Esas No
E. 2008/13125
Karar No
K. 2010/4476
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2008/13125 E.  ,  2010/4476 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 7.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.06.2008 tarih ve 2008/282-2008/571 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili tarafından taşınan davalıya ait emtianın navlun bedelinin tahsili için fatura düzenlenerek davalıya tebliğ edildiğini, davalının faturaya itiraz etmediğini ancak navlun borcunu da ödemediğini, 2.834,76 TL navlun alacağı için girişilen icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında geçerli bir taşıma akdinin bulunmadığını, davacının borç doğuracak şekilde müvekkiline herhangi bir mal tesliminin de sözkonusu olmadığını, navlun bedeliyle ilgili olarak herhangi bir faturanın da müvekkiline tebliğ edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce; gerekçeli kararın kısa karara uygun oluşturulmaması nedeniyle bozulmuş, mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kabulüyle takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1.Dava, taşıma bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece verilen ilk hükümün temyizi üzerine Dairemizce, sair yönleri incelenmeksizin, gerekçeli kararın kısa karara aykırı düzenlenmesi gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararının, Anayasanın 141. maddesinin 3. fıkrası ve HMUK’nun 388/3 ve 5. fıkralarında belirtilen şekilde gerekçeli olmadığı, tarafların iddia, savunma ve delilleri tartışılmadan, Dairamizin bozma ilamına uyularak davacının davasının kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.

HUMK 388/3. maddesine göre, mahkeme kararları, iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, çekişmeli ve çekişmesiz hususları, çekişmeli konularda toplanan delilleri, delillerin tartışmasını, ret ve üstün tutma nedenlerini, sabit görülen vakıalardan çıkarılan sonuç ve hukuki nedeni de içermelidir. Yine Anayasanın 141. maddesinin 3. fıkrası hükmü de, tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olmasını amir bulunmaktadır.Yargıtay denetimi de ancak bir kararın gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir.

Temyiz konusu yapılan mahkeme kararı ise, HUMK 388. maddenin 3. fıkrasında belirtilen unsurları taşımamaktadır. Gerekçeli kararda tarafların iddia ve savunmalarının tartışılmaması ve bozma ilamına atıfla yetinilmesi nedeniyle karar, bu hükme aykırı olduğu gibi, HUMK.nun 428 nci maddesine göre yapılacak Yargıtay denetimi olanağını da ortadan kaldırdığından, mahkemece, denetime elverişli, yasanın aradığı hususları içeren bir gerekçeli karar yazılmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.

2.Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ:Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle, hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle,davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK İcra İflas Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog