Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:

T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :

KARAR NO:
KARAR TARİHİ: 19/04/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KONYA .ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 21/12/2023

NUMARASI : Esas Karar

VEKİLİ: Av.
VEKİLİ: Av.
DAVA: Alacak
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/04/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 19/04/2024

Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davacı vekilinin Konya Asliye Hukuk Mahkemesine sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; şirketin petrol istasyonu işlettiğini, .....'un sorumlu müdür, ....., ..... ve.....'nın pompacı olarak çalıştığını, yapılan incelemede istasyonda bulunan 4 nolu mazot pompasının diyafram ünitesi sökülmek suretiyle birileri tarafından bozulduğunu, bundan dolayı resmi kayıtlara geçmeden fazla akaryakıt verildiğinin, söz konusu mazotun değerinin 60.515,83 YTL olduğunun, bazı araçların aynı gün içerisinde istasyona yanaşıp defalarca mazot aldığının tespit edildiğini, davalıların organize olarak belirli bir teknik kullanarak benzini haricen sattıklarını ve zarara uğramasına sebebiyet verdiklerini, ilgililer hakkında ceza mahkemesinde kamu davası açıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 60.515,83 TL alacağın kanuni faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı .... Sigorta A.Ş vekili (....... Sigorta) cevabi yazısında özetle; ,davacı iş yerinin akaryakıt sigorta poliçesi ile sigorta edildiğini, davaya konu 18.07.2007 tarihinde meydana gelen hasar sebebiyle şirketlerine yapılan başvuru sonrası şirketlerinde .... numaralı dosyanın açıldığını, herhangi bir ödemenin yapılmadığını, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte dava konusu olayın hırsızlık değil emniyeti suistimal olduğunu, sorumlunun iş yerinde çalışan müdür ve pompacıların olduğunu, davacının talep ettiği miktarın fahiş olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; "Davacı şirketin petrol istasyonunu, .... Sigorta A.Ş 'ye, ..... numaralı poliçe ile,16.03.2007 başlangıç, 16.03.2008 bitiş tarihli olarak akarkayıt sigorta poliçesi ile sigortalattırdığı ve teminat altına aldığı, dava konusu olayın olduğu tarih itibariyle poliçenin aktif olduğu bu nedenle sigorta şirketinin bu poliçenin taahhütlerinden poliçe klozları ve teminatları ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu, akar yakıt poliçesinin, bina, emtia, demirbaş, kasa, cam, tabela camı, komşuluk sorumluluğu, pompacının cebindeki para hırsızlık teminatı, tank delinmesi, ferdi kaza, çevre kirliliği, işletme mesleki sorumluluk, temeller, makine kırılması, emniyeti suiistimal, elektronik cihaz teminatlarını limitler dahilinde sağlayan bir poliçe olduğu görülmektedir. Poliçe mutlak manada hırsızlık teminatı sağlamamakta, poliçenin genel şartlar muhteviyatından anlaşılacağı üzere "pompacı üstündeki para hırsızlık, üç kişiler tarafından silahla tehdit veya tecavüz veya zor kullanmak suretiyle vaki olacak gasp ve hırsızlık neticesinde oluşacak zararları poliçede belirtilen bedeli aşmamak kaydıyla, kişi ve olay ayrımı yapmadan temin eder ” dendiği, somut olayda dava dışı gerçek şahıslaırn tamamının davacı şirkete sosyal güvenlik akdiyle bağlı oldukları için 3.kişi sayılamayacaklarından bu poliçede bu klozdan dolayı sigorta şirketinden tazminat talep edilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Bu durumda davacı şirketin tazminat talep edebileceği teminatın emniyeti suistimal teminatı olduğu, poliçede ve yangın poliçesi genel şartlarında “Sigorta şirketi akaryakıt istasyonunda bordrolu çalışanların vazifelerini görmeleri esnasında kasıt veya kötü niyetli birhareketle sigortalının para vs. kıymetli evrakını veya parayla ölçülebilen mallarını çalmak, zimmetine geçirmek, hile ve dolandırıcılık veya sahtekarlık yoluyla bunlara sahip olmak suretiyle yapacağı emniyeti suüstimal halleri neticesinde sigortalının uğrayacağı zararı sigorta bedelleri bölümünde belirtilen şahıs başına ve /veya poliçe süresince toplam kıymete kadar temin eder ” denilerek bu tür davranışlardan doğan zararların teminat altına alındığı görülmektedir. Bu halde davacının Emniyeti suistimal teminatından faydalanıp faydalanmayacağının belirlenmesi gerekmektedir. Dava konusu olaya ilişkin dava dışı şirket çalışanları olan ....., ....., ..... ve..... hakkında hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçundan dolayı yargılama yapıldığı, Konya . Asliye Ceza Mahkemesinin ...Esas, ...Karar sayılı 21.05.2019 tarihli ilamı ile sanıkların üzerlerine atılı suçtan dolayı beraatlerine karar verildiği, söz konusu kararın Yargıtay 15. Ceza Dairesinin... Esas,....5 sayılı 19.04.2021 tarihli ilamı ile kesinleştiği görülmektedir. Ayrıca hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda da;........bahsedilen 26.311 litre eksik motorinin daha önceki dönemlerde olmuş olabileceği bahsedilen zararın belirtilen dönemlerde oluştuğunun kesin tespit edilemeyeceği, zararın oluşmasında çalışanlar ..., ..., ....'ın etkisi olduğu demenin mümkün olmayacağı, dava dosyasında istasyonda hangi tarihte, hangi vardiyalarda, hangi kişilerin birlikte çalıştığı bilgilerinin olmadığı, davalı pompacılardan başka çalışanlarında o dönemlerde çalıştığının görüldüğü, direkt bu kişilere suç isnat etmek için istasyon çalışma vardiya çizelgesi bilgilerinin olması gerektiği, olaya konu 4 numaralı akaryakıt pompasının servis hizmeti verilen 04/07/2007 tarihinden önce arızalı olduğunun kabul edilmesi gerektiği, arızalı pompa ile yapılan satışlarda ekranda gözükmeyen miktarın bedelinin müşteriden tahsil edilip işyerine ödemenin mümkün olabileceği, kabule göre eğer o dönemde motorin açığı meydana gelmişse bu işi direkt davalı çalışanlar yapmıştır denemeyeceği istasyonda o dönemde farklı çalışanlarında olduğu, akaryakıt pompasında aynı plakalı araca hem kurşunsuz benzin hem de motorin vermenin teknik olarak mümkün olmadığı, yazar kasa fişlerinde yakıt verilen araç plakasının pompacı tarafından manuel girildiği, pompacı ya da müşterinin keyfiyet ve isteğine göre girilen plakaların değişebileceği, akaryakıt pompalarında pompa satışına dışarıdan müdahale edilerek pompa ayarlarının bozulmaması için resmi kurum memurları tarafından pompa ekipmanları üzerinde mühürleme işlemi yapıldığı, mühür sökme - takma işleminin sadece yetkili servis ve resmi kurum memurunda olduğu, keşifli inceleme raporlarında pompanın üzerindeki mühürleme işleminde oynama - bozulma yapılıp yapılamadığı bilgisinin olmadığı, "şeklinde tespitlere yer verildiği görülmekle hem söz konusu tespitler hem kesinleşen ceza mahkemesi kararı uyarınca somut dava dosyasında dava dışı şirket çalışanlarının emniyeti suistimal ettikleri sabit olmadığından davalı sigorta şirketinin söz konusu kloz uyarınca da sorumlu olmayacağı değerlendirilmekle davacının açmış olduğu alacak davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklinde açılan davanın reddine dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Ankara yolunda petrol istasyonu işlettiğini, müvekkili şirket yetkilisinin yaptığı incelemeler sonucunda petrol istasyonunda bulunan 4 numaralı mazot pompasının diyafram ünitesinin sökülmek suretiyle birileri tarafından bozulduğunu ve bundan dolayı pompadan kayıt dışı fazla akaryakıt çıkışı olduğunun tespit edildiğini, 04/07/2007 tarihinde ... seri numaralı pompaya verilen servis hizmet tutanağında 4 numaralı yakıt pompasının arızalanmasının nedeninin çalışanlarının plaka girmeden yakıt satışı yapmalarından kaynaklandığının tespit edildiğini, müvekkili iş yerine ait 4 numaralı pompadan kayıt dışı mazot çıkışı yapıldığının kamera kayıtları ile sabit olduğunu, müvekkili şirketin sigortalı çalışanlarının müvekkili maddi zarara uğrattığını, ceza yargılaması sonucunda verilen beraat kararı verilmiş olmasının gerekçe yapılarak davanın reddine karar verilmiş olmasının hukuka uygun olmadığını, müvekkili şirketin zarara uğrattığı açık ve şüphe bırakmayacak şekilde ortada olduğunu ve sigorta şirketinin müvekkili şirketin poliçe kapsamında yer alan zararını karşılamamasına rağmen ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini beyan ederek Yerel Mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Huzurdaki dava , akaryakıt sigorta poliçesinden kaynaklı olarak açılan alacak davasıdır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı şirketin akaryakıt istasyonunda 2007 yılı içerisinde eksik motorin bulunup bulunmadığı, akaryakıt pompasının bozuk olup olmadığı , bozuk ise fazla verilen akaryakıt olup olmadığı , davacı şirketin bu nedenle zarara uğrayıp uğramadığı, motorin açığı var ise diğer davalı gerçek şahısların buna sebep olup olmadığına ilşikindin dosya sigorta uzmanı , makina mühendisi ve nitelikli hesaplamalar uzmanından oluşturulan bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, sunulan 28/04/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Davaya konu akaryakıt istasyonunda 01/01/2007 - 20/07/2007 dönemlerine ait motorin miktarının eksik olduğunun tespiti çalışmasında eksiklikler olduğu, envanter kayıtlarında 01/01/2007 tarihinde devir olarak kabul edilen 87.941,26 litre açılış motorin miktarlarını depolayabilecek tank kapasitesinin olmadığı, motorin stok tank kapasitesinden fazla miktarlarda gözüken açılış yakıt miktarlarının fiili olarak tank içerisinde olmadığı, önceki dönemlerden gelen kaydi stok ve fiili stok arasında farkların olduğu ya da farklı bir durum varsa da bunun tespiti esnasında belirtilmediği , dolayısıyla bahsedilen 26.311 litre eksik motorinin daha önceki dönemlerde olmuş olabileceği bahsedilen zararın belirtilen dönemlerde oluştuğunun kesin tespit edilemeyeceği, zararın oluşmasında çalışanlar ......'ın etkisi olduğu demenin mümkün olmayacağı, dava dosyasında istasyonda hangi tarihte, hangi vardiyalarda, hangi kişilerin birlikte çalıştığı bilgilerinin olmadığı, davalı pompacılardan başka çalışanlarında o dönemlerde çalıştığının görüldüğü, direkt bu kişilere suç isnat etmek için istasyon çalışma vardiya çizelgesi bilgilerinin olması gerektiği, olaya konu 4 numaralı akaryakıt pompasının servis hizmeti verilen 04/07/2007 tarihinden önce arızalı olduğunun kabul edilmesi gerektiği, arızalı pompa ile yapılan satışlarda ekranda gözükmeyen miktarın bedelinin müşteriden tahsil edilip işyerine ödemenin mümkün olabileceği, kabule göre eğer o dönemde motorin açığı meydana gelmişse bu işi direkt davalı çalışanlar yapmıştır denemeyeceği istasyonda o dönemde farklı çalışanlarında olduğu, akaryakıt pompasında aynı plakalı araca hem kurşunsuz benzin hem de motorin vermenin teknik olarak mümkün olmadığı, yazar kasa fişlerinde yakıt verilen araç plakasının pompacı tarafından manuel girildiği ,pompacı ya da müşterinin keyfiyet ve isteğine göre girilen plakaların değişebileceği, akaryakıt pompalarında pompa satışına dışarıdan müdahale edilerek pompa ayarlarının bozulmaması için resmi kurum memurları tarafından pompa ekipmanları üzerinde mühürleme işlemi yapıldığı, mühür sökme - takma işleminin sadece yetkili servis ve resmi kurum memurunda olduğu, keşifli inceleme raporlarında pompanın üzerindeki mühürleme işleminde oynama - bozulma yapılıp yapılamadığı bilgisinin olmadığı, yapılan poliçe incelemesinde; poliçede Emniyet Suistimal Teminatının 5.000,00 olduğu, bu davada Mahkememizce Emniyeti Suistimal olduğuna hükmedilmesi durumunda ....

Sigorta A.Ş.'den istenebilecek teminatın 5.000,00 TL olabileceğini bildirir şekilde tespitlerin yapıldığı görülmektedir. Somut olayda

Davacı şirketin petrol istasyonunu, .... Sigorta A.Ş 'ye, ....numaralı poliçe ile,16.03.2007 başlangıç, 16.03.2008 bitiş tarihli olarak akarkayıt sigorta poliçesi ile sigortalattırdığı ve teminat altına aldığı, dava konusu olayın olduğu tarih itibariyle poliçenin aktif olduğu bu nedenle sigorta şirketinin bu poliçenin taahhütlerinden poliçe klozları ve teminatları ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu, akar yakıt poliçesinin, bina, emtia, demirbaş, kasa, cam, tabela camı, komşuluk sorumluluğu, pompacının cebindeki para hırsızlık teminatı, tank delinmesi, ferdi kaza, çevre kirliliği, işletme mesleki sorumluluk, temeller, makine kırılması, emniyeti suiistimal, elektronik cihaz teminatlarını limitler dahilinde sağlayan bir poliçe olduğu görülmektedir. Poliçe mutlak manada hırsızlık teminatı sağlamamakta, poliçenin genel şartlar muhteviyatından anlaşılacağı üzere "pompacı üstündeki para hırsızlık, üç kişiler tarafından silahla tehdit veya tecavüz veya zor kullanmak suretiyle vaki olacak gasp ve hırsızlık neticesinde oluşacak zararları poliçede belirtilen bedeli aşmamak kaydıyla, kişi ve olay ayrımı yapmadan temin eder ” dendiği, somut olayda dava dışı gerçek şahıslaırn tamamının davacı şirkete sosyal güvenlik akdiyle bağlı oldukları için 3.kişi sayılamayacaklarından bu poliçede bu klozdan dolayı sigorta şirketinden tazminat talep edilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Bu durumda davacı şirketin tazminat talep edebileceği teminatın emniyeti suistimal teminatı olduğu, poliçede ve yangın poliçesi genel şartlarında “Sigorta şirketi akaryakıt istasyonunda bordrolu çalışanların vazifelerini görmeleri esnasında kasıt veya kötü niyetli birhareketle sigortalının para vs. kıymetli evrakını veya parayla ölçülebilen mallarını çalmak, zimmetine geçirmek, hile ve dolandırıcılık veya sahtekarlık yoluyla bunlara sahip olmak suretiyle yapacağı emniyeti suüstimal halleri neticesinde sigortalının uğrayacağı zararı sigorta bedelleri bölümünde belirtilen şahıs başına ve /veya poliçe süresince toplam kıymete kadar temin eder ” denilerek bu tür davranışlardan doğan zararların teminat altına alındığı görülmektedir. Bu halde davacının Emniyeti suistimal teminatından faydalanıp faydalanmayacağının belirlenmesi gerekmektedir. Dava konusu olaya ilişkin dava dışı şirket çalışanları olan ....., ....., ..... ve..... hakkında hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçundan dolayı yargılama yapıldığı, Konya . Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı 21.05.2019 tarihli ilamı ile sanıkların üzerlerine atılı suçtan dolayı beraatlerine karar verildiği, söz konusu kararın Yargıtay 15. Ceza Dairesinin ... Esas, ... sayılı 19.04.2021 tarihli ilamı ile kesinleştiği görülmektedir.

Ayrıca hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda da;........bahsedilen 26.311 litre eksik motorinin daha önceki dönemlerde olmuş olabileceği bahsedilen zararın belirtilen dönemlerde oluştuğunun kesin tespit edilemeyeceği, zararın oluşmasında çalışanlar .....'ın etkisi olduğu demenin mümkün olmayacağı, dava dosyasında istasyonda hangi tarihte, hangi vardiyalarda, hangi kişilerin birlikte çalıştığı bilgilerinin olmadığı, davalı pompacılardan başka çalışanlarında o dönemlerde çalıştığının görüldüğü, direkt bu kişilere suç isnat etmek için istasyon çalışma vardiya çizelgesi bilgilerinin olması gerektiği, olaya konu 4 numaralı akaryakıt pompasının servis hizmeti verilen 04/07/2007 tarihinden önce arızalı olduğunun kabul edilmesi gerektiği, arızalı pompa ile yapılan satışlarda ekranda gözükmeyen miktarın bedelinin müşteriden tahsil edilip işyerine ödemenin mümkün olabileceği, kabule göre eğer o dönemde motorin açığı meydana gelmişse bu işi direkt davalı çalışanlar yapmıştır denemeyeceği istasyonda o dönemde farklı çalışanlarında olduğu, akaryakıt pompasında aynı plakalı araca hem kurşunsuz benzin hem de motorin vermenin teknik olarak mümkün olmadığı, yazar kasa fişlerinde yakıt verilen araç plakasının pompacı tarafından manuel girildiği, pompacı ya da müşterinin keyfiyet ve isteğine göre girilen plakaların değişebileceği, akaryakıt pompalarında pompa satışına dışarıdan müdahale edilerek pompa ayarlarının bozulmaması için resmi kurum memurları tarafından pompa ekipmanları üzerinde mühürleme işlemi yapıldığı, mühür sökme - takma işleminin sadece yetkili servis ve resmi kurum memurunda olduğu, keşifli inceleme raporlarında pompanın üzerindeki mühürleme işleminde oynama - bozulma yapılıp yapılamadığı bilgisinin olmadığı, "şeklinde tespitlere yer verildiği görülmekle hem söz konusu tespitler hem kesinleşen ceza mahkemesi kararı uyarınca somut dava dosyasında dava dışı şirket çalışanlarının emniyeti suistimal ettikleri sabit olmadığından davalı sigorta şirketinin söz konusu kloz uyarınca da sorumlu olmayacağı değerlendirilmekle davacının açmış olduğu alacak davasının reddine karar verilmesi doğrudur.

Bu halde, Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre,

HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak,

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,

1.Davacı tarafından alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

2.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

3.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

4.HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 19/04/2024

Başkan Üye Üye Katip

E imza E imza E imza E imza

Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.