11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2008/8171 E. , 2010/3850 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.10.2007 tarih ve 2006/194-2007/210 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 06.04.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı ...Plastik Ltd.Şti. vekili ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen diğer davalı TPE duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 30.12.2003 tarih ve 2003/4101 sıra nolu “SIVA SABUN ŞİŞESİ” çoklu tasarım başvurusunun 1 nolu tasarımına davalı şirketin, 19.11.2003 tarih ve 2003/3620 sayılı adına tescili şişe tasarımı ile benzerliğini gerekçe göstererek diğer davalı nezdinde yaptığı itirazın kabul görüp, genel izlenimleri itibariyle benzer sayılarak davacı tasarım tescilinin iptaline karar verildiğini, oysa müvekkilinin 2001 ve 2002 yılında ürettiği ve faturalarla sattığı ürünlerin tasarımlarını ve bunların ürünlerini geliştirerek yeni ve farklı bir tasarım yaparak piyasaya sürüp 2003 yılında tescil başvurusunda bulunduğunu, davalı tasarımının davacının 2001 ve 2002 tasarımların çizimleri ve faturaları ile aynı olduğunu, ancak başvurusu yapılan tasarım ile farklı olduğunu ileri sürerek, YİDK’nun 03.03.2005 tarih ve 2005/T-131 sayılı kararının iptali ile davacı tasarımının tescilinin devamını, yenilik ve ayırt edicilik niteli bulunmayan davalı şirket tasarımının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, hükümsüzlük davasının ayrılmasını istemiş, davacı tasarımının davacının kendi delilleri ile 2002 yılında kamuya sunulması nedeniyle yeni olmadığını, ayrıca müvekkili tasarımı ile benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı TPE vekili, önce tescili davalı şirket tasarımından farklı olmadığını, benzer olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen 29.05.2007 tarihli ek bilirkişi raporuna göre, kamuya sunuluş tarihinin davacı tasarımında 13.01.2003 olarak beyan edilmiş ise de, davacının bu tasarımın çizimini 05.06.2002 tarihinde 20.07.2002 tarihli fatura ile Marmara A.Ş.’ne yaptırdığı,
Tibet A.Ş.’ne 02.20.2002 ve önceki tarihli faturalar ile ürünleri satış yaparak kamuya sunduğu, başvuru tarihi olan 30.12.2003 tarihinden geriye doğru 12 ay içinde değil, daha da önce kamuya davacı tasarımı ile benzer şişelerini sunulduğu, davacı tasarımı ile 05.06.2002 tarihli çizim ve satış faturalarına konu ürün tasarımlarının birbirleri ile aynı olduğu, bu nedenle davacı tasarımının yeni olmadığı, davacı tasarımı ile davalı tasarımı farklı ve ayırt edici olup, YİDK kararının sonucu itibariyle isabetli oldu, davalı tasarımının davacının 20.06.2001 ve 05.06.2002 şişe kalıp çizimleri ile belirlenen tasarımlardan farklı ise de, davalı tasarımının yeni ve ayırt edici olmadığının kanıtlanamadığı, YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük istemlerinin reddi gerektiği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin YİDK kararının iptali isteminin reddine ilişkin hüküm bölümüne yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Hükümsüzlük isteminin reddine yönelik hüküm bölümüne ilişkin temyize gelince; mahkemece, bu istem bakımından 15.11.2006 tarihli oturumda ayırma kararı verilerek, dosyanın tevzi bürosuna gönderilmesine karar verildiği, bu ara karardan dönülmediği ve hükümsüzlük istemine ilişkin davanın aynı mahkemenin 2006/564 esas sayılı dosyasında görülmeye başlandığını davacı vekili 21.02.2007 tarihli dilekçesinde bildirdiği (temyize göre o dava 04.12.2007 tarihinde de karara bağlandığı) halde, mahkemece, hükümsüzlük istemine ilişkin de gerekçe oluşturulup, bu isteme ilişkin olarak da (davanın reddi suretiyle) başka bir davanın konusu olan isteme ilişkin hüküm tesisi, tabii hakim ilkesine uymadığı gibi, işbu dava konusu olmaktan çıkıp başka bir mahkemenin görev alanındaki bir uyuşmazlığa bakılması suretiyle talep dışına çıkılması doğru olmamış, anılan hüküm bölümünün bozulması gerekmiştir.