARAR TARİHİ: 15/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ----- ile davalı -----arasında 02.07.2020 tarihinde Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi imzalandığını, Taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında davalı tarafından müvekkil plaza yönetimine elektrik tedariki sağlandığını, İşletme numarası ----- olan, müvekkil ----Yöneticiliği adına kayıtlı ve ------ adresinde bulunan elektrik aboneliğine ait 03.09.2022 tarihli 472.471,92 TL tutarındaki fatura gerçek kullanım tutarını yansıtmadığını,----- elektrik tüketimi göz önüne alındığında 03.09.2022 tarihli -----numaralı faturada belirtilen elektrik kullanım bedeli gerçeği yansıtmadığını,

Epdk kurul kararı gereğince yeni tarife tablosu müvekkil firmanın 2022 Ağustos dönemli elektrik faturasına yansıtılarak usulsüzlük yapıldığını, yapılan usulsüzlük üzerine taraflarına tebliğ olunan fatura noter aracılığı ile davalıya iade edildiğini, daha sonrasında ise müvekkil firma fatura bedelini davalı yan hesaplarına ihtarda da belirtildiği üzere ihtirazi kayıtla ödediğini, davalı yan müvekkil firmaya gönderdiği ihbarname ile sözleşmenin haksız feshine sebep olmuş ve buna bağlı olarak müvekkil firma başka bir elektrik firması ile yeni bir sözleşme yapmak zorunda kaldığını, ilgili mevzuat kapsamında karşı tarafın haksız fesih dolayısıyla cezai şart ödemesi gerektiğinin aşikar olduğunu, davalının müvekkil firmaya gönderdiği ihbarnamede, müvekkil firmanın sayaçlarının kendi portföylerinden çıkarıldığını ve bundan sonraki elektrik tedarikinin elektrik dağıtım firması tarafından yapılacağını söylediğini, sözleşmenin feshine dair herhangi bir sebep göstermediği gibi sözleşmeyi haklı bir sebebe dayanmaksızın sona erdiğini, Söz konusu sözleşme 02.07.2020 tarihinde imzalanmış ve 36 ay süre ile geçerli olacağı konusunda taraflar anlaşmışlardır. Sözleşmenin hitam tarihi 02.07.2023 olacağı düşünüldüğünde feshin veya tedarikçi değişikliğinin geçerli olacağı tarih sözleşmenin hitam tarihi olduğunu, Ağustos ayında gönderilen ihbarname, Eylül ayından itibaren sözleşmenin feshi veya tedarik değişikliği hakkı vermediğini, müvekkil firma sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmiş ve sözleşmenin 9.2 maddesinde satıcı tarafından fesih nedenleri olarak sayılan hususlara aykırı bir tutumda bulunmadığını, sözleşmenin herhangi bir hükmü ihlal edilmemiş, faturalar yasal süresi içinde ödenmiş ve elektrik enerjisi satışının başlamasına ilişkin ön koşullar fazlasıyla yerine getirildiğini, salt bu sebeplere dayanılarak da gönderilen ihbarnamenin haklı bir feshin sonuçlarını doğurmayacağının açık olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, açılan davanın kabulü ile ----- numaralı, 03.09.2022 tarihli "------" olarak belirtilen 472.471,92 TL bedelli fatura sebebiyle hesaplanacak olan fazla ödenen tutarın şimdilik 100 TL'sinin ödeme gününden itibaren (22.09.2022) işleyecek avans faizi ile karşı taraftan tahsil edilerek müvekkile iadesine, 02.07.2020 tarihli sözleşmeye aykırılık nedeniyle hesaplanacak ceza-i şartın şimdilik 100 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davanın belirsiz alacak davası olarak nitelendirilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda tespit edilen haksız ödenen 108.982,23 TL 'nin 22.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsil edilerek müvekkile iadesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı yana tahmiline karar verilmesini beyan ve ıslah etmiştir

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Belirsiz alacak davasının kanundaki amacına ters olarak dava değeri belirlenebilecekken harçtan kaçınmak maksadıyla belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesi son derece kötü niyetli olup, davanın usulden reddi gerektiğini, 03.09.2022 tarih ve----- nolu fatura sözleşmeye uygun olarak düzenlenmiş olup herhangi bir fazla faturalama söz konusu olmadığını, davacı ağustos dönemi faturasına yeni tarife uygulanması hasebiyle tüketimin yüksek olduğunu iddia ettiğini, ancak bu durum tacir olan taraflarca sözleşme ile imza altına alınan bir hüküm olup, tarifeye gelen artışların düzenlenecek ilk faturadan itibaren yansıtılacağı sözleşme ile kabul edilmiş olan durum olduğunu, epdk tarafından belirlenen dağıtım bedelinde erken zam uygulaması söz konusu olmayıp salt ikili anlaşmaya tabi olan aktif enerji birim bedeli sözleşme hükümleri çerçevesinde belirlendiğini, davacının Ağustos dönemine ait ilgili faturasının düzenlenme tarihi 03.09.2022 olup, sözleşme kapsamında derhal yeni tarife faturaya yansıtıldığını, . sözleşme serbestisi dolayısıyla davacıya düzenlenen fatura tamamen sözleşme hükümlerine uygun olarak tanzim edildiğini, davacının indirimli elektrik satışı yapılmadığı yönündeki iddiası ise gerçeği yansıtmadığını, davacı ile imzalanan sözleşme ile, sözleşmenin son sayfasından görüleceği üzere başlangıçta %8 oranında indirim kararlaştırıldığını, alıcı bu indirim oranı değişikliğine muttali olduğu 19/10/2021 tarihinden itibaren 30 gün içinde ya da daha sonrasında hiçbir fesih talebinde bulunmadığından, yeni indirim oranı değişikliğini kabul etmekle yeni indirim oranıyla (%0,50) sözleşme devam etmiştir ve tüm faturalar da buna uygun olarak düzenlenip gönderildiğini, hal böyle iken indirimin uygulanmadığı şeklindeki iddia son derece mesnetsiz ve gerçek dışı olduğunu, elektrik satışı başlamasından çok uzun bir zaman geçmiş olmasına karşın, Alıcı'nın ödemekle yükümlü olduğu teminat ödeme borcunu yerine getirmediği görülmüş ve kendilerine sistemde teminatları bulunmadığı bildirilerek bunu tamamlamaları gerektiği ihbar edildiğini, tüm bu nedenlerle açılan davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava; elektrik abonelik sözleşmesinden kaynaklı olarak fazla yapıldığı iddia olunan ödemelerin iadesi talepli istirdat ve cezai şart alacağı davasıdır.

Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; EPDK tarafından güncellenen tarifelerden sonra düzenlediği faturalardaki birim bedellerinde ve indirim oranlarında değişkenlikler olduğu, Davalı elektrik tedarikçinin davacı elektrik kullanıcısı için tarife değişiklikleri sonrasında düzenlediği 8 adet ilk faturadan 6 tanesinde EPDK kuralları gereği tüketim dönemine ait birim bedeller üzerinden hesaplama yaptığı, yani düzenleme sonrası ilk faturalarda birim bedellerin değişmediği, son iki tarife değişikliği sonrasında düzenlenen ilk faturalarda ise (taraflar arasında 02/07/2020 tarihinde imzalanmış Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi 5.2 maddesi kapsamında) güncellenmiş yeni birim bedeller ile hesaplama yapıldığı, 8 adet faturadan, 6 adet faturanın EPDK kuralları kapsamında 2 adet faturanın da sözleşme kapsamında düzenlendiği anlaşılmış olup bu hususta takdirin mahkememize ait olduğu, davalının düzenlediği 04/06/2021 tarihli faturada birim bedelin EPDK tarifesindeki birim bedel olduğu ve indirim uygulanmadığı, bu durumun sözleşmenin yorumu sonucu ortaya çıkan sonuca aykırı olduğu, mahkememiz hesaplamaların EPDK kuralları kapsamında yapılması gerektiği yönünde karar verir ise EPDK birim bedelleri ve indirim oranı dikkate alınarak yapılan hesaplama neticesinde davacının 108.982,23 TL fazla ödeme yaptığı ve fatura ödemesinin yapıldığı 22/09/2022 tarihinden 28/12/2022 dava tarihi arasında geçen 97 gün için fazla yapılan ödeme için avans faizi hesaplandığında davacının toplam alacak bedelinin 113.607,16 TL olacağı, davacının fazladan ödemiş olduğu bedeli ve faizini TBK m. 77 vd. uyarınca talep edebileceği, hususlarını beyan ve rapor etmiştir.Tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu ile dosyamızda bulunan tüm bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde;Çözümlenmesi gereken uyuşmazlığın taraflar arasında imzalanan elektrik abonelik sözleşmesi uyarınca davalının davacıdan fazladan yapmış olduğu tahsilatın bulunup bulunmadığı, mevcut ise miktarının tespiti ve davacıya iadesinin gerekip gerekmediği ve cezai şart alacağının tahsili sözleşme hükümleri uyarınca mümkün olup olduğu noktalarında toplanmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin "Satılacak Aktif Elektrik Enerjisinin Birim Satış Fiyatı” başlıklı 5.2. maddesi aynen "Alıcı 'mn abonelikleri için faturalamaya esas dağıtım bedeli hariç aktif enerji elektrik birim satış fiyatı, işbu Sözleşmede belirtilen aboneliklerin EPDK ve/veya Enerji Bakanlığı 'na bağlı resmi kurumlar tarafandan onaylanmış ve yürürlükte bulunan Perakende Satış Hizmet Tarifesi” altında kendi abone gruplarına tekabül eden düşük tüketimli son kaynak tarifesi için uygulanan onaylanmış "Perakende Tek Zamanlı Tek Terimli enerji bedeli tarifesi” üzerinden indirim uygulanması suretiyle ve/veya belirtilen aboneliklere Alıcı tarafından seçilen yöntemlerin uygulanması suretiyle hesaplanarak bulunulacağı tarifelerde meydana gelecek artışlar, artışm gerçekleştiği tarihten sonra ilk düzenlenecekfaturadan haşlamak üzere, alıcı faturalarına yansıtılacak olup düşüşler yansıtılmayarak indirim oranlan bir önceki tarifedeki enerji bedeli üzerinden uygulanmaya devam edileceği şeklinde düzenlendiği, ve sözleşmede birim satış fiyatında yapılan artışlardan sonra düzenlenecek ilk faturanın artış yapılmış birim bedeller ile düzenlenmesi gerektiği belirtildiği ancak sözleşmenin yürürlükte kaldığı dönemde sözleşme hükmüne rağmen 6 adet fatura EPDK'nın fiyat güncellemesi sonrası henüz tüketilmemiş elektrik birim fiyatının hesaplanmasında esas alınmış olduğu bilirkişilerce tespit edildiğinden davalının sözleşme hükmü yerine davalı lehine olan tarifeyi hükme esas alarak faturalarını düzenlediği söz konusu madde hükmünde tarifelerde meydana gelecek artışlar, artışı gerçekleştiği tarihten sonra ilk düzenlenecek faturadan başlamak üzere, alıcı faturalarına yansıtılacak olup düşüşler yansıtılmayarak indirim oranlan bir önceki tarifedeki enerji bedeli üzerinden uygulanmaya devam edileceği hükmünü bulunduğu halde tarife değişiklikleri sonrasında düzenlediği ilk faturadan 6 tanesinde EPDK kuralları gereği tüketim dönemine ait birim bedeller üzerinden hesaplama yaptığı, yani düzenleme sonrası ilk faturalarda birim bedellerin değişmediği, son iki tarife değişikliği sonrasında düzenlenen ilk faturalarda sözleşme hükmü yerine davacı lehine yeni tarife hükümleri uyarınca düzenlediği bu hususta davalı tarafça sözleşmenin EPDK tarife değişikliği kapsamında davacı borçlu lehine yorumlanarak uygulandığı ve davalının bu şekilde ilk altı faturada davacı lehine teamül oluşturduğu ayrıca sözleşmenin ilgili maddesinin davacı borçlunun açıkça aleyhine düzenlendiği ve hakkaniyeti aykırı olduğu kanaatiyle davalının Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi 5.2 maddesi kapsamında güncellenmiş yeni birim bedeller ile hesaplama yapıldığı, 8 adet faturadan, 6 adet faturanın EPDK kuralları kapsamında 2 adet faturanın da sözleşme kapsamında düzenlendiği anlaşılmakla yukarıda izah edilen nedenlerle iş bu iki faturanın da EPDK birim bedelleri ve indirim oranı dikkate alınarak düzenlenmesi gerektiği kanaatiyle davacının davalıya 108.982,23 TL fazla fatura ödemesinin yapıldığı anlaşılmakla usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak bu bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Sözleşmede somut olaya yönelik olarak cezai şarta yönelik hüküm bulunmadığı her ne kadar davacının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 20. Maddesine dayalı ceza koşulu hesaplanması gerektiğini ileri sürmüş ise de davacı ve davalının tacir olduğu yani tüketici olmadığı hususu dikkate alındığında yönetmelik hükmünün uygulanmasına hukuken olarak bulunmamakla davacının cezai şart talebinin TBK madde 179 uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir. Arabuluculuk görüşmesine katılmayan taraf, davada haklı da çıksa haksız da çıksa yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Ayrıca davada haklı çıkması halinde lehine vekalet ücretine hükmedilmez. Bu halde arabuluculuk görüşmesine katılmayan taraf vekalet ücreti alamaz ve yargılama giderini ödemeye mahkum edilir.

Davalı taraf usulüne uygun olarak davet edildiği arabuluculuk görüşmelerine katılmadığından dolayı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş ve yargılama giderleri üzerinde bırakılmıştır.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE,

1.Davacının davalıya fazla ödeme yaptığı tespit olunan 108.982,23 TL 'nin ödeme tarihi olan 22/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

2.Davacının cezai şart alacağı talebinin Reddine,

3.Karar harcı 7.444,58 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70 TL ve 1.859,44 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.940,14‬ harcın mahsubu ile bakiye 5.504,44‬ TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,

4.Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç ve 1.859,44 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.020,84‬ TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.477,25 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

6.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7.Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8.Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

9.Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı ve vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Borçlar Hukuku 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.