Esas No
E. 2023/6486
Karar No
K. 2024/4567
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

11. Ceza Dairesi         2023/6486 E.  ,  2024/4567 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2021/756 E., 2022/1225 K.
SUÇ: Mühür bozma
KARARLAR: Mahkûmiyet

KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.10.2022 tarihli ve 2021/756 Esas, 2022/1225 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında mühür bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 203 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 62 nci maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin hükümlerin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 25.10.2022'de kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09.10.2023 tarihli ve 2023/14496 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.11.2023 tarihli ve KYB-2023/108461 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.11.2023 tarihli ve KYB-2023/108461 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde, "Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır: a) Türk Ceza Kanununda yer alan;

1.Hakkı olmayan yere tecavüz (madde 154, ikinci ve üçüncü fıkra),

2.Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması (madde 170),

3.Trafik güvenliğini tehlikeye sokma (madde 179, ikinci ve üçüncü fıkra),

4.Gürültüye neden olma (madde 183),

5.Parada sahtecilik (madde 197, ikinci ve üçüncü fıkra),

6.Mühür bozma (madde 203),

7.Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan (madde 206),

8.Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama (madde 228, birinci fıkra),

9.Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması (madde 268), suçları

b)10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 13 üncü maddesinin birinci, üçüncü ve beşinci fıkraları ile 15 inci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında belirtilen suçlar.

c)31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 93 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen suç.

d)13/12/1968 tarihli ve 1072 sayılı Rulet, Tilt, Langırt ve Benzeri Oyun Alet ve Makinaları Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde belirtilen suç.

e)24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun ek 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde belirtilen suç." şeklinde,

Geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenlemeler ile, 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği nazara alındığında,

Somut dosya kapsamında, sanıkların mahkumiyetlerine konu suçun, 5271 sayılı Kanunu'nun 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, mahkûmiyete ilişkin kararın 25/10/2022 tarihinde verildiği, Anayasa Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının ise 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği gözetildiğinde, yazılı şekilde seri muhakeme usulü uygulanmaksızın karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1.5237 sayılı Kanun'un 203 üncü maddesinin birinci fıkrası, "Kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket eden kişi, altı ... üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır." şeklinde düzenlenmiştir.

2.5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin altıncı cümlesi uyarınca mühür bozma suçu, seri muhakeme usulünün uygulanacağı suçlar arasında sayılmıştır.

3.5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında; "(2) Cumhuriyet savcısı veya kolluk görevlileri, şüpheliyi, seri muhakeme usulü hakkında bilgilendirir. (3) Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulünün uygulanması şüpheliye teklif edilir ve şüphelinin müdafii huzurunda teklifi kabul etmesi hâlinde bu usul uygulanır." ve aynı maddenin on birinci fıkrasının birinci cümlesinde ise; "(11) Suçun iştirak hâlinde işlenmesi durumunda şüphelilerden birinin bu usulün uygulanmasını kabul etmemesi hâlinde seri muhakeme usulü uygulanmaz..." hükümleri yer almaktadır.

4.Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanıklardan ...'ın soruşturma aşamasında seri muhakeme usulü hakkında bilgilendirilmesine rağmen 04.11.2020 tarihli ifadesinde bu usulün uygulanmasını kabul etmediği ve sanıklar hakkında düzenlenen İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 13.07.2021 tarihli ve 2021/38841 Esas sayılı iddianamesinde de; "...şüphelilerin üzerine atılı suçun seri muhakeme usulü kapsamında olması nedeniyle seri muhakeme usulünün teklif edilebilmesi için davet edildiği, şüphelilerden ...'ın 04/11/2020 tarihinde vermiş olduğu beyanında seri yargılama usulünün uygulanmasını kabul etmediği, iştirak halinde işlenen suçlarda şüphelilerden birisinin bu usulünün uygulanmasını kabul etmemesi halinde seri muhakeme usulünün uygulanamayacağı CMK 250/11 maddesinde hüküm altına alınmış olup böylelikle her iki şüpheli hakkında bu aşamada kamu davası açılması zorunluluğunun bulunduğu, yargılamanın da genel hükümlere göre yapılması gerektiğinin..." belirtilmesi karşısında; kanun yararına bozma istemindeki düşünce yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.04.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.