22. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/07/2021
ESAS-KARAR NO : 2020/605 E - 2021/547 K
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; " Müvekkili şirketin faaliyeti kapsamında, davalı şirket ile yapmış olduğu anlaşma ile 3 adet muhtelif tarihli Büyükbaş-Küçükbaş Karkas ve Kanatlı Etleri ile Kemiksiz Lop Et, Kıyma-Kuşbaşıların Şoklama ve donmuş Muhafaza Sözleşmesi imzalandığını, davalı yanın müvekkilinin hak edişinden 27/04/2020 tarihinde 383.940,00 TL kesilmek suretiyle alınan damga vergisinin tahakkuk şartlarının oluşmadığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 50.000,00 TL üzerinden kısmi dava açılarak, kesinti tarihinden itibaren işleyecek avans faizi yürütülerek kesintinin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; müvekkili kurum ile davacı arasında 27/12/2019 arasında üç adet "Büyükbaş-Küçükbaş Karkas Ve Kanatlı Etleri İle Kemiksiz Lop Et, Kıyma-Kuşbaşıların Şoklanma ve Sonmuş Muhafaza Sözleşmesi” akdedildiğini, sözleşme bedelinin belirlenmesinde esas alınacak en yüksek meblağ dikkate alınarak müvekkili kurum tarafından damga vergisi hesaplanacağının açık olduğunu, nitekim müvekkil kurum damga vergisinin hesaplanmasında, sözleşmenin 6. maddesinde yer alan ve teminat tutarının hesaplanmasında taraflarca benimsenen usulü esas aldığını, damga vergisinin yasal bir kesinti olması ve taraflarca akdedilen sözleşmelerde iade edilmesi gereken meblağ olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda: Taraflar arasında üç adet "Büyükbaş-Küçükbaş Karkas Ve Kanatlı Etleri İle Kemiksiz Lop Et, Kıyma-Kuşbaşıların Şoklanma ve Donmuş Muhafaza Sözleşmesi” başlıklı sözleşmeye istinaden davalı kurumun sorumlu sıfatıyla 383.940,00- TL damga vergisi hesaplayarak, 03/2020 döneminde beyan ettiği ve bu tutarın davacının alacağından mahsup edildiği, sözleşmede, teminat mektubu tutarını hesaplama kriterlerinin açık ve kesin olarak belirtildiği, hesaplanan teminat tutarının da sözleşmede yer alan en yüksek meblağ olduğu, dolayısıyla Damga Vergisi Kanunu’na ekli (1) sayılı tablonun “I. Akitlerle ilgili kâğıtlar” başlıklı bölümünün A/1 fıkrasında, belli parayı ihtiva eden mukavelenameler, taahhütnameler ve temliknamelerin; nispi damga vergisine tabi tutulacağı hükmüne tabii olduğu, hesaplanan ve davacının alacağından mahsup edilen damga vergisi nedeniyle davacının davalıdan alacağının bulunmadığı şeklinde görüş bildiren bilirkişi raporunun hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; davalı idarenin maksimum kullandığı depo kapasitesi bellidir. Öyle ise damga resmi bu tonajlar üzerinden alınması gerektiğini, ancak sözleşmenin 5.maddesine göre damga resminin alınamayacağı 6,,7 ve 8.maddelerinde ise tam bir kesinlik bulunmadığını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık; taraflar arasındaki saklama sözleşmesinden doğan damga vergisinin davacı tarafça istirdadının olanaklı olup olmadığı hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ödenen damga vergisinin istirdatı istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Davalı ... tarafından 27/12/2019 tarihli sözleşme ile davacıyla muhafaza sözleşmesi imzalandığını, davalı tarafından 383.940,00 TL Damga Vergisi hesaplanarak ödendiği ve davacının alacağından mahsup edilmiştir.
Davacı taraf davalıca kesilen damga vergisinin haksız olduğunu ileri sürüp istirdadını istemiş, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda Damga Vergisi Kanununa göre davacının davalıdan alacaklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Öncelikle davalı kurumun statüsüne değinilmesinde yarar bulunmaktadır:
Belirtilmelidir ki Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.11.2001 tarih ve 4-661 E., 1074 K; 22.03.2006 tarih ve 4-12 E., 95 K.; Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 26.10.2015 tarih ve 2014/9157 E., 2015/6877 K., 10.06.2015 tarih ve 2014/7403 E., 2015/4452 K., 03.02.2015 tarih ve 2014/5176 E., 2015/545 K.; 14.01.2014 tarih ve 2013/7390 E., 2014/82 K., Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 09.10.2013 tarih ve 11345 E., 15660 K. ilamlarında da açıklandığı üzere;
Resmi Gazetenin 14.12.1984 gün ve 18435 sayılı mükerrer sayısında yayımlanan ve ceza hükümleri hariç yayımlandığı tarihte yürürlüğe giren Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında 233 sayılı KHK'nın 2/1. maddesi uyarınca Kamu İktisadi Teşebbüsleri terimi, İktisadi Devlet Teşekkülü ile Kamu İktisadi Kuruluşlarını ifade eder. Bu yasal düzenlemeye göre İktisadi Devlet Teşekkülü, sermayesinin tamamı devlete ait, iktisadi alanda ticari esaslara göre faaliyet göstermek üzere kurulan kamu iktisadi teşebbüsleridir. Kamu iktisadi kuruluşu ise, sermayesinin tamamı devlete ait olup, tekel niteliğindeki mal ve hizmetleri kamu yararı gözeterek üretmek ve pazarlamak üzere kurulan ve gördüğü bu hizmet dolayısıyla ürettiği mal ve hizmetler imtiyaz sayılan Kamu İktisadi Teşebbüssüdür. 233 sayılı KHK’nın 1. maddesinde İktisadi Devlet Teşekküllerinin ticaret şirketleri gibi verimlilik ve kârlılık ilkeleri doğrultusunda çalışacakları vurgulanmış, sonraki hükümlerde teşebbüslerin kuruluş ve müesseseler biçimde teşkilatlanacakları açıklanmış, 16. maddede kurulacak müesseselerin statülerini ve unvanlarını ticaret siciline tescil ve ilan ettirecekleri, bunların özel hukuk hükümlerine tabi olacakları, sorumluluklarının sermayeleri ile sınırlı bulunduğu, Genel Muhasebe Kanunu ile İhale Kanunu hükümlerinin bunlara uygulanmayacağı, Sayıştay denetimine tabi olmadıkları hükme bağlanmıştır. Davalı Genel Müdürlük de bu kapsamda kurulmuş bir kamu iktisadi teşebbüsüdür.
Diğer taraftan 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 1.maddesinde verginin konusu düzenlenmiş olup; "Bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtlar Damga Vergisine tabidir. Bu kanundaki kağıtlar terimi, yazılıp imzalamak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade eder..." denildiği;
Ek-1 deki listede "2. (Değişik: 4/6/2008-5766/10 md.) İhale Kanunlarına tabi olan veya olmayan resmi daire ve kamu tüzel kişiliğini haiz kurumların her türlü ihale kararları (Ek hüküm: 15/7/2016-6728/28 md.) (4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kurum ve kuruluşlara şikâyet veya Kamu İhale Kurumuna itirazen şikâyet ya da yargı kararı üzerine ihalenin iptal edilmesi hâlinde, bu ihale kararının hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden damga vergisi ret ve iade olunur. Sözleşmenin düzenlenmiş olması durumunda sözleşmeye ilişkin damga vergisi ret ve iade edilmez.)
Ek 1 listede "IV. Makbuzlar ve diğer kâğıtlar" başlıklı bölümde "1. Makbuzlar: a) Resmî daireler tarafından yapılan mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemeler (avans olarak yapılanlar dahil) nedeniyle kişiler tarafından resmî dairelere verilen ve belli parayı ihtiva eden makbuz ve ibra senetleri ile bu ödemelerin resmî daireler nam ve hesabına, kişiler adına açılmış veya açılacak hesaplara nakledilmesini veya emir ve havalelerine tediyesini temin eden kâğıtlar (kanunla getirilen Binde 7,5) (uygulanacak olan Binde 9,48) denilmiştir. Kapsamın düzenlendiği 2.maddede; "Vergiye tabi kağıtlar mahiyetinde bulunan veya onların yerini alan mektup ve şerhlerle, bu kağıtların hükümlerinin yenilenmesine, uzatılmasına, değiştirilmesine devrine veya bozulmasına ilişkin mektup ve şerhler de Damga Vergisine tabidir." hükmü bulunmaktadır.
Verginin Mükellefinin düzenlendiği 3.maddede; "Damga Vergisinin mükellefi kağıtları imza edenlerdir. Resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların Damga Vergisini kişiler öder..." denildiği ve Resmi dairenin tanımlandığı 8.maddede ;" Bu kanunda yazılı resmi daireden maksat, genel ve özel bütçeli idarelerle, il özel idareleri, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıkları, belediyeler ve köylerdir. Bu dairelere bağlı olup ayrı tüzel kişiliği bulunan iktisadi işletmeler resmi daire sayılmaz." hükmünün bulunduğu görülmektedir. 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 19'uncu maddesinde de genel ve katma bütçeli dairelerle, il özel idareleri ve belediyeler, bankalar, iktisadi kamu teşekkülleri ile bunların iştirakleri ve müesseseleri ve benzeri teşekkül, iştirak ve müesseselerin ödemelerinde kullanılan ve nispi vergiye tabi bulunan makbuzlarla bu mahiyetteki kağıtlara ait vergilerin, bu ödemelerin yapılması, avans suretiyle ödemelerde avansın itası sırasında ilgili daire ve müesseseler tarafından istihkaklardan kesinti yapılması şekliyle ödenmesine Maliye Bakanlığınca izin verilebileceği;
Kanununun 22. maddesinin (a) bendinde de makbuz karşılığı ödemelerde Maliye Bakanlığınca belirlenen mükellefler, kurum ve kuruluşlar tarafından bir ay içinde düzenlenen kağıtların vergisinin, ertesi ayın yirminci günü akşamına kadar vergi dairesine bir beyanname ile bildirileceği ve yirmi altıncı günü akşamına kadar ödeneceği, Maliye Bakanlığının, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu;
24.maddesinin üçüncü fıkrasında ise 22. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında bulunanların, taraf oldukları işlemlere ilişkin kağıtlara ait verginin beyan ve ödenmesinden sorumlu oldukları, verginin ödenmemesi veya noksan ödenmesi durumunda vergi, ceza ve fer'ilerinin, vergi için diğer işlem taraflarına rücu hakkı olmak üzere, bu fıkrada belirtilen kişilerden alınacağı belirtilmiştir.
Öte yandan, 04/02/2005 tarih ve 25717 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 43 Seri No.lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği ile Damga Vergisi Kanununun 5281 sayılı Kanunla değişik 22.maddesinin; "Makbuz karşılığı ödemelerde Damga Vergisi;
a)Maliye Bakanlığınca belirlenen mükellefler, kurum ve kuruluşlar tarafından bir ay içinde düzenlenen kağıtların vergisi, ertesi ayın yirminci günü akşamına kadar vergi dairesine bir beyanname ile bildirilir ve yirmialtıncı günü akşamına kadar ödenir.
b)(a) bendi dışındaki hallerde, kâğıdın düzenlendiği tarihi izleyen onbeş gün içinde vergi dairesine bir beyanname ile bildirilir ve aynı süre içinde ödenir.
Maliye Bakanlığı, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esasları belirlemeye, lüzum göreceği işlemlere ilişkin kâğıtlara ait verginin yukarıdaki sürelere bağlı kalmaksızın ve beyanname aranmaksızın kâğıdın düzenlenmesinden önce veya noterlerce işleme tâbi tutulması sırasında ödenmesi zorunluluğunu getirmeye, vergiyi işlem anında ilgili kamu kurum veya kuruluşuna makbuz karşılığı ödettirmeye yetkilidir." denilerek;
Tebliğin 3.1.maddesinde Damga Vergisi Kanunu'nun 22. maddesinin son fıkrasının verdiği yetkiye istinaden bakanlıkça daha önce yayımlanan 16 Seri Nolu Damga Vergisi Genel Tebliğinde sayılan (Damga Vergilerini makbuz karşılığı ödeyecek mükellefler, 16 seri No’lu Damga Vergisi Genel Tebliği ile açıklanmıştır. Aşağıdaki kurum ve kuruluşların sürekli damga vergisi mükellefiyetleri bulunduğu gibi, damga vergisi defteri tutmaları ve bu defterleri notere veya ticaret sicil memurluğuna tasdik ettirmeleri gerekmektedir: Katma Bütçeli İdareler, İl Özel İdareleri-Belediyeler, Döner Sermayeli Kuruluşlar, Bankalar, Kamu İktisadi Teşebbüsleri, Devlet ve Kamu İktisadi Teşebbüsleri İştirakleri, Özerk Kuruluşlar, Diğer Kamu Kurumları, Anonim Şirketler olarak belirtilmiştir.) bu kurum ve kuruluşların sürekli damga vergisi mükellefiyetinin devam etmesi uygun görülmüştür denilerek bu kurum ve kuruluşlar içerisinde kamu iktisadi teşebbüsleri de sayılmıştır. 44 Nolu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde de "5- İdarelerin 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22 nci maddesi gereğince yaptıkları alımlar nedeniyle düzenlenen kağıtlara ilişkin damga vergisi uygulaması" düzenlenmiş olup, buna göre İdarelerin 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun (5) 22 nci maddesi gereğince yaptıkları alımlar sırasında düzenlenen kağıtlara ilişkin damga vergisi uygulamasının aşağıda belirtilen esaslar çerçevesinde yapılması gerekmektedir. 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun "Doğrudan temin" başlıklı Madde 22- (Değişik: 30/7/2003-4964/15 md.) Aşağıda belirtilen hallerde ihtiyaçların ilân yapılmaksızın ve teminat alınmaksızın doğrudan temini usulüne başvurulabilir... "
Son fıkrasında da "Bu çerçevede idarelerin 4734 sayılı kanunun 22. maddesi kapsamında yapacakları alımlar nedeniyle belli parayı ihtiva eden bir sözleşmenin düzenlenmesi halinde bu sözleşmenin, idarelerce kurulacak ihale komisyonlarınca bir ihale kararının alınması halinde bu kararın, damga vergisine tabi tutulması gerekmektedir. Ancak söz konusu alımlar nedeniyle belli parayı ihtiva eden bir sözleşmenin düzenlenmemesi ve ihale komisyonları kurularak bir ihale kararının alınmaması halinde ise damga vergisinin alınmayacağı tabiidir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Tüm bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere 16 Seri No.lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde damga vergisi mükellefiyeti devam eden kurumlar arasında kamu iktisadi teşebbüslerinin de sayıldığı, davalı Genel Müdürlük resmi daire niteliğine sahip olmamakla birlikte kamu tüzel kişiliğini haiz bulunduğu, doğrudan alım usulü ile yapılan sözleşmelerde, ( hizmet sözleşmesi ) ödenen bedellere dair düzenlenen makbuzların damga vergisine tabi olduğu anlaşılmaktadır. Bu hususta Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu 2020/977 E, 2022/75 K sayılı 09/02/2022 tarihli kararında da benzer bir karar verilmiştir.
Davalı Kurum 16 seri nolu tebliğde de belirtildiği üzere sürekli damga vergisi mükellefi olup, kesilen damga vergisinin vergi dairesine yatırıldığı anlaşılmaktadır. Öyle ise davacının alacağından mahsup edilen damga vergisi bedelinin davalıdan istirdadını talep etme olanağı bulunmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmelidir.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle sözleşmenin 13. Maddesi hükmü gereğince vergi dairesine yatırılan damga vergisi tutarı kadar davacı alacağından mahsup edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 59,30TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3.İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5.HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6.Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 18/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan...
(e-imzalıdır)
Üye...
(e-imzalıdır)
Üye...
(e-imzalıdır)
Katip...
(e-imzalıdır)
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."