21. Hukuk Dairesi
T. C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2021/538 Esas 2024/281 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/538
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :17/07/2020
NUMARASI :2014/1065 Esas 2020/368 Karar
DAVACI
GEREKÇELİ KARARIN
Taraflar arasındaki itirazın iptaline ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirket ile yaptığı 27/08/2009 ve 09/01/2010 tarihli acentelik sözleşmeleri gereği davalı tarafça kendisine gönderilen veya davacının kendisinin bağlantı kurduğu müşterilerine davalı tarafça gönderilecek kitap, ansiklopedi, sözlük, CD, VCD, DVD ve başka ürünlerin İstanbul'da satışını yapmayı üstlendiğini, davalının ise davacının yaptığı satışın %23'ü ile 40'ı arasında değişen oranlarda komisyon ödemeyi kabul ettiğini, davacının sözleşme gereği birçok ürünün satışını yaptığını ve bu satışlarda elde edilen ciroya göre düzenlediği faturaları davalı tarafa gönderdiğini, davalının icra takibine dayanak yapılan faturalara süresinde itiraz etmediğini, hatta söz konusu faturaları defterlerine kaydettiğini, Ankara 2. İcra Dairesinin 2014/8158 sayılı dosyasında mevcut takip talebinde ayrıntısı belirtilen ve dosyaya sunulan faturalardan da anlaşılacağı üzere davalı tarafın davacıya 606.341,22 TL tutarında borcunun bulunduğunu ancak itirazın iptali davasını 100.000,00 TL üzerinden açtıklarını, takibin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu iddia ederek borçlu tarafın itirazının 100.000,000 TL'lik kısmına yönelik itirazının iptali ile takibin devamına ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı şirket ile akdetmiş olduğu acentelik akdi çerçevesinde 606.341,22 TL tutarında yapmış olduğu satış işlemlerine alacaklı olduğu iddiası ile Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2014/8158 sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, fakat davacının davalı şirketten herhangi bir alacağının bulunmaması nedeniyle söz konusu takibe haklı nedenle itiraz edildiğini, davacı tarafın iddia etmiş olduğu 25/07/2011 tarihli A-186987 sıra numaralı 100.300,00 TL tutarındaki faturanın davalı şirket adına düzenlenmediği gibi davalı şirketin ticari defterlerine de kaydedilmediğini, davacı tarafça davalı şirket adına düzenlenen faturaların dayanağı olan kitap satış sözleşmelerinin 443.540,00 TL tutarındaki komisyon bedeline tekabül eden bölümün davalı şirkete teslim edilmediğini, davacı tarafın davalı şirket ile yapmış olduğu acente akdi çerçevesinde davalı şirket adına yapmış olduğu kitap satış sözleşmelerini teslim etme yükümlülüğünün bulunduğunu, fakat davacının tüm ısrarlara rağmen faturalarının dayanağı olan kitap satış sözleşmelerini davalıya teslim etmediğini, bu sebeple davacının aslında var olmayan satışların komisyon bedellerini faturalandırarak davalı şirkete gönderdiğini, bu işlemlerden davalının gelir elde etmediğini, bunun üzerine davalı tarafından 01/11/2011 tarihli 443.530,00 TL tutarında gerçekleşmeyen komisyon iadesine ilişkin faturanın düzenlenerek davacıya gönderildiğini, davacının iddiasının davalı şirketten 606.300,00 TL komisyon alacağı olduğu yönünde olup, buna karşılık en yüksek komisyon oranı olan %40 üzerinden yapılan hesaplama doğrultusunda davacının bugüne kadar davalıya 1.515,750,00 TL tutarında satış sözleşmesi teslim ettiğini ispat etmesi gerektiğini, fakat davacının 1.515.750,00 TL tutarında bir satış sözleşmesini davalı şirkete teslim etmesinin söz konusu dahi olamayacağını, davacının davalıdan alacağının bulunmadığını, davacının davalı şirkete borçlu durumda olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece;
TTK 116. maddesinde belirtilen acentelik sözleşmesi ve sözleşmede her iki tarafa da borç yüklenmesi, davacının sözleşmeden kaynaklı ücret isteyebilmesi için davalının sözleşme kapsamında davacının aracılık yaptığı işten ekonomik yarar sağlanması ve sonuç elde etmesi gerektiği, hükme esas alınan raporda belirlendiği üzere davacının davalı adına yaptığı kitap satış sözleşmelerini dosyaya sunamadığı, davalının bu anlaşmalar nedeniyle davacının iddia ettiği miktarda gelir elde ettiğinin ispatlanamadığı, dosya kapsamına sunulan belgeler kapsamında yapılan bilirkişi incelemesi sonucu davacının yaptığı anlaşmalar neticesinde alacağı komisyon ücreti alacağının 63.429,21-TL olarak belirlendiği, alacağın likit olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, Ankara 2.İcra Müdürlüğünün 2014/8158 Esas sayılı dosyasına davalının yaptığı itirazın 63.429,21TL yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, 12.685,80TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takip konusu alacağın taraflar arasında imzalanan 27/08/2009 ve 09/01/2010 tarihli sözleşmeden doğan alacağı olup, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı tarafından defterlerine itiraz edilmeksizin kaydedildiğini, bilirkişi raporunda taraf defterlerinde kayıtlı toplam 507.841,22 TL faturadan davalı tarafça düzenlenen 34.255,99 TL ile 48.829,21 TL'lik davalı alacağının mahsubu ile davacının 424.756,02 TL alacaklı olduğu belirtilmesine rağmen mahkemece davacının 63.429,21 TL alacaklı olduğuna ilişkin hatalı değerlendirme ile karar verildiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece hüküm tesisinde yanılgıya düşüldüğünü, bilirkişi raporunda müvekkil şirketin davacıdan alacaklı olduğu belirtilen miktarın, müvekkili şirketin davacıya borçlu olduğu miktar gibi hüküm altına alınmış olup bu haliyle yerel mahkemenin gerekçesinin kendi içerisinde ve hükümle çelişki içerdiğini, mevcut kabulüne göre yasal koşulları bulunmadığı halde icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin yanlış olduğunu, kabulüne göre davalı yararına eksik vekalet ücretine hükmedildiğini, ispat külfeti kendi üzerinde olan davacı tarafın iddialarını/davasını ispat edemediğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ticari defterlere TTK ve HMK'nun ticari defterlerin ispat kabiliyetine ilişkin hükümlerine göre itibar edilebileceğinden, dosyada mevcut bilirkişi raporlarında yer alan davacı defterlerini dayanak alan ve davacının alacaklı olduğuna dair hesaplamaların temeli bulunmadığını, müvekkili şirketin davacıya borcu bulunmadığı gibi davacıdan alacaklı durumda olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, acentalık sözleşmesinden kaynaklanan komisyon alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Taraflar arasında imzalanan 09/01/2010 tarihli acentelik sözleşmesi, takip dayanağı faturalar, iade faturaları, kitap satışlarına ilişkin sözleşmeler, araç satış sözleşmeleri, Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü tarafından davalı şirket aleyhine düzenlenen ceza tutanakları fotokopileri, davacıya tahsis edilen araçlar için yapılan masraflara ilişkin belgeler vs deliller dosya arasında mevcuttur.
Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2014/8158 sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 29.04.2014 tarihinde 15/12/2009 - 25/07/2011 tarihleri arasındaki döneme ait 13 adet fatura bedeli toplam 606.341,22 TL asıl alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibinin davalının süresinde itirazı üzerine durduğu, eldeki itirazın iptali davasının İİK 67. maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 06/01/2016 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının 2009, 2010 yılları işletme defterinin var olduğu, 2011 yılı ticari defterlerinin bilanço usulüne uygun tutulduğu, bu üç yıla ait ticari defterlerin TTK ve VUK'na göre açılış tasdiklerinin süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, işletme defterleri kapanış tasdiklerine tabi olmadığı, 2011 yılı kapanışa tabi ticari defterlerinin kapanışının usulüne uygun ve süresinde yapılmadığı, sahibi lehine delil olma takdirinin mahkemede olduğu, davacı ile davalı arasında yapılan 27/08/2009 ve 09/01/2010 tarihli komisyon usulü acente çalışma sözleşmelerinin mevcut olduğu, davacının tacir olarak 14/09/2009 tarihinde işe başlamış olup, 30/11/2011 tarihinde ticareti terkettiği, dolayısıyla acente sözleşmesinin ... tarafından 30/11/2011 tarihinde tek taraflı olarak nihayete erdirildiği, davacı ...'nin davalı ... Paz. San. Ve Tic. Ltd. Şti'nden alacağını talep ve takip konusunda takip tarihi itibariyle müruru zaman söz konusu olmadığı, taraflar arasında imzalanmış "komisyon usulü acente çalışma sözleşmesi'nin" 3.2 maddesinde yazılı şekliyle "Acente yaptığı satışlara ilişkin satış sözleşmelerinin asıllarını her hafta Cuma günü düzenli olarak ...'a teslim edecektir. Her Hafta sözleşmelerin gönderilmesi zorunlu kılınmıştır." denmiş olmasına rağmen davalının iş bu sözleşmeleri icra takip tarihi Mayıs 2014 tarihine kadar ...'den talep etmediği veya bu konuda yazılı mektup, noterden uyarı yapmadığı, davalı tarafça "25/07/2011 tarihli 186987 numaralı 100.300,00 TL tutarındaki faturanın davalı şirket adına düzenlenmediği gibi şirket ticari defterlerine de kaydının yapılmadığını" ileri sürdüğü, ancak fatura önce ... A.Ş adına düzenlenmiş iken düzeltilerek ... Ltd. Şti adına düzenlendiği ve bu hususun fatura üzerine yazılarak belirtildiği, davalının savunmasında belirttiği banka havalelerinin ...'nin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı şirketçe düzenlenen 01/11/2011 tarihli 443.530,00 TL tutarlı gerçekleşmeyen komisyon iadesine ilişkin faturanın ...nin ticari defterinde kayıtlı olmadığı, faturanın davalı tarafından davacıya teslimi ile ilgili bilgi ve belgeye dava dosyasında ulaşılamadığı, acente akdinin 7.3 maddesi gereği acentenin hesabına borç kaydedilmiş olduğunu savunan davalı ... Bankasından ödenen komisyonun 28.794,50+... plakalı araç bedeli 14.600,00 TL, araç bakım bedeli 5.641,09 TL, araç kasko bedeli 6.616,42 TL, araç yakıt bedeli 896,17 TL, trafik cezaları 1.744,50 TL, Sanayi Ticaret İl Müdürlüğü cezaları 1.136,00 TL, müşteri satış iptallerine ait komisyon karşılığı 66.878,82 TL, tahsil edilemeyen satış sözleşme bedelleri 17.831,50 TL'nın, araç kira bedeli 13.310,00 TL'nin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalının savunmasında bahse konu bu ödemeler ile ilgili dekont, fatura, mektup, ihbarname vb belgelerin dava dosyasında mevcut olmadığı, 2009, 2010, 2011 yılları davalı .... Paz. San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin ticari defterlerinin de incelenerek davacının ticari defterleri ile karşılaştırılması, karşılıklı hesap mutabakatının yapılması, davalıdan temin edilecek satış sözleşmelerinin komisyon faturaları ile ...'nin satışlarına ait davalı tarafından yapılan tahsilatların incelenerek mutabakatlarının yapılması halinde kesin sonuca varılabileceğininin bildirildiği görülmüştür.
Davalı şirket defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 07/02/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; rapor içeriğinde ayrıntılarına yer verilen, davacının davalı adına tanzim ettiği ve davalının kabul ederek ticari defterlerine kaydettiği, davacının faturayı keşide etmesine rağmen davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan faturaların içeriklerine havi komisyon bedellerinin davalıdan talep edilebilir duruma gelebilmesi için davacının söz konusu faturalara ilişkin hangi sözleşmelerin düzenlendiğinin ve davalıya iletildiğinin somut belgelerler ispatlanması gerektiği, ancak ticari defter kayıtlarına itibar edilmesi halinde tarafların birbirleriyle mutabık kaldıkları davacının davalı adına tanzim ettiği toplam 507.841,22 TL tutarlı faturalardan davalının davacı adına tanzim ettiği 34.255,99 TL tutarlı faturaların düşülmesi sonucunda 473.585,23 TL tutarında davacının alacağının olduğu, davacı tarafından alacağın ticari defter kayıtlarına göre kanıtlandığının düşünülmesi halinde bu tutardan ayrıca 48.829,21 TL tutarındaki davalı alacağının mahsubu gerekeceği, bu durumda davacının davalıdan talepte haklı olacağı alacak tutarının 424.756,02 TL olacağı bildirilmiştir.
11/06/2019 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; rapor içeriğinde ayrıntılarına yer verilen, davacının davalı adına tanzim ettiği ve davalının kabul ederek ticari defterlerine kaydettiği, davacının faturayı keşide etmesine rağmen davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan faturaların içeriklerine havi komisyon bedellerinin davalıdan talep edebilir duruma gelebilmesi için davacının söz konusu faturalara ilişkin hangi sözleşmelerin düzenlendiğinin ve davalıya iletildiğinin somut belgelerle ispatlanması gerektiği, şayet bu durum ispatlanamadığı takdirde yukarıda da ifade edildiği gibi dosya kapsamına sunulan belgeler kapsamında davalının davacıdan 63.429,21 TL alacaklı olduğunun kabulü gerekeceği, mahkemenin ticari defter kayıtlarına itibar etmesi halinde taraflara ait ticari defter kayıtları tarafların birbiriyle mutabakatı sağlanan davacının davalı adına tanzim ettiği toplam 507.841,22 TL tutarlı faturalardan davalının davacı adına tanzim ettiği 34.255,99 TÜL tutarlı faturaların düşülmesi sonucunda 473.585,23 TL tutarında davacının alacağının olacağı, bu tutardan 63.429,21 TL tutarındaki davalı alacağının mahsubu gerekeceği, bu durumda davacının davalıdan talepte haklı olacağı alacak tutarının 410.156,02 TL olacağı bildirilmiştir. Taraflar arasında imzalanan 09/01/2010 tarihli Komisyon Usulü Acente Çalışma Sözleşmesinin incelenmesinde;
3.2.maddesinde; davacı acentenin yaptığı satışlara ilişkin sözleşmelerin asıllarını her hafta cuma günü düzenli olarak davalı şirkete teslim edeceği, her hafta sözleşmelerin gönderilmesinin zorunlu olduğu,
5.1.maddesinde; davalı şirket tarafından uygun görüldüğü takdirde acenteya araç kiralanabileceği,
5.5.maddesinde; davalı şirket tarafından davacıya verilen araç başı ciroların miktarının belirlendiği ve eğer bu cironun altında satış verilirse, eksik verilen satış tutarının %10'u oranında araç kiralamasından kaynaklı araç kira ücreti alınacağı,
5.6.maddesinde; davacı acentenin davalı şirket tarafından üzerine zimmetlenilenin ve kiralanılan aracın tüm bakımlarının zamanında yaptırmak, aracı doğru yakıtta kullanmak, kullanıcı hatası kaynaklı yıpranmalardan korumakla yükümlü olduğu, araçta meydana gelecek tüm maddi zarar ve kayıplardan acentenin sorumlu olduğu,
7.3.madddesinde; aracın yakıt giderleri, araç bakımı, araç kasko sigortası, yıllık trafik sigortası, araç pulları, trafik cezaları, kargo giderleri, müşterilerden hukuki takip sonucu tahsil edilemeyen paralar ve gönderilen havaleler düşüldükten sonra acentenin uzun dönemde hakedişi oranında müşteri satış peşinatı, peşin satış olarak tahsil edebileceği hükümleri düzenlenmiştir.
Dosya kapsamından, taraflar arasında 27/08/2009 ve 09/01/2010 tarihli komisyon usulü acente çalışma sözleşmeleri düzenlendiği sözleşmeler kapsamında davacı tarafından davalıya 16 adette toplam 693.691,22 TL tutarında komisyon faturası düzenlendiği, söz konusu faturalardan 02/04/2011 tarihli 186974 nolu 1.800,00 TL bedelli, 05/04/2011 tarihli 186976 nolu 42.775 TL bedelli, 03/05/2011 tarihli 186977 nolu 42.775 TL bedelli 3 adet fatura dışında kalan 13 adet fatura toplamı 606.341,22 TL asıl alacağın tahsili amacıyla eldeki itirazın iptali davasının konusunu teşkil eden icra takibini başlattığı, davacı defterlerinde kayıtlı 16 adet faturadan toplam 507.841,22 TL tutarındaki 13 adet faturanın davalı defterlerinde de kayıtlı olduğu, dava konusu icra takibinde davalı defterlerinde de kayıtlı olan 13 adet faturadan 186974 nolu 1.800 TL bedelli fatura dışındaki 12 adet fatura ile davalı defterlerinde kayıtlı olmayan 186987 nolu 100.300 TL tutarlı fatura bedellerinin tahsilinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Taraf vekillerinin istinaf itirazları yönünden yapılan değerlendirmede;
Davacı yanın , taraflar arasındaki acentelik sözleşmesi kapsamında tahakkuk ettiğini ileri sürdüğü toplam 693.691,22 TL tutarlı 16 adet komisyon faturasını defterlerine davalıdan alacağı olarak kaydettiği, söz konusu faturalardan 13 adedinin tahsili amacıyla dava konusu icra takibini başlattığı, takip konusu 13 adet faturadan toplam 507.841,22 TL bedelli 12 adedinin davalı defterlerinde de kayıtlı olduğu, böylelikle taraf defterlerinin takip konusu 186987 nolu 100.300 TL bedelli fatura dışındaki 12 adet fatura ile davalı alacağından mahsup edilmesi gereken 34.255,99 TL yönünden birbirleriyle örtüştüğü, ticari defterler usulüne uygun olarak tutulmasa bile, ticari defterlerdeki kayıtların sahibi aleyhine delil teşkil edeceği gözetildiğinde davalı defterlerinde kayıtlı davacı alacağından 507.841,22 TL'den davacı defterlerine kayıtlı davalı alacağı 34.255,99 TL'nin mahsubu gereklidir.
Bundan başka, dosyada mevcut banka havale dekontları, davalı şirket tarafından davacıya tahsis edilen araçlar için yapılan masraflara ilişkin belgeler ve davalı vekilince dosyaya sunulan ve davacı yanca da itiraz edilmeyen "... plakalı aracın satış bedeli 14.600,00 TL'dir" açıklaması bulunan 09/01/2010 tarihli belge içerikleri birlikte değerlendirildiğinde, davalı şirket tarafından taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacıya yapılan toplam 28.876,22 TL ödeme, davacıya tahsis edilen araçlar için yapılan ve sözleşmenin 7.3.maddesi gereğince davacıdan talep edilebilecek olan 5.434,67 TL masraf ve davalı tarafından davacıya devredilen ... plakalı aracın bedeli olan ve davacı tarafından davalıya ödendiği iddia ve ispat edilemeyen 14.600,00 TL olmak üzere toplam 48.829,21 TL'nin de davacı alacağından mahsubu gerektiği kanaatine varılmıştır.
Her ne kadar, davacı tarafından dava konusu icra takibinde 186987 nolu 100.300 TL tutarında fatura bedelinin tahsili talep edilmiş ise de, söz konusu fatura davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi davacı yanca fatura içeriği komisyon alacağının tahakkuk ettiğine ilişkin belge sunulamadığından davacının söz konusu faturaya ilişkin talebi yerinde görülmemiştir.
Yine her ne kadar, davalı tarafından davacıya 443.530 TL tutarlı iade faturası düzenlenmiş ise de söz konusu iade faturası davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi iade faturasının davacıya tevdiine ilişkin herhangi bir belgenin sunulmamış olması; davalı yanca sözleşmeden yasal süresi içerisinde cayma bildiriminde bulunarak müşteri satışlarının iptal edilmesi nedeniyle söz konusu sözleşmeye ilişkin daha öncesinde davacı alacağı olarak kaydedilen bedellerin iptal edilerek bu satışlara ilişkin 66.878,82 TL tutarlı komisyon bedelleri davacının cari hesabına borç kaydedilmiş ise de, müşterilerin sözleşmeden caydıklarına ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmaması; davacının yaptığı satışlardan hukuki takip sonucu tahsil edilemeyen sözleşme bedellerinin toplamı olan 17.831,50 TL davalı tarafından davacının cari hesabına borç olarak kaydedilmiş olmakla birlikte hukuki takiplere ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmaması; davacının acente sözleşmesi hükümleri gereği gerekli satış cirolarını vermediğinden dolayı 16/11/2011 tarihli 13.310 TL tutarlı araç kira bedeli faturası davalı defterlerinde davacının cari hesabına borç olarak kaydedilmiş olmakla birlikte satış cirolarının verilemediğine ilişkin dosyada herhangi bir belgenin bulunmaması, Ankara Valiliği İl Sanayi ve Ticaret Müdürlüğü tarafından kesilen toplam 1.136 TL tutarlı cezanın davalı tarafından ödenip ödenmediğinin ve hangi işlem nedeniyle kesildiğinin belli olmaması ve söz konusu miktarlara ilişkin davacı defterlerinde herhangi bir kayıt bulunmaması karşısında davalının anılan hususlara ilişkin savunmalarına itibar edilmemiştir.
Sonuç olarak, davalı defterlerinde kayıtlı toplam 507.841,22 TL davacı alacağından yukarıda ayrıntılı şekilde açıklanan (48.829,21 TL+ 34.255,99 TL+ 1.800 TL=) 84.885,20 TL'nin mahsubu ile davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 422.956,02 TL alacaklı bulunduğu kanaatine varılmış, davacı yanın istinaf itirazlarının kabulü ile davacının eldeki davadaki talebinin 100.000 TL olduğu, davacının takipte yasal faiz talep ettiği ve taleple bağlılık ilkesi gözetilerek takibin 100.000 TL asıl alacak üzerinden devamına ve dava konusu alacak likit olmakla davacı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir.
Davalı yanın istinaf itirazları yönünden yapılan değerlendirmede ise, yukarıda açıklandığı üzere davacının davalıdan sonuç itibari ile 422.956,02 TL alacaklı olduğu, alacağın likit olduğu, Dairemizce yapılan değerlendirme sonucunda hükmedilen miktar üzerinden davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, davalının aksi yönündeki savunmalarına itibar edilmediği anlaşılmakla davalının bu yönlere ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Bununla birlikte, ilk derece mahkemesince gerekçe kısmında dosyada mevcut bilirkişi raporlarının içerikleri yazılmış ve 07/02/2019 tarihli bilirkişi raporunda davacının davalıdan 424.756,02 TL, 11/06/2019 tarihli ek bilirkişi raporunda ise 410.156,02 TL alacaklı olduğu belirtilmiş olmasına rağmen mahkemece itibar edildiği anlaşılan bilirkişi raporlarındaki açıklamaların aksine davalının davacıdan 63.429,21 TL alacaklı olduğu yazılmak suretiyle gerekçenin kendi içinde çelişkili olmasına sebebiyet verdiği gibi, söz konusu raporlardan hangisine itibar edildiğinin de açıklanmadığı anlaşılmakla hükmün kendi içinde çelişkili olması nedeniyle davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmüştür. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
A)1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile,
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih ve 2014/1065 Esas 2020/368 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2.Davanın KABULÜ ile, Davalının Ankara 2.İcra Müdürlüğünün 2014/8158 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile, Takibin 100.000 TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağın takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, Hükmedilen tutarın %20'si oranında hesaplanan 20.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil ile davacıya verilmesine,
3.Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 6.831,00 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 25,20 TL harcı ile icra dosyasına yatırılan 3.026,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.779,50 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4.Davacı tarafça yatırılan 25,20 TL peşin harç ile icra dosyasına yatırılan 3.026,30 TL olmak üzere toplam 3.051,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafça yapılan 862,70 TL posta, davetiye ve 1.400,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 2.262,70 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6.Davanın kabul edilen kısmı yönünden, istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.Davacı tarafça yatırılan gider avansından dosyada kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, B)1-Davacı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 59,30 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,
2.Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile dosyanın istinafa gönderim giderinin 36,10TL yargılama gideri olmak üzere toplam 198,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, B)1-Davalı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 1.088,22 TL harcın talep halinde davalıya iadesine,
2.Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/02/2024 Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi-... ... ... ... ... Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.