25. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
25. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/127
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/06/2022
NUMARASI : 2021/658 Esas, 2022/528 Karar
VEKİLİ
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda, davanın usulden reddine dair hükme karşı, süresi içinde davalı karşı davacı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ve davalının ... sitesinde dükkanları bulunduğunu, ... sitesinde bulunan, müvekkiline ait işyeri ve komşu işyerleri 11.10.2020 günü saat 14:30 sıralarında çıkan yangında yanmış ve çok sayıda işyerinde ciddi hasarlar oluştuğunu, davalının iş yerinde 11/10/2020 günü başlayan yangın nedeniyle, müvekkilinin iş yerinin tamamen yandığını, içinde bulunan 2.000.000 TL - 4.000.000 TL civarındaki oto yedek parçasıyla birlikte tamamen yok olduğunu belirterek yangının başlangıç noktasının ve sebebinin tespiti için Ankara 12.Sulh Hukuk Mahkemesi 2020/122 D.İş sayılı dosyadan tespit yaptırdığını ve tespit raporunun itfaiye raporundan çok farklı bir sonuç ortaya çıkardığını, müvekkiline ait iş yerinde meydana gelen yangın nedeniyle uğradığı zararların parasal değerinin yangının başlangıç yeri ile kimin sorumlu olduğunun tespitine, fazlaya dair hakları saklı tutularak yangının çıkmasında kusurlu ve sorumlu olan davalıya 50.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte yürütülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dava dilekçesinde özetle; Davalılara karşı davacı ait ve ... ... numaralı iş yeri dükkan ile, davalı ve karşı davacı ...' ye ait ... Numaralı dükkan sırt sırta komşu ve bitişik olduğunu, Yangının tamamen davacının dükkanından ve oğlu ile birlikte gerekli önlemleri almadan jet taşıyla ve kaynak makinesi ile çalışmasından çıkan kıvılcımlar nedeniyle çıktığını, Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2020/43 D. İş dosyası ile hasar ve durum tespiti yapılması için tespit davası açıldığını ve rapor alındığını, zararlarımızın karşılanması için birleştirme talebiyle ayrıca dava açılmış olduğunu müvekkilinin yangından, yangın başladıktan sonra itfaiye müdahale ederken haberdar olduğunu, hasarın tamamen davacı ve oğlunun tedbirsiz ve dikkatsizliği nedeniyle çıktığını, ileri sürüldüğü kadar malzeme hasar ve zararının olmadığını, davacı tarafça ileri sürülen hasar ve zarar miktarlarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2021/251 ESAS, 2022/162 KARAR SAYILI DOSYASINDA:
DAVA:Davalılardan ... ile diğer davalı oğlunun kendilerine ait dükkanda 11/10/2020 pazar günü, asma katta demir malzemelerine elektrik kaynak işleri yaparken yangın çıktığını ve yangının müvekkilinin dükkanına sirayet ettiğini ve tamamen yanmasına ve zarara uğramasına neden olduğunu, Ankara 15. Asliye Hukuk mahkemesinde 2020/43 D. İş dosyası üzerinden alınan raporda demirbaş malzeme inşaat zararı ve moloz atma ve temizlik gideri rakamsal olarak belirlendiğini, yanan araç ve yedek parçaların yangın nedeniyle kullanılamaz hale geldiğini, tespit raporunda zararın eksik hesaplandığını, yanan araçlar ile kıymetli parçaların hesaplanmadığını, zararlarının karşılanması için iş bu davayı açmak zorunluluğunda kaldıklarını bildirerek, şimdilik 10.000-TL'nin 11/10/2020 tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yangın dolayısıyla kusurlu olmadıklarını, itfaiye raporunun hatalı olduğunu, yangının başlangıç noktasının ve sebebinin tespiti için Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesini 2020/122 D. İş. Sayılı dosyadan tespit yaptırdığını ve tespit raporunun itfaiye raporundan çok farklı bir sonuç ortaya çıkardığını, yangın sonucu müvekkiline ait işyerinin tamamen yandığını ve içindeki 2.000.000 TL+ 4.000.000 TL civarındaki oto yedek parçasıyla birlikte tamamen yok olduğunu, müvekkilinin yıllara dayanan birikiminin ve sermayesinin tamamen yok olduğunu, itfaiye raporundaki gibi 600 ton hurda olarak bile hesaplansa 1.800.000 TL mal değerinin ortaya çıktığını, bu hesapta iş yerinin bina değerinin olmadığını, binanın yeniden yapılmasının maliyetinin de 300.000 TL civarında olacağının düşünüldüğünü, yangın sebebiyle taraflarından da Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2020/793 E. sayılı dosyada ...'ye karşı yangındaki kusur nedeniyle tazminat davasının açtıklarını belirterek davanın reddini, dosyanın konusu ve tarafları aynı olan Ankara 3. AHM 2020/793 E. Sayılı dosyada açtıkları davada verilen görevsizlik kararı sonucu dosyanın gönderileceği Asliye Ticaret Mahkemesi belli olduktan sonra ilgili dosya ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. BİRLEŞEN ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2021/575 ESAS, 2021/637 KARAR SAYILI DOSYASINDA:
DAVA:Davacı vekili müvekkilinin iş yerinin davalıların neden olduğu yangında tamamen yanmasına ve zarara uğramasına neden olduğunu, Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/122 D.İş dosyası ile yangına davalıların neden olduğunun tespiti yapıldığını, tespit raporunda 13.900,00 TL demirbaş malzeme, 183.610,00 TL inşaat zararı, 3.000,00 TL moloz atma ve temizlik gideri hesaplandığını fakat bu tutarın çok düşük kaldığını, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/251 Esas sayılı dosyası ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası açıldığını, Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/43 D.İş sayılı tespit davasıyla Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesine açılan davada müddeabihten artan kısım için iş bu davayı açtıklarını belirterek değeri belli olmayan alacak/tazminat davası niteliğindeki davada fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla yapı zararları için 178.610,00 TL demirbaşlar için 9.900,00 TL ve moloz temizlik için 2.000,00 TL olmak üzere 190.510,00 TL'nin 11/10/2020 tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece yapılan yargılama sonunda özetle; Somut olayda Yenimahalle Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün Mükellefin 18/03/2022 tarihli cevabi yazısında davalı ...'nin birleşen davalarda davacı ...'nin ... kayıtları tetkiki sonucu; 2020 ile 2021 yılarında İşletme Hesabı Esasına göre defter tutan esnaf olduğunun bildirildiği, yıllık gayri safi hasılatının esnaf faaliyeti sınırları içinde kaldığı ve tacir olmadığı anlaşılmakla uyuşmazlıkla ilgili görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup, dava şartı yokluğu her aşamada ve resen dikkate alınacağından HMK 114/1-c, 115/2. maddesi gereğince Mahkememizin asıl ve Birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/251 Esas, 2022/162 Karar ile Birleşen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/575 Esas, 2021/637 Karar sayılı davaları bakımından ayrı ayrı olmak üzere;
HMK'nun 114/c ve 115/2.maddeleri gereğince göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine ve her bir dava bakımından görevli mahkemenin Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiş, ancak hükmün 3. Fıkrasında Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi yerine sehven Nöbetçi Tüketici Mahkemesi ifadesinin olduğu anlaşılmakla HMK m. 304/1 ''Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri hatalar mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir'' hükmünün yer aldığı HMK 183 ve 304 maddeleri uyarınca, bu maddi hatalar her zaman düzeltilebileceğinden hükümdeki aşağıda belirtilen ve davanın usulden reddine karar verilmesi ifadesinden sonraki 3. maddede yer alan "...dosyanın görevli ve yetkili Ankara Nöbetçi Tüketici Mahkemesi gönderilmesine..." ifadesinde belirtilen "Tüketici" ibaresinin "Asliye Hukuk" yerine sehven yazıldığı ve hatanın açık olduğu anlaşılmakla HMK m. 304/1'e göre tashihi ile "Asliye Hukuk" şeklinde düzeltilmesi ve ekli hükmün tashihi kararı ile hükmün altındaki şerhle belirtildiği şekilde davanın usulden reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı karşı davacı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ...'nin ticaret sicilinde kayıtlı olduğunu, ...'nün tacir olduğu ve aynı işi yaptığını, tacirin ticarethanesinden kaynaklanan yangın nedeni ile açılan bu davanın tacirin verdiği ticari zarar olarak nitelenmesi ve davanın ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini, hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davalar, tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, davanın usulden reddine karar verilmiş olup yukarıda yazılı sebeplerle istinaf isteminde bulunulmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan Kanun maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gerekli ve yeterlidir. Aynı Kanun’un 5/2. maddesinde ticari davaların, ayrı asliye ticaret mahkemesi olan yerlerde o yerdeki asliye ticaret mahkemesinde görüleceği hükme bağlanmış, maddenin 3.fıkrasında; asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak belirlenmiştir. Eldeki dosyada; davaların ticarethanelerini etkileyen yangından dolayı olaşan zararların tazmini istemi ile açıldığı anlaşılmaktadır.
Tarafların ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinden de tacir oldukları anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, her iki tarafın ticari işletmeleriyle ilgilidir. Tarafları da tacir olan uyuşmazlığın ticari dava olarak asliye ticaret mahkemesinde görülüp çözülmesi gerekmektedir. ( Ankara BAM 25. HD 2021/2317 esas ve 2022/167 karar sayılı karar emsal niteliktedir) Şu durumda, tacirler arası haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasına bakmakla görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu gözetilerek davanın esasına girilmesi gerekirken asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle davaların usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı karşı davacı ... vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1.Davalı karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin duruşma yapılmadan KABULÜ ile Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/06/2022 gün ve 2021/658 Esas, 2022/528 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (a) bendinin 3.maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2.Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
3.Davalı karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvuru sırasında yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde iadesine,
4.Temyizi kabil olmayan bu kararın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/3.maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddenin 1.fıkrasının a bendinin 3. maddesi uyarınca kesin olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 16/04/2024 günü oy birliği ile karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/04/2024 ...
Başkan
...
(e-imzalıdır)
...
Üye
...
(e-imzalıdır)
...
Üye
...
(e-imzalıdır)
...
Katip
...
(e-imzalıdır)