11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olan davacı ----- bir seyahat acentesi olduğunu, borçlular-davalıların davacı firmadan uçak ile seyahat ve konaklama hizmeti aldığını, ancak almış oldukları hizmetin bedelini davacı firmaya ödemediklerini, davalıların davacı acente tarafından ücreti ödenmiş uçak biletleri ile uçuşlar gerçekleştirdiğini, davacı acente tarafından ücreti ödenen otellerde konakladıklarını, almış oldukları hizmetin bedelinin ödenmediğini, bu nedenle -----İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalıların haksız yere takibe itiraz ettiklerini ileri sürerek, haksız ve dayanaksız olan davalıların itirazının iptaline ve icra takibinin devamına, takibe kötü niyetli olarak itiraz eden davalıların % 20 dan az olmamak üzere icra inkar tazminatını ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalıların davacı şirketten uçak bileti alınması, otel rezervasyonu yapılması veya bunların ücretinin ödenmesi yolunda bir talepleri olmadığını, davacının iddia ettiği alacağın zamanaşımına uğradığı gibi icra takibinin de bir yıl içinde işlem yapılmamış olması nedeniyle düştüğünü, davalıların ----- Belediyesi'nin düzenlediği kültürel etkinliklere belediye davetlisi olarak katıldıklarını, davacının iddialarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı firmanın bir seyahat acentası olduğunu, dava konusu uçuş ve konaklamanın 2016-2017 yılına ait olduğunu, uçak bileti ve otel ücretlerinin davalı tarafından ödenmesi gerekmekte olsa idi, bir önceki uçak bileti bedeli veya otel ücreti tahsil edilmeden bir sonraki uçak biletinin alınması veya yeniden otel ücretinin ödenmesi ve bu işlemlerin iki yıl gibi uzun süre devam ettirilmesinin ticari hayatın gerçeklerine aykırı olduğunu savunarak kanuna açıkça aykırı talebi içeren icra takibine itirazın iptali isteminin reddine, kötüniyetli davacı aleyhinde %20 oranında tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; İtirazın iptali istemine ilişkindir.Dava, 07/12/2022 tarihinde-----Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyasında açılmış, Mahkemesince dava dosyasına 13/04/2023 tarih ve-----sayılı karar ile görevsizlik kararı verilmesi neticesinde 07/06/2023 tarihinde Mahkememize tevzi olunarak işbu esas sırasına kaydedilmiştir. 6100 sayılı HMK 114/1-c maddesinde görev dava şartı olarak gösterilmiş olup, anılan Kanun 115. maddesinde dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında Mahkemece re’sen araştırılması gerekir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, 5. maddesinde Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin kuruluşu ve hangi Mahkemelerin Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla davaya bakacağı belirlendikten sonra Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.Ticari davaları mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olması durumunda ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.6502 sayılı Kanun'un 3/1 maddesine göre;k) Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi,l) Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi, ifade etmektedir.
Aynı Yasanın 73. Maddesi ile bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı Yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 Sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.Dosya kapsamından taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu alacağın uçuş ve konaklama bedelinin konu edildiği icra takibine vaki davalı itirazının iptali istemine ilişkin olduğu, Vergi dairesinden celp edilen müzekkere cevabında davalı ---- ilişkin vergi kaydının bulunmadığı, davalı ..----ise basit usulde açılan seyyar yemek servisi faaliyetini 1999 yılında terk ettiğinin bildirildiği esnaf odasından celp edilen müzekkere cevabında ise ... ilişkin sicil kaydının bulunmadığının, ... ise sicil kaydını 1987 yılında terk ettiğinin bildirildiği, ----- Bölge Adliye Mahkemesi'nin ---- Esas ---- Karar sayılı kararı da dikkate alınarak Mahkememizin 20/02/2024 tarihli celsesinde 6100 sayılı HMK 146. Madde kapsamında davalı vekiline davaya konu uçak biletlerinin alınma sebeplerinin iş yada özel sebepler kapsamında açıklanması hususunda beyanlarının sorulduğu, davalı vekili tarafından sunulan 23/02/2024 tarihli dilekçe ile davalıların Belediye tarafından düzenlenen kültürel etkinliklere belediye davetlisi olarak katıldıkları, davet karşılığında herhangi bir ücret almadıklarının beyan edildiği, celp edilen müzekkere cevaplarından davalıların tacir sıfatlarının bulunmadığının anlaşıldığı gibi somut olayda mesleki amaçla hareket ettiklerine dair dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, göreve ilişkin düzenlemelerin kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği, uyuşmazlıkta Mahkememiz görevli olmayıp, 6502 sayılı Kanun 73. madde uyarınca Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.)6100 Sayılı HMK m.114/c ve m.115/2 gereği göreve yönelik dava şartı yokluğundan davanın USÛLDEN REDDİNE,
2.)Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Görevli Mahkemenin ---- - Tüketici Mahkemeleri olduğunun TESPİTİNE,
3.)6100 Sayılı HMK m.21 kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili Mahkemeye gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
4.) 6100 Sayılı HMK m.331/2 uyarınca harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli Mahkemece değerlendirilmesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK.m.341/2 uyarınca miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup usûlen anlatıldı.