11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2022/3368 E. , 2024/226 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
ASIL DAVADA DAVACI-
KARŞI DAVADA DAVALI : ... vekili Avukat ...
ASIL DAVADA DAVALI-
KARŞI DAVADA DAVACI : Reed Tüyap Fuarcılık A.Ş. vekili Avukat ...
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki asıl markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i, karşı markanın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın asıl davanın kabulüne karşı davanın reddine karar karar verilmiştir. Kararın asıl davada davalı-karşı davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı-karşı davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ticari fuarlar ve sergiler alanında faaliyet gösterdiğini, fuar düzenlediği ülkeler arasında Türkiye'nin de bulunduğunu, "DRINKTEC'" ibaresininin müvekkili tarafından dört yılda bir düzenlenen içecek ve gıda fuarının adı olduğunu, "DRINKTEC" ibaresinin müvekkili adına dünyada ve Türkiye'de tescilli olduğunu, 2000/104406 no.lu "DRINKTEC" markasının 16, 35 ve 41 ... sınıflarda tescilli olduğunu, davalının davacıya ait marka ile ayırt edilmeyecek kadar benzer "drintech" ibaresini içeren "drintech Eurosia" ibaresini müvekkilinin faaliyet ve tescil alanı kapsamında olan "fuarların düzenlenmesi/organizasyonu" hizmetleri için ve aynı/benzer konulu bir fuarın adı olarak kullandığını, davalının internet sayfasında "DRINTECH" ibaresini izinsiz olarak kullandığını, markanın müvekkili markasının tescilli olduğu sınıflar kapsamında kullanıldığını, davalı tarafa ihtarname gönderildiğini fakat hukuka aykırı eylemlerine son vermediğini, davalının kullandığı "Eurosia" ibaresinin Türkçe'de "Avrasya" anlamına geldiğini ve jenerik bir isim olduğunu, davalı tarafın müvekkilinin "DRINKTEC" markası üzerinden haksız avantaj elde ettiğini, fuar katılımcıları tarafından fuarın müvekkili tarafından düzenlendiğinin ya da davalı tarafın müvekkilinin bir şubesi olduğunu düşünmeleri ihtimalinin olduğunu, davalı eylemlerinin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini, davalı tarafın kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davalının "DRINKTECH" ibaresine ilişkin kullanım ve eylemlerinin müvekkili markasına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, haksız rekabetin tespitine, men'ine, ref'ine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Karşı davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafın "DRINKTEC" ibaresini 22.03.2010 tarihinde adına tescil ettirdiğini, fakat bu markayı Türkiye’de hiç kullanmadığını, fuar düzenlemediğini, tescil tarihinden bu yana tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmadığını ileri sürerek 2000/10446 tescil no.lu markanın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; 2015/91446 tescil no.lu "DRINKTEK", 2015/91454 tescil no.lu "DRINKtech", 2015/91460 tescil no.lu "DRINKtech EURASIA", 2015/91466 tescil no.lu "DRINKtech AVRASYA", 2015/91487 tescli no.lu "DRINKTEK EURASIA" ibareli markaların 35 ... sınıfta 11.11.2015 tarihinden itibaren on yıl müddetle TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. adına tescil edildiğini, tescilli olan bu markaların TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş.’nin izniyle müvekkili tarafından düzenlenen fuarlarda kullanıldığını, tescilli bir markanın kullanılmasının önlenmesinin talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Karşı davalı vekili cevap dilekçesinde; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 9 uncu maddesi uyarınca markanın kullanılmaması nedeniyle iptal davası açılamayacağını, davalı-karşı davacının müvekkilinin markasının iptalini talep etmekte hukuki yararının bulunmadığını, davalı-karşı davacının fuarcılık sektöründe faaliyet yürüttüğünü, kendi adına tescilli olmayan markalara dayandığını, davalı-karşı davacının dayanmış olduğu markaların tamamının 35 ... sınıfta tescilli olduğunu, dayandıkları markaların hiçbirinin müvekkilinin markasının tescilli olduğu 16 ve 41 ... sınıfların bulunmadığını, dayandıkları tescillerin hiçbirinin kendi adlarına tescilli olmadığını, herhangi bir hakkının kısıtlandığından veya kısıtlanma tehlikesi doğduğundan ve hukuki yararı bulunduğundan söz edilemeyeceğini, müvekkilinin markasının iptalini isteyemeyeceğini, "drinktec" markasının 1989 yılında müvekkili tarafından yaratıldığını ve neredeyse 30 yıl boyunca fuarcılık hizmetlerini de kapsayacak biçimde tescil edildiği tüm sınıflar yönünden ciddi ve kesintisiz biçimde kullanıldığını, yıllar süren emek-... harcamaları sonucunda dünya çapında tanınmış hale geldiğini, müvekkilinin markasının kesintisiz ve ciddi bir biçimde Türkiye'de kullanıldığını savunarak karşı davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekili davalının davaya konu markayı almış olduğu lisans sözleşmesi kapsamında tescile dayalı olarak kullandığını iddia etmiş ise de bahse konu lisans sözleşmelerinin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde kaydının bulunmadığı, dolayısıyla üçüncü kişi konumundaki davacıya karşı ileri sürülemeyeceği, kaldı ki lisans sözleşmesinin varlığı kabul olunsa bile fiili kullanımının lisansa konu tescilli markanın tescil edildiği haliyle olmadığı, bilirkişi raporunda da tespit olunduğu üzere davalının fiili kullanımlarının fuarcılık sektöründe bilinirliği yüksek olan davacıya ait tescilli markaya yaklaştırarak benzetmeye çalıştığı, "Eurasia" ibaresini küçültmek suretiyle "Drink" ibaresini ön plana çıkardığı, markalar bütün olarak değerlendirildiğinde iltibasa sebebiyet verecek şekilde benzerlik oluştuğu ve haksız yararlanılmaya çalışıldığı, her iki markanın da aynı sınıflarda kullanıldığı, ortalama tüketici algısı dikkate alındığında kullanımın karıştırılma ihtimalini yükselttiği ve tecavüz teşkil ettiği, 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin yedinci fıkrası hükümleri kapsamında marka tecavüzü olarak değerlendirilmesi gerektiği, yine 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54 vd. maddeleri uyarınca davalının fiili kullanımının iltibas ve haksızlık oluşturduğu, haksız rekabet olarak değerlendirilmesi gerektiği; karşı dava yönünden dosyada yer ... deliller 6769 sayılı 9 kapsamında değerlendirildiğinde karşı davalının kullanımlarının ciddi olduğu ve iptal şartlarının oluşmadığı gerekçeleriyle asıl davanın kabulüne davalının kullanımının davacı markasına tecavüz haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men'ine karar kesinleştiğinde hüküm özetinin ilanına; karşı davanın reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı-karşı davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl davada davalı-karşı davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; lisans sözleşmesinin sicile kaydedilip kaydedilmemiş olmasının ise huzurdaki davada hükme etki etmesinin kabul edilemez olduğunu, müvekkil davacı-karşı davalının değil Tüyap Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş.'ye ait markaları kullandığını, davalı markalarını kullanmadığını, lisans sözleşmesinin sicile kayıt edilmediği takdirde üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceği iddiası, müvekkilinin lisans alarak kullandığı markaların üçüncü kişilerce kullanılması halinde lisans sözleşmesinin ileri sürülemeyeceğinin düzenlendiğini, müvekkillinin Tüyap Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. adına kayıtlı markaları kullanmakta olduğunu, davacı - karşı davalı adına kayıtlı markalara yönelik bir kullanımı bulunmadığını, davalının müvekkilinin kullandığı markaların tescilinin daha sonraya dayandığı iddiası ancak bir hükümsüzlük davasında ileri sürülebilir nitelikte olduğunu, karşı davalının tescil tarihinden bu yana 5 yılı ... süredir tescil ediliği mal ve hizmetler bakımından Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına ara verilen markanın talepleri doğrultusunda iptaline karar verilmesi gerektiğini, tarafların markaları asli ve tali unsurları ile bir bütün olup, bu unsurlar bakımından markaların karıştırılma ihtimalinin olmadığını, fuarcılık sektörünün butik bir sektör olduğunu, marka ile muhatap kullanıcılar markalar arasında farkı bilebilecek durumda olduğunu, bu nedenle davacının markalar arasında iltibas gerçekleştiği iddialarının yerinde olmadığını, müvekkilinin yurtiçi ve yurtdışında fuarlar düzenleyen, Türkiye'nin en büyük fuar şirketlerinden biri olduğunu, Tüyap adı altında düzenlediği fuarlar ile zaten dünya çapında tanınmış bir marka değerine sahip olduğunu, dolayısıyla davacı-karşı davalının markasından yararlanmakta herhangi bir menfaati bulunmadığını, İlk Derece Mahkemesinin müvekkilinin iltibas oluşturulmaya çalışıldığı yönündeki tespitinin yerinde olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davalının eylemlerinin davacının marka haklarını ihlal eder nitelikte bulunduğu, bu durumun markaya tecavüz ve haksız rekabet niteliğinde bulunduğunun anlaşıldığı; karşı davada ise davacı-karşı davalının karşı davaya konu markayı karşı dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre içerisinde ciddi kullanımının bulunduğu sunulan deliller ile ayrıntılı incelemeyi içeren ve istinaf denetimine elverişli bulunan bilirkişi raporu içeriğinden anlaşıldığı gerekçesiyle asıl davada davalı-karşı davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı-karşı davada davacı vekili vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Asıl davada davalı-karşı davada davacı vekilinin istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i istemine; karşı dava ise davacıya ait markanın kullanılmama sebebiyle iptaline ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 9 ve 29 uncu maddeleri ile 6102 sayılı Kanun'un 54 vd. maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davalı-karşı davada davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.