10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/13160 E. , 2023/13289 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Siirt İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki hizmet ve prime esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın fer'i müdahil Kurum vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 10.09.2013 - 05.03.2014 tarihleri arasında aylık 1.750 TL ücretle çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili , cevap davanın reddini istemiştir.
2.Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sigortasız olarak çalıştığını bildiği halde çalışmaya devam etmesi, bu dönem içinde sigorta primi yatırılması için işverene hiç başvuruda bulunmaması ve 5510 sayılı Kanun 8 inci maddesi gereğince iyi niyet kurallarına aykırı olduğunun çok açık olduğu, fiili veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, çalışmayı ortaya koyan belgelerin ise işe giriş bildirgesi ile 86 ncı maddesinde öngörülen ve kuruma verilmesi zorunlu kanıtı olduğunu, sigortalılıktan söz edebilmek için çalışmanın varlığı yargıtayun kabul ettiği ilkelere uygun biçimde belirlenmesi gerektiği, zira sigortalılık başlangıcına yönelik her dava sigortalılık tespit davasını içerdiği, dava konusu hizmetin geçtiği iddia edilen yerin bir kamu kurumu olduğu, bu gibi yerlerde çalışmanın kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılmasının esas olduğunu, davacı tarafından açılan davanın hukuki dayanağının bulunmaması nedeni ile davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ... Derneğinde 01.12.2013 ile 05.03.2014 tarihleri arasında brüt 1.596,00 TL ücret ile hizmet akdine tabii olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Fer'i müdahil SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle;, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk derece mahkemesi tarafından gerekçeli kararın fer'i müdahil ... vekiline usulüne uygun olarak elektronik tebligat yolu ile 27.07.2022 tarihinde tebliğ edildiği, yasal iki haftalık istinaf sürenin son gününün 10.08.2022 ... gününe denk geldiği, fer'i müdahil vekilinin UYAP sistemi üzerinden elektronik ortamda istinaf dilekçesini 24.08.2022 tarihinde mahkeme dosyasına gönderdiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 103 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (ç) bendi uyarınca "Hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davaların " İlk Derece Mahkemelerinde adli tatilde görülebildiği, buna karşılık dava açanın işçi veya işveren olduğuna bakılmaksızın İş Mahkemesi kararları, Kanun yolunda (Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay'da) ivedilikle karara bağlanacağı için 6100 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (h) bendi uyarınca adli tatilde de incelenebileceği şeklindeki açıklama dikkate alındığında, İş Mahkemelerinden verilen kararların, Kanun yolu incelemesinin adli tatilde görülebilmesinin mümkün hale geldiği, giderek adli tatilde görülebilmesi nedeniyle, İş Mahkemelerinden verilen kararlara karşı kanun yoluna başvuru sonunda verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının 6100 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesindeki sınırlamaya tabi olmayacağı Adli Tatil içerisinde de sürelerin işleyeceğinin açık olduğu, bu itibarla feri müdahil ... vekilinin istinaf başvurusunu yasal süre geçtikten sonra UYAP sistemi üzerinden 24.08.2022 tarihinde yaptığı gerekçesiyle 6100 sayılı Kanun'un 352/1-c. maddesi gereğince istinaf dilekçesinin süre yönünden reddine yönelik karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazançların tespitine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 inci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
2.Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
3.Değerlendirme Fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf talebinin süreden reddine karar verilmiş ise de; 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “elektronik tebligat” başlıklı 7/a maddesi; “Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur. ...
1.10.12.2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar.…” düzenlemesini, aynı Kanun’un 11. maddesi ise; “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır…” düzenlemesini içerdiğinden, davalı Kurumun 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (IV) sayılı cetvelde yer alan kamu idarelerinden olduğu gözetilerek, mahkeme kararı vekil adı tebliğ mazbatasında belirtilmek suretiyle davalı Kurumun ilgili birimine tebliğ edilmesi gerekirken, doğrudan vekilin e-tebligat adresine 27.07.2022 tarihinde tebliğ edilmesinin hatalı olduğu, buna göre gerekçeli kararın feri müdahil Kuruma usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden fer'i müdahil Kurum adına istinaf dilekçesinin öğrenme tarihine göre süresi içerisinde sunulmuş olduğu anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesince esasa girilerek karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
21.12.2023 gününde oybirliğiyle karar verildi.