Esas No
E. 2021/10141
Karar No
K. 2023/7358
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2021/10141 E.  ,  2023/7358 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2018/1708 E., 2020/1440 K.
HÜKÜM/KARAR: Davalı HDI Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun kabulü,

davacılar vekili, davalılar ... ve ... vekili ve

davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ilk

derece mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında

hüküm kurulmak suretiyle davanın davalılar ... ve ...

Sigorta A.Ş yönünden reddine, davacılar ... ve ...

Çalışkan'ın maddi tazminat taleplerinin reddine, diğer davacıların

maddi tazminat taleplerinin kabulüne, tüm davacıların manevi

tazminat taleplerinin kısmen kabulüne

İLK DERECE MAHKEMESİ : Develi 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2012/229 E., 2017/18 K.

Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı HDI Sigorta A.Ş vekili, davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı HDI Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun kabulü, davacılar vekili, davalılar ... ve ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş yönünden reddine, davacılar ... ve ...'ın maddi tazminat taleplerinin reddine, diğer davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulüne, tüm davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihaî kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar yönünden temyiz sınırı her dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenecektir. Somut olayda davacılar vekilinin ıslah dilekçesi de gözetildiğinde davacılardan ... ve ... için 200,00'er TL maddi ve 40.000,00'er TL manevi tazminat, davacılardan ... için 1.507,07 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminat, davacılardan ... için 9.431,88 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulmuş; Bölge Adliye Mahkemesince davacılardan ... ve ...'ın maddi tazminat taleplerinin reddine ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminata; davacı ... için 1.507,07 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminata; davacı ... için 9.431,88 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.

Dosya içeriğine göre ihtiyari dava arkadaşı olan davacılar ..., ..., ... ve ... yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL'nin altına kaldığı anlaşılmakla; davalılar ..., ..., ... ve ... vekillerinin bu davacılara yönelik temyiz dilekçelerinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. Davalılar ... ve ... vekili ile davalılar ... ve ... vekillerinin diğer davacı ...'a yönelik gereli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; 15.11.2011 tarihinde davacılar murisi/desteği ...'ın yolcu olarak bulunduğu davalı ...'ın sürücüsü, davalı ...'ın işleteni ve davalı ...Ş'nin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı (...) olduğu araç ile diğer davalılar ...'ın sürücüsü, ...'ın işleteni, HDI Sigorta A.Ş'nin zorunlu trafik sigortacısı olduğu araç ile davalı ...'nun işleteni ve sürücüsü, ... Sigorta A.Ş'nin zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı zincirleme trafik kazası sonucu murisin vefat ettiğini ve geride kalan eşi ... ve çocukları ..., ..., ... ve ...'un desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek her bir davacı için 200,00' er TL maddi, davacı ... için 60.000,00 TL manevi, diğer davacılar için ayrı ayrı 40.000'er TL olmak üzere toplam 220.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan sigorta şirketleri için maddi tazminat ve sigorta poliçesi limitleri dahilinde olmak üzere, diğer davalılar için tüm miktarlar yönünden müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini davacı ... yönünden 75.599,00 TL'ye, davacı ... için 1.507,07 TL'ye ve davacı ... için 9.431,88 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız olduğunu, davacıların düzenli bir işinin olmadığını, davacıların murisinin hatır yolcusu olduğunu, ayrıca davacıların sigorta şirketlerinden maddi tazminatlarını aldıklarını, SGK tarafından emekli maaşı bağlandığını, talep edilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, tarafların kusur oranlarına göre hüküm verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın oluşunda müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacı tarafın talep ettiği tazminat miktarının fahiş olduğunu, SGK tarafından bağlanan maaş ile sigorta şirketlerinden alınan ödemelerin mahsup edilmesi gerektiğini, daha sonra da % 25 oranında hatır taşıması nedeni ile indirim yapılması gerektiğini, manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; kaza tarihi itibariyle müvekkili şirket tarafından davacılara 22.800,00 TL ödeme yapıldığını, manevi zararların poliçe teminatı harici olup müvekkili şirketten talep edilemeyeceğini, maddi zararlardan ise sürücünün kusuru nispetinde ve poliçe limitleri ile sorumlu olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü ...'nun kusurunun bulunmadığını, kazanın diğer iki araç arasında meydana geldiğini, müvekkili sigorta şirketinden kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; talep edilen zararın sigorta şirketinden tazmin edilmesi gerektiğini, zararın kazaya karışan araçların kusur oranlarına göre pay edilmesi gerektiğini, müvekkilinin kazanın oluşumunda bir kusurunun bulunmadığından zarardan da sorumlu tutulamayacağını, talep edilen manevi tazminat miktarlarının hakkaniyete uygun olmadığını, zenginleşmeye neden olacak düzeyde bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Genel Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde, manevi tazminat taleplerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, müvekkili şirket tarafından 33.456,61 TL destekten yoksun kalma tazminat miktarının davacılara ödendiğini, müvekkili sigorta şirketinin başkaca bir sorumluluğunun bulunmadığını, sigorta şirketlerinin kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu, talep edilen faiz talebinin yerinde olmadığını, müvekkilinin temerrüde de düşmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili sigorta şirketinin kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu, talep edilen faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini ve müvekkilinin temerrüde düşmediği gibi davanın açılmasına da sebebiyet vermediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların murisi ...'ın 15.11.2011 tarihinde davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç, davalı ...'in kullandığı ve davalı ...'a ait ... plakalı ve davalı ...'a ait davalı ...'in kullandığı ... plakalı araçların karıştığı trafik kazasında ağır yaralandığı ve daha sonra vefat ettiği, kazanın oluşumunda davalılardan araç işleteni olarak ..., ..., ..., ... ile araçları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalayan davalılar HDİ Sigorta ile ... Sigortanın sorumlu olduğu, dolayısıyla doğan zararlardan ve bilirkişice tespit edilen maddi tazminatlardan bu davalıların sorumlu olduğu anlaşılmakla maddi tazminat talebine ilişkin ilgili davalılar yönünden davanın kabulü yönünde karar verilmesi gerektiği, davalı ...'nun kazanın ve kaza nedeniyle doğan zararın oluşumunda kusuru bulunmadığı anlaşılmakla bu davalı ile sigortacısı davalı ...'ya karşı açılan davanın reddine karar verildiği, davacılar ... ve ... yönünden sigorta şirketlerinin yaptığı ödemeler nedeni ile destek zararının bulunmadığının belirlendiği gerekçesi ile; davacı ... yönünden 67.079,45 TL, davacı ...' yönünden 3.164,00 TL, davacı ... yönünden 11.925,79 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 15.11.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ..., ... Genel Sigorta AŞ, ..., ... ile ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara ödenmesine, davacı ... lehine 25.000,00 TL, davacılar ..., ..., ... ve ... lehine 15.000,00'er TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 15.11.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ..., ..., ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, davacılar ... ile ...'ın maddi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, davacıların davalılar ... ile ... Sigorta AŞ' ye karşı açtığı maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ...

vekili, davalı HDI Sigorta A.Ş vekili, davalılar ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde;kazanın iki kamyon sürücüsünün yan yana durarak konuşması sonucu arkadan gelen desteğin bulunduğu aracın çarpması sonucu oluştuğunu, buna rağmen ... plakalı aracın kusursuz bulunmasının hatalı olduğunu, davalı ... ve ... Sigorta şirketi yönünden davanın reddinin doğru olmadığını, mahsup edilen ve sigorta şirketi tarafından yapılan 22.800,00 TL'lik ödemenin hukuki bilgisizlik nedeniyle dava açılması nedeniyle geri ödendiğini ve bu hususun bilirkişilerce dikkate alınmadığını, tazminat miktarlarının yanlış hesaplandığını, manevi tazminat miktarlarının az olduğunu belirtmiştir.

Davalı HDI Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; ... plakalı aracın sigortacısı olduklarını, davacı tarafa 24.12.2014 tarihinde 29.655,00 TL, 24.06.2015 tarihinde de 7.568,00 TL ödeme yaptıklarını, mahkemece 7.568,00 TL'ye ilişkin ödeme belgesinin dosyada olmadığı gerekçesi ile yapılan ödeme dikkate alınmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirtmiştir.

Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; %10 kusurları belirtilmesine rağmen kusur oranında karar verilmediğini, manevi tazminat miktarının fazla olduğunu, müteveffanın hatır taşımacılığı sırasında vefat ettiğini, kararda bu hususun tartışılmadığını, davalı ... şirketlerinden alınan ödemelerin mahsup edilmediğini, reddedilen kısım yönünden davalılar vekillerine tek bir vekalet ücretine hükmedildiğini, tahsilde kolaylık için ayrı ayrı hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; manevi tazminat miktarının fazla olduğunu, müteveffanın hatır taşımacılığı sırasında vefat ettiğini, bu nedenle hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, sigorta şirketlerinin ödemeleri ile SGK tarafından rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını belirtmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf yargılaması sırasında alınan ek bilirkişi raporunda her ne kadar davalı ... Şirketinin bir ödeme belgesi olmadığından bahisle indirim yapılmamışsa da ödeme belgesinin dosyada mevcut olduğu, hükme esas alınan 24.06.2014 havaleli bilirkişi raporunda ödeme kimlere ne kadar yapıldığı belirtilmediğinden ödenen 33.456,61 TL tutar rapor tarihine kadar güncellenerek indirilecek miktar her bir davacı için 7.994,76 TL olarak hesaplandığından bu tutar hesaplanan tazminatlardan indirilerek tazminat miktarlarının belirlendiği, tekrar ek rapor alınmasına gerek görülmediği, bu hesaplamaya göre davacı ... için 113.047,98 TL, davacı ... için 3.960,12 TL ve davacı ... için ise 14.609,43 TL destek tazminatı hesaplandığı, davacılar desteğinin davalı ...'in kullandığı araçta yolcu olduğu, her ne kadar bu aracın trafik sigortacısı ve ... Sigorta A.Ş ve davalı işleten ... istinafa gelmemişse de davalı/sürücü ...'in istinaf talebinde bulunduğu, Sait'in sorumlu olduğu tutardan, sigorta şirketleri tarafından yapılan ödemeler düşüldükten sonra %20 oranında hatır indirimi yapılması gerekli ise de davacıların taleplerini ıslah dilekçesi ile davacı ... için 75.599,00 TL, davacı ... için 1.507,07 TL, davacı ... için 9.431,88 TL olarak belirlediklerinden yapılacak indirimin sonuca etkili olmadığı gerekçeleri ile; davalılar HDI Sigorta vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; davacılar vekili, davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurularak; davacı ... yönünden 75.599,00 TL, davacı ... yönünden 1.507,07 TL, davacı ... yönünden 9.431,88 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 15.11.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ..., ... Genel Sigorta AŞ, ..., ... ile ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara ödenmesine, davacı ... lehine 25.000,00 TL, davacılar ..., ..., ... ve ... lehine 15.000,00'er TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 15.11.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ..., ..., ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, davacılar ... ile ...'ın maddi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, davacıların davalılar ... ile ... Sigorta AŞ'ye karşı açtığı maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ...

ve ... vekilleri ile davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; hatır taşıması indirimi göz önünde bulundurulmadan maddi tazminat hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, manevi tazminatın fahiş olduğunu, olayda müvekkillerin hiçbir kusurunun bulunmadığını, hesap raporunun hatalı olduğunu, kaza yerinde inceleme yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; Adli Tıp Kurumu’ndan alınan kusur oranına göre hüküm verilmediğini, müvekkillerinin ve diğer davalıların kusur oranlarına göre hüküm verilmesi gerektiğini, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, olayda davacıların murisinin hatır yolcusu olup tazminat miktarından hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacıların sigorta şirketlerinden ayrı ayrı almış oldukları bedellerin bir kısmının mahsup edilmediğini, vekalet ücretlerinin takdirinde de hataya düşüldüğünü belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; 15.11.2011 tarihinde davacılar desteğinin yolcu konumunda olduğu davalı ...Ş'nin trafik sigortacısı, davalı ...'ın sürücüsü, davalı ...'ın işleteni olduğu araç ile davalılardan HDI Sigorta A.Ş'nin trafik sigortacısı, davalı ...'ın sürücüsü, davalı ...'ın işleteni olduğu aracın ve davalılardan ... Sigorta A.Ş'nin trafik sigortacısı, davalı ...'nun işleteni/sürücüsü olduğu aracın karıştığı zincirleme trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 277 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 359 uncu maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 51, 52, 53, 55 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 85, 87, 88, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3.Değerlendirme

1.Temyiz eden davalıların davacılardan ...'a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, kusur yönünden desteğin araçta yolcu olarak bulunmasına, hesaplamanın usul ve yasaya uygun olmasına göre davalılar ... ve ... vekilinin tüm, davalılar ... ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davalılar ... ve ... vekilinin davacılardan ...'a yönelik diğer temyiz itirazlarına gelince; KTK'nın 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla TBK'nın 51 nci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Tazminatın kapsamını belirleme biçimi ve tazminattan yapılacak indirimler ve sıralaması ise TBK'nın 51 ve 52 nci maddelerinde düzenlenmiştir.

TBK 51nci maddesine göre hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. Bu madde uyarınca hâkim, öncelikle zarar gören kişinin/kişilerin zararını tespit etmeli, zarar görenin kusuruna isabet eden kısmı bu miktardan çıkarmalı, bulunan tutardan koşulları varsa KTK'nın 87 nci maddesi gereğince hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle gerekli indirimleri yapmalı, son olarak da zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise TBK'nın 52 nci maddesine göre tazminatı indirebilecek veya kaldırabilecektir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 14/03/2012 tarih 2011/4-824 E., 2012/134 K.; Yine HGK 16/03/2016 Tarih 2014/1018 E., 2016/326 K.).

TBK'nın 51 ve 52 nci maddelerine göre nihai tazminatı belirlerken sırasıyla; trafik kazasının oluşumunda zarar görenin kusuru varsa bu oranda indirim yapılması, koşulları varsa TBK'nın 51 ve KTK'nın 87 nci maddeleri uyarınca hatır taşıması indirimi yapılmalı, zarar görenin olayın oluşumunda etkili olmamakla beraber zararın oluşumunda veya artmasındaki müterafik kusuru varsa bu sebeple indirim yapılmalı, en son olarak da sigorta şirketi tarafından davadan önce yapılan ödeme güncellenip mahsup edildikten sonra ödenecek tazminat miktarı belirlenmelidir.

Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir.

Somut olayda; davalılardan ... vekilince cevap dilekçesinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma aşamasında davalı ...'ın alınan ifadesinde, destek ... ile olay günü kahvehanede oyun oynadıktan sonra, kendisinin kullandığı araçla yola çıktıkları sırada kazanın meydana geldiğini beyan etmiştir. Desteğin davalı ...'ın kullandığı araçta yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ile arkadaş oldukları sabit olup desteğin taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalılar tarafından süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre talep edilen miktar üzerinden %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekir. Şu durumda, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre hesaplanan tazminattan yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda taleple bağlılık ilkesi uyarınca davacı ...'in ıslah dilekçesi ile talep ettiği miktar üzerinden tazminattan öncelikle hatır taşıması indirimi yapılarak nihai zarar ve ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesi, son olarak da davadan önce yapılan ödemenin güncellenen değeri tespit edilerek düşülmesi ve varılacak sonuca göre hüküm tesisi yoluna gidilmesi gerekirken, bu hususun gözetilmemiş olması doğru görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

A. Davalılar ..., ..., ...

ve ... vekillerinin davacılardan ..., ..., ... ve ...'a ilişkin temyizleri yönünden: Davalılar ... ve ... vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin davacılardan ..., ..., ..., ...'a yönelik temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,

B. Davalılar ...

ve ... vekili ile davalı ... ve ... vekilinin davacılardan ...'a ilişkin temyizi yönünden:

1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekilinin tüm, davalılar ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ... ve ...'a yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalı ... ve ...'a iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.06.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY

Borçlar kanunu haksız fiil tazminatını düzenlerken (TBK 49 ve devamı maddeleri) zararın ispatı ve belirlenmesinin (50 nci md.) nasıl olacağını açıklamış, tam olarak ispat edilememesi halinde hakimin bu zararı belirleyeceğini öngörmüştür. Zarar belirlenirken bir takım veriler kullanılacaktır. (Türüne göre zararın kapsamı- gelir -kusur- ödeme varsa vs.) Ayrıca haksız fiil sorumlusu tarafından ödemenin denkleştirici adalet gereği zarardan düşürülmesi gerekecektir. Bütün bu hesaplamalar (zararın belirlenmesi) HMK 266 ncı md. uyarınca genellikle bilirkişi marifetiyle olacaktır. Hakim önüne gelen zarardan somut olaya ve savunmaya göre (hatır taşıması) zararı artırıcı nedenler varsa (müterafik kusur) bununla ilgili bilgi ve belgeleri değerlendirip kendisi tazminatı belirleyecektir. 6098 sayılı TBK'nın 51 inci maddesi "tazminat ve belirlenmesi" 52 nci maddesi ise "tazminatın indirilmesi" ile ilgilidir. Bu maddelerin gerekçelerine bakıldığında bizzat hakimin değerlendireceği konulardır. Zararın belirlenmesi sırasında TBK'nın 51-52 maddeleri uygulanarak bilirkişiden rapor alırsak hakimin takdirinde olan hususlarda bilirkişi raporuna değer vermiş oluruz. Bu husus tazminat hukuku eserlerinde de (M. Reşit Karahasan) incelenmiş, zarar ile tazminat arasındaki fark şu biçimde açıklanmıştır. "Borçlar hukukunda zarar ve tazminat kavramlarının ayrı ayrı yeri ve sonuçları vardır. Zarar, malvarlığındaki eksilmeyi, tazminat ise sorumluluğun kapsamını tespit eder. Bu nedenle tazminat zarar miktarına eşit olabileceği gibi, ondan eksik de olabilir. BK 43-44 maddeleri ile getirilen düzenleme sorumlunun zararı ne ölçüde yükleneceğini belirlemek içindir. Bu nedenle davalı ödemesi de göz önünde tutularak zarar kesin olarak belirlendikten sonra BK 43-44 maddelerinin somut olay içinde tartışılması ve araştırılması gerekir. Şayet olay içinde belirtilen yasa hükümlerine uygun indirim sebeplerinin varlığı tespit edilirse tazminat, başka bir deyişle hükmedilecek miktar zarardan az olacaktır." 17. ve 4. H.D önceki içtihatları da bu yöndedir.

Somut olayda; İlk Derece Mahkemesi tarafından hatır taşımasına ilişkin indirim yapılmadan belirlenen tazminatların hüküm altına alındığı, davalı ... vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davalı yanın ödediği tutarın güncellenmiş bedelinin indirilmesinden sonra tazminattan % 20 hatır taşıması indirimi yapılması gerekeceği, ancak davacı yanın ıslah ettiği miktarlar dikkate alındığında indirimin sonuca etkili görülmediği gerekçesiyle, hatır indirimi yapılmadan belirlenen tazminatların hüküm altına alındığı görülmektedir.

Bölge Adliye Mahkemesinin tazminatta indirim sırasına ilişkin kabulü yerinde olduğundan, sayın çoğunluğun tazminattan önce hatır taşıması indirimi yapılıp, ardından belirlenecek tutar üzerinden ödemenin güncellenmiş tutarının düşülmesi yönündeki (2 numaralı bentteki) bozma görüşüne katılmıyorum. Ayrıca İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmayan davalı ...'ın temyizi nedeniyle adı geçen davalı yönünden de kararın bozulması, istinaf yasa yoluna başvurmayan taraf lehine olacak biçimde Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması mümkün olmayacağından, sayın çoğunluğun davalı ... lehine kararın bozulması yönündeki görüşüne de katılmıyorum.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.