Esas No
E. 2021/1994
Karar No
K. 2024/619
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1994

KARAR NO: 2024/619

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARI VEREN

MAHKEME: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 24/05/2021

DOSYA NUMARASI: 2020/56 Esas - 2021/412 Karar

DAVA: İstirdat
KARAR TARİHİ: 04/04/2024

İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ticari ilişkisi gereği müvekkiline ciro edilen yetkili ve hamili olduğu, ... Sanayi İnegöl Şubesi'ne ait ... numaralı, 31/12/2019 tarihli, keşide yeri İnegöl olan 30.000,00.-TL bedelli keşidecisi ... olan dava konusu çekin dava dışı diğer iki çek ile ... kargo ile gönderilen kargo şirketinin kuryesi tarafından taşındığı esnada kimliği belirsiz kişilerce çalındığını, hırsızlık fiilinin öğrenilmesinin ardından kargo şirketi tarafından konunun Bayrampaşa Polis Merkezi Amirliğine bildirildiğini ve gerekli adli soruşturmanın başlatıldığını, bununla birlikte müvekkillerine ait çekleri çalan ve bu durumu bilerek çekleri kullanmış olacak olan kişilerden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayet dilekçesi yazılarak şikayetçi olunduğunu, soruşturmanın devam ettiğini, yine hırsızlık fiilinin öğrenilmesinin ardından taraflarıyca dava konusu çeklere ilişkin iptal davası açıldığını, çekler üzerine Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/411 E. Sayılı dosyası ile ödeme yasağı konulması kararı verildiğini, detayları verilen çekin huzurdaki dava davalısı ... San. Tic. A.Ş. yetkilisi tarafından ... T.A.Ş şubesine ibraz edildiğini, bu durumun kolluk kuvvetlerine haber verildiğini, ilgili çekin bankaya ibrazından sonra çek hakkında ödemeden men kararı olduğu bilgisine sahip olan ... San. Tic. A.Ş. tarafından çeklere ilişkin İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...

E. Sayılı takip dosyası ile icra takibine başlandığını, bu davalının kötü niyetli olduğunun aşikar olduğunu, ihtiyati tedbir talebinde bulunduklarını, bu nedenlerle İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...

E. Sayılı dosyası ile derdest icra takibinin teminatsız olarak müvekkili ve diğer davalı borçlular yönünden durdurulmasına, mahkeme aksi kanaatte ise çek bedellerinin %15 'inden fazla olmamak üzere taminat ile icra takibinin durdurulmasına, dava konusu çekin müvekkiline iadesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... San. Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacının, çekin çalındığını ispat edemediğini, zira çekin kargo yolu ile gönderilmesinin basiretli tacirin yapması gereken bir davranış olmaması bir yana, çekin kargoya verildiğine ilişkin herhangi bir yazılı bir delilin de sunulmadığını, dolayısıyla kargoyla gönderilen şeylerin çek olup olmadığının dahi belli olmadığını, son derece soyut ve belirsiz ifadelerle "çeklerin kargoda kaybolduğu" şeklinde bir iddiayla savcılığa suç duyurusunda bulunulması ve soruşturma dosyasının açılmasının ise çeklerin çalındığını ispata yeterli olmadığını, bu bakımdan davacı yanın, çekin kargoya verildiğini ve dolasıyla hırsızlık olayında çalınan şeyin dava konusu çek olduğunu ispat edemediğinden davanın öncelikle bu yönden reddine karar verilmesi gerektiğini, çek ibraz edildiğinde çek hakkında ödemeden men kararı olduğunun anlaşılması çeki düzgün ciro silsilesi ile devralmış, yetkili ve meşru hamil durumundaki müvekkilinin icra takibi yapmasına engel teşkil etmediğini, dolayısıyla müvekkili davalı şirketin, dava konusu çekin TTK 790 ve 792.maddeleri gereğince yetkili, yasal ve meşru hamili olduğunu, çekin müvekkile düzgün ve kopuk olmayan bir ciro silsilesiyle geçtiğini, sonuç itibariyle müvekkil davalı şirket senedi takibe koymada kötü niyetli veya ağır kusurlu olmadığını, çünkü çekin, düzgün ciro silsileleri sonucunda son ciranta olarak kendisine geldiğini, dolayısıyla ciro yoluyla müvekkiline geçmiş olan çekteki ciro silsilesinde hiçbir kopukluk olmaması karşısında müvekkilinin davalı şirketin TTK m.790 ve 792 gereğince çekin meşru hamili olarak icra takibini başlattığının açık olduğunu, yine çek hakkında ödemeden men yasağı tedbirinin olmasının, kökleşmiş Yargıtay içtihatları gereği çeki elinde bulunduran yetkili hamilin icra takibi başlatmasına engel oluşturmayacağının da açıkça ortada olduğunu, hal böyleyken müvekkilinin çeki kötü niyetle iktisap ettiği ispat edilemediğinden istirdat talebinin reddine karar verilmesi talep etmiştir. Diğer davalılara Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve eklerinin tebliğ edildiği, davalıların davaya cevap vermedikleri, duruşmalara katılım sağlamadıkları anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 24/05/2021 tarih ve 2020/56 Esas - 2021/412 Karar sayılı kararı ile; " Davanın; çekin istirdatı talebine ilişkin olduğu görülmüştür. Dosya kapsamındaki dava dilekçesi ve ekleri, İstanbul ... İcra Müdürlüğü' nün ... E. sayılı takip dosyası, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Genel Soruşturma Bürosu 2019/124409 soruşturma sayılı dosyası, İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/114 E. Sayılı dosyası, bilirkişi raporu ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü' nün ... E. sayılı sayılı icra dosyasının incelenmesinde, ... San. Tic. A.Ş tarafından, ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi, ... Ticaret Limited Şirketi ve bazı davalılar aleyhine 33.275,55.-TL tutarındaki toplam alacak üzerinden icra takibi yapıldığı anlaşılmıştır. İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/114 E. sayılı dosyasının yapılan incelemesinde, ... San. Tic. Ltd. Şti. Tarafından İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/49 D. İş numarı ile verilen ihtiyati haciz kararının İİK m.266/1 gereğince teminat karşılığında ihtiyati haczin kaldırılmasına ilişkin dava açıldığı görülmüştür. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Genel Soruşturma Bürosu 2019/124409 soruşturma sayılı dosyanın mahkememiz dosyası içerisine gönderildiği görülmüştür. Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/411 E. sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden dosyamız içerisine alındığı anlaşılmıştır. Ankara 5. Asliye Ticart Mahkemesi kanalıyla yapılan bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda sonuç ve özetle; "Ticari Defterleri İncelemesi; İncelenen davalıya ait 2019 yılına ait ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdiklerinin yasal sürelerinde usulüne uygun tasdik edildiği tarafımdan görülmüştür. Davaya konu Çek ile ilgili Ticari Defter kayıtlarına ise aşağıdaki şekilde yansıdığı tespit edilmiştir.16.07.2019 tarihli kayıtta çek girişinde Vadenin 31/12/2019/.../... T.A.Ş./Sanayi 30.000,00 TL tutarlı Çekin diğer 3 adet çek ile birlikte ... İnşaat(İnegöl) alındığı açıklaması ile kayıtlara girdiği.16.07.2019 tarihli kayıtta çek çıkışlarında Vadenin 31/12/2019/.../... T.A.Ş./Sanayi 30.000,00 TL tutarlı Çekin ... LTD. ŞTİ. Açıklaması ile Ciro edilerek çıkışının yapıldığı, Aynı gün bu çekin ... kargo İvedik Şubesinden ... seri, ... Sıra no saat 19.21,10 da Kargoya verildiği sunulan belgede görülmüştür. Davacı şirket yetkilisinin 27/01/2021 tarihli beyanında ve ticari defter kayıtlarında çekte cirosu bulunan ... LTD. ŞTİ. İle davacı ile bir Ticari ilişkisine rastlanılmamıştır.."şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.

Bilirkişi raporu tüm taraflara ayrı ayrı tebliğ edilmiştir. Davalı ... San. Tic. A.Ş. vekili 15/02/2021 tarihli dilekçesiyle bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içeren dilekçesini dosyaya ibraz etmiştir.

Tüm dosya kapsamı ve toplanılan delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda;

Davacı taraf; davacı şirketin yetkili hamili olduğu çekin rızası dışında elinden çıktığını ileri sürerek haklı bir neden olmaksızın çeki elinde bulundurduğu iddia edilen davalılara karşı istirdat davası açmıştır.

TTK'nın 792. maddesine göre istirdat davasının çeki elinde bulundurana karşı açılması gerekir. 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinin; "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlendiği, ilgili maddede belirtildiği üzere istirdat talebiyle açılan işbu davada ispat yükü davacıda olup, davacının senedin rızası hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötü niyetli ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir. Çekin istirdadı talep edilmekle, davacının çek üzerinde meşru hakkını bilirkişi raporuna göre kanıtladığı ancak kanıtlamak zorunda olduğu diğer hususun ise hamilin çek iktisabında ağır kusurlu veya kötüniyetli olduğunu da kanıtlaması gerekmektedir.

Mahkememizce yapılan tüm yargılamalar neticesinde, taraf iddia ve savunmaları, takip dosyası, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya içeriğine göre, davaya konu çek ile ilgili davacı ticari defter kayıtlarına göre; çekte şeklen düzgün ciro silsilesi olduğu, çekte hamil dışında diğer davalıların cirolarının olduğu, istirdat talebinde bulunan davacı taraf sadece meşru hamil olduğunu değil aynı zamanda davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusuru bulunduğunu kanıtlaması gerektiği ancak, davalının çeki kötü niyetle iktisap ettiği ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğu usulüne uygun yasal delillerle kanıtlanamadığından hamil hakkındaki davanın ispatlanamadığından reddine, çekte ciroları bulunan davalılar ... Ticaret Limited Şirketi ve ... Ticaret Limited Şirketi yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçeleri ile; " 1-Davacının davasının çekte ciroları bulunan davalılar ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi yönünden HMK 114/1-d maddesindeki dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Davacının davasının diğer davalı ... Sanayi Ticaret A.Ş yönünden ESASTAN REDDİNE, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı ... Ends. Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 19.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin vermiş olduğu hükmün eksik inceleme sonucu verilmiş olup hukuka aykırı olduğu için istinaf talebinde bulunarak itiraz etme gerekliliği hasıl olduğunu, Usule ilişkin olarak; Yerel mahkemece, davanın; ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi bakımından pasif husumet yokluğu gerekçe gösterilerek reddedildiğini, ancak bu kararın hatalı olup ilgili tarafların dava sıfatına haiz olduğunu, davaya konu çekin çalınması ve sonrasında ciro edilmesi sürecinde bu şirketlerin ciranta olarak gözükmelerine rağmen, bu ilişkilerini açıklayabilecek herhangi bir meşru savunma yapmadıklarını, bu noktada basiretli bir tacir gibi hangi ticari ilişkiye dayanarak bu çekin kendi ellerine geçtiklerini delillendiremediklerini, dolayısıyla dava dilekçelerinde de belirttikleri gibi organize bir şekilde hareketi söz konusu olduğunu, bu noktada müvekkil şirketi zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli hareket ettiklerinin kuşkusuz olduğunu, UYAP Bilişim Siteminde bulunan entegrasyon kayıtları incelendiğinde de davalıların kusurlu ve kötü niyetli oldukları hususunun tespit olunacağını, bu sebeple yerel mahkemenin itiraza konu şirketlere dair yaptığı husumet yokluğu değerlendirmesinin yanlış olduğunu, yapılacak istinaf incelemesi neticesinde pasif husumet yokluğu nedeni ile verilen usulden ret kararının kaldırılması gerektiğini, Esasa ilişkin olarak; Yerel mahkemece, davanın, davalının çeki kötü niyetle iktisap ettiği ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunun ispatının sağlanmadığı gerekçesi ile esastan reddedildiğini, ancak bu karar bakımından doğru bir değerlendirme yapılamadığını, müvekkilin çek üzerinde meşru hak sahibi olduğu ve çekin yetkili hamili olduğu hususunun bilirkişi raporu ile ispatlanmış olduğunu, bilirkişi raporu ile yapılan ticari defter incelemesinde de müvekkil şirket ile davalılar arasında herhangi bir ticari ilişki söz konusu olmadığı hususunun görüleceğini, bu noktada davalı tarafların çekin kendi ellerine nasıl geçtiklerini açıklayamamış oldukları gibi cirantalar arasında bulunan herhangi bir ticari kayıt da sunulamadığını, dosyaya yansıyan delillerde de görülebileceği üzere davalı tarafın; bir çok kere hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralıp son hamil olarak farklı kişiler ve firmalar aleyhine icra takibi başlatıyor olmasının da dikkate değer bir durum olduğunu, yalnızca bu hususun dahi davalı tarafın basiretli bir tacir gibi davranmadığını ve herhangi bir ticari ilişkide bulunulmadan çekleri kötü niyetle iktisap ettiğini ispatlamakta olduğunu, davalı tarafın sistematikleşmiş şekilde sürekli olarak hırsızlık konusu edilmiş çeklere hamil olması ve icra takibi konusu etmesi durumunun hayatın olağan akışına aykırı bir durum olduğunu, böyle bir durumda davalı için TTK 792. maddesinin tatbikinin hakkın kötüye kullanılmasının hukuk düzenince korunması niteliği taşıyacağını ve davlının bu durumunun korunmasının genel hukuk ilkelerine aykırılık teşkil edeceğini, Davalıların organize bir şekilde hareket ederek müvekkili zarara uğratmak amacıyla hareket etmesi sebebiyle kötü niyetli olduklarının sabit olduğunu, nitekim yerel mahkemece davalılara ait UYAP Bilişim Sisteminde yapılan sorgu işlemi neticesinde dosyaya alınan entegrasyon kayıtlarında davalıların ve çeki ibraz edenin, çeki iktisaplarında ağır kusurlu ve kötü niyetli oldukları hususunun sübuta erdiğini, özellikle çeki ibraz eden ... San.

Tic. A.Ş.' nin ve yetkilisinin/ yetkililerinin hem hukuk mahkemelerinde kambiyo senetlerine ilişkin birçok dosyada davalı olduğu hem de birçok soruşturma/ kovuşturma dosyasında şüpheli/ sanık olarak yargılandığı hususlarının yapılacak sorgulama neticesinde görülmüş olduğunu, bu hususun mahkemece ihmal edilmiş olduğunu, bu dosyalar içerisinde çek ile ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, vergi usul kanununa muhalefet bulunmakla birlikte, ayrıca ilgili şahsın süresiz çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı da bulunmakta olduğunu, Bu doğrultuda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 2018/586 E. ve 2019/77 K. Sayılı kararında; " 6102 sayılı TTK'nın 792. Maddesinde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." hükmü düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca ispat yükü, çekin yetkili hamili olduğunu ve çekin rızası dışında elinden çıktığını ileri süren davacıya ait olup, davacının bu hususların yanı sıra ayrıca davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu ileri sürüp kanıtlaması gerekir. (...) Dosya kapsamı ve dosyaya yansıyan deliller üzerine UYAP'nda yapılan tespitler itibariyle, davalı taraf hakkında farklı hırsızlık suçlarına konu çok sayıda çeki elinde bulundurması nedeniyle başlatılan ceza soruşturmalarının ve ceza davasının henüz sonuçlanmadığı görülmüş ise de, davalının farklı çok sayıda olayda, hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralıp , bir çoğunu son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu ettiği sabittir. Bu durumda bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalının, keşidecileri ve lehtar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir." denilmiş olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi kararında da ifade edildiği gibi davalı şirketin çeki hırsızlık sonucunda kötü niyetli şekilde iktisap ettiğini ve bu hususun dosya kapsamında ispatlanmış olduğunu, bu bakımdan yerel mahkemece verilen kararın gerekçesinde iddia edildiği gibi davalı hamilin kötü niyetli olduğu hususunun ispat edilememiş olmadığını, aksine yerel mahkemece bu konuya ait değerlendirmenin yanlış yapıldığını, bu noktada kararın kaldırılması hususunun zaruri olduğunu beyanla; Açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenlerle; İstinaf taleplerinin kabulü ile İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/05/2021 tarih ve 2020/56 E. – 2021/412 Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, Davanın kabulü ile davalı şirketin çekleri kötü niyetle iktisap ettiğinin tespiti ile dava konusu çekin istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; yasal dayanağını TTK'nın 792/1 maddesinden alan çek istirdadı talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacı tarafından davalılar ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... İhracat ve Sanayi Ticaret A.Ş. aleyhine açılan davanın esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Davacı vekili, davacının dava konusu ... Sanayi İnegöl Şubesine ait keşidecisi ..., lehtarı ... İnşaat Ltd. Şti., keşide tarihi 31/12/2019 tarihi olan 30.000,00 TL bedelli ... numaralı çekin yetkili hamili olduğunu, dava konusu çekin davacı tarafından cirolandığını ve kargo ile taşındığı esnada çalındığını, davacının çekte kendisinden sonra cirosu gözüken kişi ile herhangi bir ticari ilişki olmadığını, davalılar arasında da ticari ilişki bulunmadığının düşünüldüğü, davalılar hakkında kambiyo senetlerine ilişkin birçok hukuk ve ceza soruşturma ve kovuşturma dosyası bulunduğunu, davalıların çeki kötü niyetle ve ağır kusur ile iktisap ettiklerini, dava konusu çekin istirdadına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sanayi Ticaret A.Ş vekili, davacının iş bu davada aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davacı tarafından dava konusu çekin çalındığının ispat edilemediğini, davalının dava konusu çeki düzgün ciro silsilesi ile iktisap ettiğinden iyi niyetli meşru hamili olduğunu, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava konusu ... Sanayi İnegöl Şubesine ait keşidecisi ..., lehtarı ... Ltd. Şti., keşide tarihi 31/12/2019 tarihi olan 30.000,00 TL bedelli ... numaralı çekin ilk cirantası ... İnşaat Ltd. Şti., sonraki cirantalar sırasıyla davacı, davalılar ... Ticaret Limited Şirketi, ... Ticaret Limited Şirketi ve ... Sanayi Ticaret A.Ş. olup, çekin bankaya ibrazında hesap bakiyesinin "0" olduğu, çek hakkında Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/10/2019 tarih ve 2019/411 esas sayılı kararı gereğince ödemeden men ihtiyati tedbiri konulduğundan ödeme yapılmadığı şerhi konulmuştur. Davalı ... Sanayi Ticaret A.Ş. tarafından dava konusu çek İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile icra takibine konulmuştur. Dava konusu çekteki ciro silsilesi bu haliyle düzgündür. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/124409 soruşturma sayılı dosyasında davacı tarafından dava konu çekin çalınması sebebiyle şikayette bulunulması üzerine soruşturmaya başlandığı, soruşturmanın akıbetine ilişkin yazılan müzekkereye verilen cevapta soruşturmanın devam ettiğinin bildirildiği, inceleme izni talep edilmek suretiyle uyap üzerinden incelenen soruşturma dosyasındaki soruşturmanın halen devam ettiği görülmüştür. 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' Hükmü düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca ispat yükü, çekin yetkili hamili olduğunu ve çekin rızası hilafına elinden çıktığını ileri süren davacıya ait olup, davacının bu hususların yanı sıra ayrıca davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Ceza davası açılması halinde, gerek öğretide ve gerekse Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusu ile hukuk hakiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10.1.975 gün ve E:1971/T-406, K:1975/1; HGK'nun 23.1.1985 gün ve E:1983/10-372, K:1985/21; HGK'nun 27.04.2011 gün ve E:2011/17-50, K:2011/231 sayılı ilamları). Davalının çeki kötüniyetle iktisap edip etmediği veya iktisapta ağır kusurlu bulunup bulunmadığı hususlarının ispatı yönünden davalılar hakkındaki uyapta görünen çok sayıda soruşturma ve kovuşturma dosyası ve benzer nitelikteki hukuk dava dosyaları gözetildiğinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/124409 soruşturma sayılı dosyasının sonucunun iş bu dosyanın esasını ve sonucunu etkileyeceği ve bu sebeple Mahkemece soruşturma dosyasının, soruşturmanın kovuşturma aşamasına taşınması halinde ceza mahkemesi dosyasının ve kesinleşmesinin beklenmesi ve oluşacak sonuca göre tüm deliller değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken bu husus dikkate alınmaksızın karar verilmesi isabetli olmamış, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenle, davacının istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, davacının sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/05/2021 tarih ve 2020/56 Esas - 2021/412 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 3-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 4-Artan gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 04/04/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.