11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2008/13189 E. , 2010/4538 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.06.2008 tarih ve 2008/178 - 2008/1040 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada bulunan hesabından 16/10/2006 tarihinde bilgisi ve talimatı olmaksızın internet bankacılığı yoluyla 1.540 TL’nin 3. kişi hesabına havale yapıldığını, davalı bankanın güvenlik konusunda gerekli önlemleri almaması sebebiyle sorumlu olduğunu ileri sürerek, 1.540 TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bankacılık hizmetleri sözleşmesi gereğince davacı adına açılan bankomat hesabıyla birlikte davacıya davalı banka tarafından banka kartı verildiği, 01/03/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 44. maddesinde bu kanunun uygulanmasında çıkan ihtilaflarda 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 22 ve 23. maddelerinin uygulanacağının belirtildiği, davanın tüketici olan gerçek kişi tarafından açılması nedeniyle 4077 sayılı yasa gereğince davaya bakmaya tüketici mahkemesi görevli olduğu gerekçesiyle, görevsizlik kararı verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan zararın giderilmesine ilişkindir. Yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmiştir. 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 44. maddesinde kart hamilinin tüketici olması halinde 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 22. ve 23. Maddelerinin uygulanacağının, 5464 sayılı kanunun 3/j maddesinde kart hamilinin banka kartı veya kredi kartı hizmetinden yararlanan gerçek veya tüzel kişiyi ifade ettiğinin düzenlendiği, ancak uyuşmazlığın banka kartı hizmetinden değil bankacılık işleminden kaynaklandığı, bu nedenle açılan davada mahkemenin görevli olduğunun kabul edilip, işin esasına girilmesi ve taraf kanıtlarının toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.