11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2008/12724 E. , 2010/4132 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Afyonkarahisar 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.05.2008 tarih ve 2007/12 - 2008/141 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile birlikte kurdukları şirketin 2003 yılına kadar devam ettiğini, şirketin idaresini davalının yaptığını ve tüm resmi defter ve evrakın davalıda olduğunu, 2001 yılında davalı tarafından müvekkiline 69.210 İsviçre frangı borcu olduğuna dair pusula verildiğini, müvekkilinin davalının şahsına borç olarak gönderdiği havalelere dayanarak 76.449 TL alacağın tahsili için ilamsız takip başlattıklarını, davalının borca itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve % 40’tan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının takip konusu borcun hangi hukuki ilişki nedeniyle doğmuş olduğunu izah edemediğini, takip dosyasında borcun kaynağı olarak gösterilen banka havalelerinin borcun varlığını ispat etmeye yeterli olmadığını, yargılama sürerken ibraz edilen resmi kıymeti olmayan belgelere muvafakatlerinin olmadığını savunarak, davanın reddine ve %40’tan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, davacı ile davalının şirket kurdukları, şirket müdürünün davalı olduğu, davacının yurt dışından çeşitli tarihlerde havale yoluyla davalı adına para gönderdiği, daha sonra şirketin tasfiye edildiği, banka havalelerinde paraların ne amaçla gönderildiğinin belirtilmediği, borç olarak gönderildiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava dilekçesinde davacı tarafın banka yoluyla gönderilen tutarların şirket işlerinde kullanılmak üzere davalıya gönderdiğini kabul etmiş olmasına ve davalının imzasını havi olmayan belgenİn de şirket ile davalı arasındaki ilişkiyle ilgili olup, belgede davacı ile davalı arasındaki borç ilişkisini gösterir bir ibarenin mevcut bulunmamasına, takibin kötüniyetli olduğunun kanıtlanamamış olmasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıda (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarını reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Ancak, davacı taraf dava dilekçesinde "her türlü hukuki delil" demek suretiyle yemin deliline de dayandığına göre mahkemece davacıya yemin hakkı hatırlatılarak neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yemin deliline dayanılmadığı gerekçesiyle davacıya yemin hakkı hatırlatılmadan karar tesisi bozmayı gerektirmiştir.