Esas No
E. 2022/7437
Karar No
K. 2024/1303
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

7. Hukuk Dairesi         2022/7437 E.  ,  2024/1303 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/2580 E., 2022/2729 K.
KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/262 E., 2022/355 K.

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin tenfizi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ile bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA

Davacı vekili; davacının dayısı ...'in 10/02/1986 tarihinde, eşi ...'in ise 08/09/2011 tarihinde vefat ettiğini, davacının dayısının eşi tarafından Samsun 3. Noterliğinde yapılmış olan 19/09/2002 tarih ve 18070 yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki resmi vasiyetnamenin, Samsun 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 03/05/2016 tarih 2016/122-585 Esas-Karar sayılı kararı ile açıldığını, bu vasiyetnamede vasiyetçi ... eşi ...'den kendisine intikal eden Samsun ili hudutlarda bulunan bütün gayrimenkullerdeki tüm mirasçılık hak ve hisselerinin tamamını davacıya vasiyet ettiğini, tüm bu sebeplerle vasiyet edilen taşınmazların tapularının iptali ile davacı adına tapuda kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine cevabında; husumet itirazlarında bulunulduğu, husumetin hazineye yöneltilmesinin hatalı olduğunu, bu taşınmazların hazine ile bir ilgisinin olmadığı, bu açıdan davanın tümden reddini talep etmiştir.

Dahili davalılardan ... davaya konu taşınmazların murise eşinden değil kendi annesi ve babasından miras kaldığını ve vasiyetname içeriği ile ilgisi bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile vasiyetnamenin tenfizinin şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 830 ada 1 parsel, 2 parsel, 3 parsel, 7 parsel aynı yer 833 ada 8 parsel, aynı yer 842 ada 3 parsel, aynı yer 613 parsel sayılı taşınmazlarda muris ...' e murisi tapu maliki ...' den intikal edecek hisselerin tapu kaydının Samsun 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1986/344 Esas 1986/637 Karar sayılı veraset ilamındaki ...'in hissesi oranında iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, arta kalan kısmın ... üzerinde bırakılmasına, 1772 ada 2 parsel sayılı taşınmazda tapu maliki ... 'den ...'e, ...'den muris ...'e intikal edecek 160/2560 oranında hissenin kaydının iptali ile 160/2560 hissenin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan kısmın ... üzerinde bırakılmasına, 841 ada 2,3,4 ve 842 ada 1, 1761 ada 3 parsel sayılı taşınmazlar yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuran İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili; davacının Hazineyi davalı olarak göstererek hasımda yanılmasında kusuru bulunmadığı dikkate alınarak Maliye Hazinesi lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2.

Davalılar vekili; yerel mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu, davalıların murisi ...'nin mirasçısı olmakla vasiyetin iptali veyahut tenkis talebi yapmak suretiyle hukuken miras payı veya mahfuz hisse peşine de düşmediğini, diğer yandan kabul anlamına gelmemek kayıt ve şartıyla davacı lehine eğer bir ücrete karar verilecek ise bunun maktu bir ücretten ibaret olması gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Bir kısım davalılar vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnamenin tenfizi istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 600 üncü maddesi.

3.Değerlendirme

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, bir kısım davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Yargılama giderleri, kural olarak, davada haksız çıkan yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir. (HMK 326/1) Davayı kazanan taraf davasını bir vekil vasıtası ile takip etmiş ise, haksız çıkan (davayı kaybeden) taraf yargılama gideri olarak vekalet ücretine de mahkum edilir. (HMK 323 1/ğ)

3.Yargılama giderlerinin davada haksız çıkmış olan tarafa yükletilmesine ilişkin ana kuralın bazı istisnaları vardır;

a)Davanın açılmasına kendi hal ve davranışlarıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş davalı, yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilemez. (HMK 312/2) b-Davada haklı çıkmış olan taraf gereksiz yere davanın uzamasına sebep olmuş veya gereksiz gider yapılmasına sebebiyet vermiş ise yargılama giderlerinin tamamını veya bir kısmını ödemeye mahkum edilebilir. c-Bir kişi davada sıfatı olmadığı halde, davacıyı, davalı sıfatı kendisine aitmiş gibi yanıltıp, kendisine karşı dava açılmasına sebebiyet verirse, davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddi halinde davalı yararına yargılama giderlerine hükmedilemez.

5.Davalılar yasal hasım olup, vasiyetnameye itirazları da olmadığından, dava açılmasına sebebiyet vermediği gözetilerek aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.

6.Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

1.Davacı vekilinin tüm,bir kısım davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6 ıncı bendinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine "Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına" ibaresinin yazılması suretiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının 9 uncu bendinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine "Davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.