12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/114
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/09/2020
NUMARASI: 2019/456 Esas - 2020/427 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/02/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/04/2016 tarihinde, davalıya ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, müvekkilinin sürücüsü olduğu ... plakalı motosiklete çarpması sonucunda meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını, kaza tespit tutanağındaki tespitin aksine müvekkilinin kazada kusurunun bulunmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000-TL maddi tazminatın ( HMK 107. Maddesi gereğince belirsiz alacağın) kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''.. bilirkişi raporundaki kusura ilişkin tespitin kaza tespit tutanağı ile dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu, davacının meydana gelen kazada %100 kusurunun bulunması sebebiyle haksız fiilden kaynaklanan zararın tazmini bakımından davalının sorumluluğunun bulunmadığı'' gerekçesiyle, Davanın Reddine, karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri:
Davacı vekili; kusuru kabul etmediğini, kazanın karşı araç sürücünün tam kusurlu ile meydana geldiğini, kaza tespit tutanağı esas alınarak hazırlanan bilirkişi raporundaki kusur tespitinin doğru olmadığını, karşı araç sürücüsü hızlı olmasa ve etkili fren tedbiri alsa idi dava konusu kazanın meydana gelmeyeceğini, bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların dikkate alınmadan eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda, kaza tespit tutanağında, sürücü ...'nın geçme ve şerit izleme değiştirme kurallarına uymadığından kusurlu olduğu, sürücü ...'ün ise kendi şeridinde seyrettiğinden kusuru bulunmadığı belirtilmiş,dosya kapsamında alınan ve 3 kişilik bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 07/07/2020 tarihli raporda, motosiklet sürücüsü davacı ...'nın tedbirsizce karşı şeride geçmek suretiyle şerit tecavüzü yaparak karşı yönden gelene kamyonetin önüne aniden ve emniyetsiz mesafeden çıkması nedeniyle asli ve tam ( %100 oranında) kusurlu olduğu; iki yönlü ve iki şeritli kara yolunda, kendi şeridinde nizami şekilde seyreden sürücü ...'ün, karşı yönden gelen motosikletin ani şekilde şerit tecavüzü ile önüne çıktığı, kazayı önlemek için alabileceği bir tedbir bulunmadığı, kazanın meydana gelişinde herhangi bir kural ihlali bulunmadığından kusursuz olduğu belirtilmiş olup, her ne kadar kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporu birbiri ile uyumlu ise de, davacı tarafın iş bu rapora itirazları ( davalının hız levhasındaki hız sınırına uymadığı, etkili fren ve direksiyon tedbirine başvurmadığı) dikkate alınmadan, yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla yerel mahkemece yapılacak iş, İTÜ'de yada Karayolları Genel Müdürülüğü'nde görevli trafik (kusur) konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden, kaza tespit tutanağı, krokisi ve 07.07.2020 tarihli raporu irdelenmek suretiyle, tarafların kusur durumlarının belirlenmesi için açıklayıcı, ayrıntılı, taraf ve yargı denetimine açık rapor aldırılması, tarafların iddia ve savunmaları, itirazları göz önüne alınarak, işin esası ile ilgili deliller toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesinden ibaret olmalıdır. Eksik inceleme ile yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. (Bknz. Yargıtay 17. HD'nin 2016/14680 Esas, 2019/2383 Karar sayılı ilamı) Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca kaldırılmasına, dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.