Esas No
E. 2021/851
Karar No
K. 2024/424
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

DOSYA NO: 2021/851

KARAR NO: 2024/424

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 16/02/2021

NUMARASI: 2019/420 (E) - 2021/179 (K)

DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat

KARAR TARİHİ: 19/03/2024

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı ... Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkiline ait, dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki araca %100 kusurlu olarak çarptığı ve araçta ağır hasar meydana geldiğini, kaza ile ilgili olarak açılan ceza davasında davalı sürücü ...'ın asli kusurlu bulunarak taksirle yaralama suçundan hakkında hüküm tesis edildiğini, ekspertiz raporuna göre 11.267 Euro zarar tespit edilmiş olup rapor uyarınca 39.551,64 Euro tamirat masrafı belirlenmiş olduğunu, davalı şirketin 24/05/2019 tarihi itibariyle temerrüde düştüğünü, 11.267 Euro maddi zararın davalı sigorta şirketi açısından ZMSS poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile tahsilin mümkün olmaması halinde fiili ödeme günündeki Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığı olarak tazminini, iş bu maddi zarar miktarına davalı sigorta şirketi açısından temerrüt tarihi olan 24/05/2019 tarihiden itibaren, davalı sürücü ... açısından kaza tarihi olan 23/08/2017 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.

İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile 9.267,00 € (Euro) tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) 24/05/2019 tarihinden, davalı ... yönünden ise kaza tarihi olan 23/08/2017'den itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduata ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığını, aracın piyasa değerinin 15.000 Euro olarak kabul edilmesi gerektiğini, verilen kararda yalnızca yargılama sırasında yapılan yargılama giderlerine ilişkin hüküm kurulup, ekspertiz fatura bedeli taleplerinin yok sayıldığını, mahkeme ilamının gerekçeli olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyada vekil kayıtlı olmasına rağmen tebligatların asile yapılmasının usule aykırı olduğunu, itirazları değerlendirilmeden, asli kusur, tali kusur veya kusur oranlarının tespiti yönünde herhangi bir değerlendirme yapılmadan karar verilmiş olduğunu, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı düzenlendiğini, tam ve kesin olarak ispat edilemeyen zarar miktarı üzerinden hakkaniyet indirimi yapılmamış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece olay tarihindeki zarardan daha fazla zarara hükmedilmesi yabancı para kurunda meydana gelen artış nedeniyle ve sigorta şirketinin zamanında ödeme yapmamış olması nedeniyle verilen kararın müvekkilinin kusuru olmaksızın aleyhine olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi ve HMK'nin 73. maddesi uyarınca gereğince vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunludur. Somut olayda; davalı asilin mahkemeye sunduğu cevap dilekçesi sonrası 21/10/2019 tarihli ilk duruşmaya vekili ile katıldığı, 23/10/2019 tarihinde davalı vekili tarafından dosyaya vekaletname sunulduğu anlaşılmıştır. Davalının davasını vekille takip etmesine rağmen 03/02/2020 tarihli kök ve 22/09/2020 ek bilirkişi raporu ile gerekçeli karar davalı asile tebliğ edilmiştir. Dolayısıyla dosyada yapılan tebligatların davalının vekili yerine yukarıda yer alan yasal düzenlemelere aykırı olarak davalı asile tebliğ edildiği, bu şekilde davalının savunma hakkının kısıtlandığı anlaşıldığından, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın belirtilen eksiklik giderilmek suretiyle yeniden karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. Kabule göre de; dava açılmadan önce araç maliki tarafından tazminat tutarını belirlemek için yaptırılan ekspertiz ücreti yargılama gideri niteliğinde olduğundan, davalılardan talep edilmesiyle, ödenen ekspertiz ücretinin yargılama giderlerine dahil edilerek hüküm kurulması gerekirken mahkemece bu taleple ilgili karar verilmemesi doğru olmamıştır.Kaldırma sebep ve şekline göre davacı vekili ve davalı ... vekilinin sair istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına,2-Davacı vekilinin istinaf başvurusu ile davalı ... vekilinin yukarıda açıklanan diğer istinaf itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,4-İstinaf başvurusu için yatırılan istinaf karar ve ilam harçlarının, istekte bulunulması durumunda ilk derece mahkemesince yatıran taraflara geri verilmesine,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf kanun yolu başvurusundan ötürü davacı ile davalı ... tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine, 7-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran taraflara geri verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.19/03/2024

Karar Etiketleri
KALDIRILMASINA ISTINAFHUKUK HUKUK Ticaret Hukuku 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile 9.267,00 € (Euro) tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) 24/05/2019 tarihinden, davalı ... yönünden ise kaza tarihi olan 23/08/2017'den itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduata ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığını, aracın piyasa değerinin 15.000 Euro olarak kabul edilmesi gerektiğini, verilen kararda yalnızca yargılama sırasında yapılan yargılama giderlerine ilişkin hüküm kurulup, ekspertiz fatura bedeli taleplerinin yok sayıldığını, mahkeme ilamının gerekçeli olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyada vekil kayıtlı olmasına rağmen tebligatların asile yapılmasının usule aykırı olduğunu, itirazları değerlendirilmeden, asli kusur, tali kusur veya kusur oranlarının tespiti yönünde herhangi bir değerlendirme yapılmadan karar verilmiş olduğunu, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı düzenlendiğini, tam ve kesin olarak ispat edilemeyen zarar miktarı üzerinden hakkaniyet indirimi yapılmamış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece olay tarihindeki zarardan daha fazla zarara hükmedilmesi yabancı para kurunda meydana gelen artış nedeniyle ve sigorta şirketinin zamanında ödeme yapmamış olması nedeniyle verilen kararın müvekkilinin kusuru olmaksızın aleyhine olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 7201 sayılı Tebligat Kanunu HMK md.353/1 HMK md.333 K7201 md.11 K3095 md.355 HMK md.73 HMK md.362/1
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog