Aramaya Dön

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/403
Karar No
K. 2024/237
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

ANTALYA

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/403
KARAR NO: 2024/237
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 19/06/2023
KARAR TARİHİ: 19/03/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davanın fatura alacağına ilişkin yapılan itirazın iptali davası olduğunu, müvekkilinin davalı şirkete ait ürünleri davalı şirketin ulaştırmak istediği adreslere nakliye etme işlerini yaptığını ve aralarındaki ticaretin uzun bir süre devam ettiğini, müvekkiline ait ... ve ... plakalı araçlar ile gönderici davalıya ürünlerin nakliye işlemlerini gerçekleştirdiğini, taşıma işlemine ilişkin fatura kesildiğini, 25 Aralık 2021 tarihine ilişkin düzenlenen nakliye bedeli e- fatura bedelinin müvekkiline ödenmediğini, bunun üzerine icra takibi başlattıklarını, davalının kötü niyetli itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu ve yapılan arabuluculuk görüşmesinin de olumsuz sonuçlandığını belirterek, davalının ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, davalının borca yetecek miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konularak yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yetkili mahkemenin İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, yetki itirazında bulunduklarını, dava dilekçesi ekinde ... isimli bir belge olduğunu bu belgeye ilişkin bir sözleşme yada davalı müvekkili tarafından verilmiş talimat içeren herhangi bir belge sunulmadığını, faturaya itiraz edilmemiş olması faturadaki işlerin tam ve eksiksiz olarak yapıldığını ispatlamaya yetmediğini, takibe konu faturada dolar kuru belirlenerek, karşılığı Türk lirası üzerinden fatura tanzim edildiğini, yapılan iş karşılığı Türk Lirası olarak belirlendikten sonra artan dolar kuru sebebiyle fatura yabancı para üzerinden icra takibine konu edildiğini, müvekkilinin borçlu olduğunun kabul edilmesi halinde Türk Lirası üzerinden hesaplamanın yapılması gerektiğini, yanlış faiz oranı belirlenmesi ve faiz başlangıcının temerrüt olmamasına rağmen fatura tarihinden başlatılması dolayısıyla müvekkilinin ödeme emrinde gösterilen miktarda borcu bulunmaması sebebiyle icra takibine haklı olarak itiraz ettiklerini belirterek, davanın reddi ile davacının kötü niyet tazminatına hükmedilmesi ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava;

İİK'nun 67. Maddesi gereği itirazın iptali istemine ilişkindir. ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası incelenmiş; alacaklının ..., borçlunun ... Ltd. Şti olduğu, ... USD asıl alacak, ... USD işlemiş faiz olmak üzere toplam ... USD alacağın tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlunun ... tarihli dilekçesi ile borca itiraz edildiği, ... tarihinde takibin durdurulması üzerine yasal 1 yıllık sürede eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davalı borçlunun icra dairesinin yetkisine ve mahkememiz yetkisine itiraz ettiği görülmekle öncelikle yetki hususunun değerlendirilmesi gerekmiştir.

İİK'nın 50/1. maddesi uyarınca, para veya teminat borcu için takip hususunda HMK'nın yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile uygulanır. 6100 sayılı HMK'nın 6. maddesi uyarınca bir davada genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı Kanun'un 10. maddesinde de sözleşmeden doğan davalar için, ayrıca, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir.

Diğer yandan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda, aksi kararlaştırılmadıkça para borcu, alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden, alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Ayrıca TTK'nın 890. maddesi uyarınca da TTK'nın Birinci ve İkinci Kısım hükümlerine tabi taşımadan doğan hukuki uyuşmazlıklarda, malın teslim alındığı veya teslim için öngörülen yer mahkemesi de yetkilidir. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir.

Yasal dayanakları ortaya koyularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, davalı tarafça akdi ilişki inkar edilmemiştir. Faturaya dayalı alacak için alacaklının ikametgahında da takip yapılabileceğine göre, ... icra daireleri ve Antalya Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu kanaatine varılarak işin esasının incelenmesine geçilmiştir. Tarafların ticari defter ve belgeleri istenilmiş davacının ticari defterleri sunması üzerine davacının ticari defterleri incelettirilmiş, deliller toplanmış ve bilirkişi raporu aldırılmıştır.

Mahkememizce Mali Müşavir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, Mali Müşavir bilirkişi ... tarihli raporunda sonuç olarak; "-Taraflar arasında 'E- Fatura' ile 2021 yılında yurt dışı taşımacılık hizmeti alınıp verildiği, davacının faturayı kasa da tahsil olarak kayıtlı göstermiş ise de finansal araçlarla ödeme zorunluluğuna uyulmadan kayıt yapıldığı, dava/ takip konusu e-faturadan dolayı ... USD karşılığı ... TL e- faturanın kayıtlı yer aldığı, davalının ise ödemeye ilişkin finansal araçlarla ilgili ödeme dekontu/ belgesini dosya kapsamına sunmadığı, -Davacının 2021 yılı Ticari Defterlerinin açılış ve kapanış e- berat onaylarını/ Noter Tasdiklerini Yasal sürelerde onaylattırıldığı, davalının ise ticari defterlerini belirlenen günde mahkemeniz dosyasına sunmadığı, -Davacının ticari defterlerine göre davalıdan talep ettiği ... USD karşılığı bakiye ... TL alacağını tarafların bağlı Vergi Dairelerine birbirleri ile uyumlu olarak beyan ettikleri ve davacının defterleri ile uyumlu olduğu, Davacının bilanço esasına göre defter tuttuğu ve VUK kapsamında belirtilen esnaf muaflığı hadlerini aştığı bilanço usulüne göre defter tuttuğu 2021 yılı yurt dışı satış hasılatının hadleri aşar düzeyde ... TL olduğundan tacir olduğunun anlaşıldığı,

Davacının davalıyı ihtarname ile temerrütte düşürmediği,

TTK 1530 kapsamında fatura alacaklarına uygulanan ve takipte talep edilen kamu bankalarınca uygulanan yabancı para azami mevduat faiz oranlarına göre ... USD karşılığı ... TL alacağına takip tarihine kadar 94,32 USD temerrüt faizi hesap edildiği," sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Uyuşmazlık davacının faturadan kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığı, davalının itirazlarında haklı olup olmadığının tespitine ilişkindir.

Fatura tek başına bir sözleşme olmayıp akdin ifasını gösteren bir belge niteliğindedir. Faturaya dayalı bir borcun varlığı öncelikle temel borç ilişkisinin varlığına bağlıdır. Faturayı tanzim eden ve tanzim alan arasında böyle bir borç ilişkisinin bulunmadığı hallerde faturanın hukuki sonuç doğurması da söz konusu olmayacaktır. İcra dosyası içeriğinden de anlaşıldığı üzere davacı alacaklı icra takibini faturaya istinaden başlatmış, borçlunun vaki itirazı üzerine eldeki dava açılmış olup, itirazın iptali davaları niteliği itibari ile icra dosyasına ve bu dosyada sunulan takip dayanağı belgeler ile ödeme emrine sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın takip ve dava konusu yapılan faturalarla sınırlı olarak değerlendirilip çözümlenmesi gerekir. (Yargıtay 19. H.D.'nin 21.06.2019 tarih, 2018/1391 Esas, 2019/3997 Karar)

MK 6. Maddesine göre kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olup işbu davada ispat yükü alacaklı olduğunu ispat eden davacıya aittir. Akdi ilişki kanıtlanmadığı sürece alacaklının borçlu adına fatura düzenlemesi ve ticari defterlerine göre bu faturalar nedeniyle alacaklı görünmesi alacaklının alacağını ispat edebilmesi için yeterli olmayacaktır 6100 sayılı HMK 222. maddesine göre, " "1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." düzenlemesi mevcut olup, davacı tarafın ticari defterlerini usulüne uygun olarak tuttuğu anlaşılmıştır. Takip konusu faturanın davacının ticari defterinde kasadan nakden ödeme şeklinde kayıtlara işlenmesi nedeniyle davacının alacaklı olmadığı görünmekte ise de, davalı tarafça ödemenin dayanağı belge gösterilmediği gibi varsa da bu belgeler mahkemeye sunulmamıştır.

Davacı tarafça fatura bedellerinin ödenmediği iddiası ile kasadan nakden ödenmesine karşı çıkılmış ve ödeme kabul edilmemiştir. Ödemeyi ispat külfeti davalıya aittir.

Davalı taraf bu hususta yemin teklifinde de bulunmamıştır.

Davacı seçimlik hakkını yabancı para alacağı yönünde talep ettiğinden isteyebileceği faizin 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince takip tarihinden fiili ödeme tarihine kadar devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işlemiş faiz olabileceğinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 20.06.2016 tarih 2016/2941 E. 2016/10949 K. Sayılı ilamında " Dolayısıyla alacak likit, bir başka deyişle bilinebilir, belirlenebilir bir alacaktır. Mahkemece bu husus gözetilerek davacı yararına İİK.nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi" gerektiği belirtilmiş olmakla asıl dava dosyası yönünden hükmedilen yabancı para cinsinden alacağın %20'si oranında icra takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden icra inkar tazminatına karar vermek gerekmiştir.

Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 20/01/2014 tarih, 2013/17128 Esas 2014/1545 Karar sayılı ilamında; "Yabancı para alacağı ile ilgili icra takibine yönelik itirazın iptali davalarında İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca hüküm altına alınan yabancı para alacağının takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden icra inkar tazminatına karar verilir.(Yargıtay 19. HD. 20.10.2011 T. 2011/8805 E., 2011/12939 K., Yargıtay 13. HD. 25.02.2008 T. 2007/12703 E. 2008/2438 K. sayılı kararları, ) İcra inkar tazminatı uyap sisteminden bulunan 07/10/2022 tarihi itibari ile USD efektif satış kuru= ... TL olup, asıl alacağın %20'si oranında ... USD (1 USD = ...-TL)takip tarihindeki TL karşılığı 16.758,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.

Döviz alacağına ilişkin davada, hüküm altına alınan döviz için alınması gereken nispi karar harcının matrahının hesaplanmasında hükmolunan döviz cinsinin dava tarihindeki efektif satış kuru esas alınır (Yargıtay 19. HD., 2019/1862 E., 2020/159 K.) Ayrıca, mahkemece hükmedilen yabancı para alacağının, vekâlet ücretinin talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki döviz kuru karşılığı bulunarak Türk Lirası üzerinden, karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınarak belirlenmesi gerekir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın KABULÜ İLE, Davalının ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile ...-USD asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4A maddesine göre Devlet Bankalarınca 1 yıl vadeli USD hesabına uygulanan en yüksek faiz üzerinden takibin DEVAMINA,

2.Hükmolunan alacağın %20 si tutarındaki ...-USD’nin (1 USD = ...-TL)takip tarihindeki TL karşılığı 16.758,00- TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,

3.Alınması gerekli 7.288,33-TL harçtan peşin olarak alınan 1.035,78TL harcın mahsubu ile 6.252,55-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

4.Davacı tarafından yapılan 1.241,28TL ilk dava masrafı, 1.607,25 TL müzekkere, davetiye ve bilirkişi giderinden ibaret toplam 2.848,53TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,

5.Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğiden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre .... TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,

6.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; 3.120,00 TL nin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

7.Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere gösterecekleri bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya taraflara iadesine, Dair davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...'ın yüzüne karşı kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre de istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/03/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.