4. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/3664
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/09/2022
NUMARASI: 2021/381 Esas - 2022/673 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Sebebiyle)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/04/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin Küçükyalı Müdürlük hizmet sahasında, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına konu belgelerde belirtilen tarih ve adreslerde davalının yaptırmış olduğu kazı çalışmaları sırasında müvekkili şirketlerine ait kablo ve tesislere hasar verildiğini, şirketlerine verilen hasarlar şirket elemanlarınca tespit edildiğini, hasar keşif tutarı formu ve malzeme-işçilik cetvelleri düzenlendiğini, kamusal hizmet niteliğinde olan iletişimin aksamaması için ivedilikle müteahhit firma tarafından hasarların giderildiğini, zararın tazmini için alacaklarının tahsilini sağlamak amacıyla hasar tespit tutanağı, hasar keşif formu ve olay yeri resimlerine istinaden, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas nolu dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibe ilişkin ödeme emrinın davalıya, tebliğ edilmiş olduğunu, davalı taraf borcun tamamına itiraz ettiğini, bu sebeple davalının alacağın aslına ve ferilerine yönelik tüm itirazları haksız, mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olup, davalının itirazlarının iptalini, takibin durmasına sebep olan davalıdan % 20 oranında icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının konu edilen hasarların davalı şirket tarafindan yapıldığını ispatlamakla yükümlü olduğunu, söz konusu hasarın doğrudan davacı tarafindan yapılan yanlış ve fahiş hesaplamalar neticesinde ortaya çıkan rakamları kabul etmenin mümkün olmadığını, davalı şirketin söz konusu alanlarda kazı çalışmasını sözleşme ile yüklenici ... Dış Tic. Ltd. Şti'ne devrettiğini, yükleniciye davanın ihbar edilmesi gerektiğini, davanın reddini, davanın yüklenici ... İç ve Dış Tic. Ltd. Şti'ne ihbarına karar verilmesini arz ve talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "...Davalının İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 17.171,87 TL asıl alacak, 5.009,33 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.181,20 üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, bakiye talebin reddine,
Davacı tarafın inkar tazminat talebinin reddine,..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Dava dilekçesi tebliğ edilmeden tahkikat yapılmasının hatalı olduğunu, müvekkilin söz konusu işi ihbar olunana eser sözleşmesi ile yaptırdığını kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, hesaplamanın hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız eylemden kaynaklanan alacağa yönelik itirazın iptali davasıdır. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, dava dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği, davalının buna karşın süre uzatım ve cevap dilekçesi sunduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalı ve dava dışı yüklenici arasında akdedilen sözleşmenin sözleşmenin taraflarına karşı hüküm doğuracağı, sözleşmenin tarafı olmayan davacıya karşı ileri sürülemeyeceği, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.